Bitcoin Amerikan Dolarını tehdit mi ediyor?

30 Temmuz 2016
1560 Görüntüleme

Yüz yıldan kısa bir sürede Amerikan doları satın alma gücünü yüzde 97 kaybederken Bitcoin küresel para birimi olmaya doğru hızla ilerliyor.

1933 yılına kadar Amerika Birleşik Devletleri vatandaşları ceplerinde altın ve gümüş paralar taşıyordu. Eğer basılı bir dolar ile işlem yapmanız gerekiyorsa bunu ancak bankalarda gerçekleştirebiliyordunuz. 1933 yılında ABD hükümeti bir karar aldı ve altın veya gümüş sikkeler yerine tüm ülke genelinde kağıt dolar kullanımına geçti. Bu geçiş esnasında bir Amerikan dolarının karşılığı 1/35 ounce yani yaklaşık 810 miligram altına bedel olarak belirlendi.

1960 yılına kadar ABD bastığı her doların karşılığını merkez bankasında altın olarak bulunduruyordu. Ancak 1960 yılından itibaren bu imkânsız hale geldi zira ABD tüm dünyaya gereğinden fazla karşılıksız dolar satmaya başlamıştı. 1971 yılında doların altın karşılığı kavramından tümüyle vazgeçildi. O andan itibaren dolar satın alma gücünü her geçen zaman diliminde daha fazla kaybetti.

USD-1787-log

Yukarıdaki grafikten de görebileceğiniz gibi bu gün bir dolar ile sadece 25 miligram altın satın alabiliyorsunuz. Yani dolar 1933 yılından bu yana yaklaşık yüzde 97 değer kaybetti. Bu noktada ABD’nin para politikalarının detaylarına hiç girmeyeceğiz.

Diğer taraftan 2009 yılında ortaya çıkan Bitcoin sanal para birimi 2013 yılına kadar gelişim süreci içinde yavaş yavaş değeri yükseldi. 2013 yılında Blockchain teknolojisi ve Bitcoin’in yapısı medyaya yansıyıp Çin ve Rus girişimciler Bitcoin madenciliği için devasa veri merkezleri kurunca bir anda bir Bitcoin 1.000 dolar seviyesine yakın değer karşılığına ulaştı.

Aradan geçen zamanla birlikte şu anda bir Bitcoin yaklaşık 650 dolar civarında seyrediyor.

coindesk-bpi-chart

Özel güncelleme: Bu makaleyi yayınladıktan sonra Bitcoin açısından iki önemli gelişme oldu. Bunlardan ilki Bitcoin Madencileri ile Bitcoin geliştirme ekibi arasında gerçekleşen ve içeriği açıklanmayan gizemli bir toplantı yapıldı. Hemen akabinde kripto para borsası Bitfinex Hacklenerek yaklaşık 70 milyon dolar değerinde Bitcoin çalındı.

Bu gelişmeler sonrasında Bitcoin hızla değer kaybederek 518 dolar dip noktasını gördü ve sonrasıda tekrardan 550 doların üstüne tırmandı. Açıkçası yaşanan her iki olayın da Bitcoin’in saygınlığına zarar verdiği ortada. Bu olaylar bir komplo teorisini akıllara getirmiyor dersek yalan olur. Ancak şimdilik bunun için yeterli kanıt olmadıklarını da buraya not düşmek lazım.

İkinci Güncelleme: Bu yazı 10 Ağustos 2016’da yazılmıştı. Takip eden yılın sonlarına doğru Bitcoin 20 bin dolarlar seviyesine kadar çıkıp sonra tekrar bu güncellemenin yapıldığı 2 Ekim 2018 tarihine dek 6 bin dolr seviyesine kadar düştü.

Peki, Bitcoin nasıl üretiliyor?

Bitcoin üretmek için öncelikle belirli bir formata sahip özel bir hash (dijital imza) değerini bulmak gerekiyor. Şu anda dünyada Çinliler ve Ruslar başta olmak üzere binlerce kişi bu özel değeri üretmek için basit masa üstü bilgisayarlardan karmaşık veri merkezlerine kadar bilgisayar sistemleri kullanıyorlar. Bu özel değeri bulan kişi veya organizasyon, bu değer ile yeni bir Bitcoin bloğunu yazma hakkını elde ediyor.

Öte yandan Bitcoin sistemi tasarlanırken enflasyonun önüne geçilebilmesi için sisteme her saat yaklaşık 6 blok girebilecek şekilde kurgulandı. Her bir blok belli bir miktar Bitcoin’e karşılık geliyor. Sistem ilk kurulduğunda bu değer blok başına 50 Bitcoin olacak şekilde belirlendi. Ancak her dört yılda bir bu değer, yani blok başına üretilebilecek Bitcoin sayısı, yarılanacak şekilde bir kural işletiliyor. Geçtiğimiz haftalarda bu kural ikinci kez çalıştı ve bir blok başına üretilebilecek Bitcoin miktarı 25’ten 12,5 Bitcoine geriledi.

Bu yaklaşım ile üretilebilecek Bitcoin miktarı sınırlandırılmış durumda. Sisteme 21 milyon Bitcoin girdiği anda artık yeni Bitcoin üretilmeyecek. Bu konunun detaylarını ilgili wiki sayfasında görebilirsiniz.

Şimdi soru şu; Sınırlı sayıda üretilebileceği belli, değeri kendi yapısı içinde dengeye oturacak, herhangi bir ülkenin tekelinde ve merkezi bir sisteme bağlı olmayan, küresel ölçekte kabul görmüş bir para birimi yüz yıldan kısa süre içinde satın alma değerini yüzde 97 kaybetmiş küresel para birimi kabul edilen Amerikan dolarının yerine geçebilir mi?

Belki de bu sorunun cevabını finans veya teknoloji uzmanları yerine uluslararası ilişkiler, siyaset ve politikacılara sormak daha doğru olabilir.

Bu yazı ile birlikte okumanızı önerdiğimiz diğer FinTech Istanbul haberlerimiz;

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Kuveyt Türk’ün BOA Bankacılık Platformu 20 ülkede kullanılacak
Haber
11 görüntüleme
Haber
11 görüntüleme

Kuveyt Türk’ün BOA Bankacılık Platformu 20 ülkede kullanılacak

yazar05 - 10 Aralık 2018

Türkiye’nin iki Ar-Ge merkezine sahip tek bankası olan Kuveyt Türk’ün kurduğu Architecht teknoloji şirketi, yalnızca üç yılda ülkemizin büyük bir…

FinTech İstanbul – E-Posta Bülteni – 10 Aralık 2018
Newsletter
10 görüntüleme
Newsletter
10 görüntüleme

FinTech İstanbul – E-Posta Bülteni – 10 Aralık 2018

Ahmet Usta - 10 Aralık 2018

FinTech Ekosisteminden Öne Çıkan Başlıklar Geçen haftanın öne çıkan FinTech içerikleri ile karşınızdayız. FinTech 101 Programı 6. Dönemi Tamamlandı Katılımcılar…

Rapor: İsviçre FinTech sektörü hızlı büyüyor
Blockchain
11 görüntüleme
Blockchain
11 görüntüleme

Rapor: İsviçre FinTech sektörü hızlı büyüyor

Melih Çelik - 7 Aralık 2018

Yeni hazırlanan bir rapora göre İsviçre, FinTech dünyasında Almanya, Fransa ve İspanya’yı geride bıraktı. Lozan Üniversitesi, HEC Lozan ve Startupticker’ın…