FinTech Soru ve Cevap: Yalçın Sezen – Türkiye İş Bankası

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Sezen’e FinTech ekosistemi ile alakalı sorularımızı yönelttik.

Bir bankacı gözüyle FinTech denildiğinde ilk düşünceniz ve tepkileriniz neler oluyor?

FinTech en genel tanımıyla; finansal hizmetlerin daha iyi, daha hızlı ve daha kolay verilmesi amacıyla finans ve teknolojinin bir araya gelmesidir. FinTech, günümüzde yeni girişimlerin, teknoloji şirketlerinin ve finans kuruluşlarının yer aldığı bir ekosistemi ifade ediyor. Bu kapsamda Fintech, bankacılık sektörünün önemle üzerinde durduğu konuların başında geliyor. Bu kapsamda, Fintech deyince teknolojiyi çok iyi kullanarak, müşteri memnuniyetini en ön planda tutan ve buna göre finansal alanda hizmetlerini kurgulayan girişim ve firmalar akla geliyor. ABD ve Avrupa’da hızla gelişen bir girişimcilik dikeyi olduğunu görüyoruz. Çok ciddi yatırımlar yapılıyor ve müşteri kitlelerini her geçen gün artırıyorlar. Regülasyonların bu gelişimi destekleyecek zemini sunduğunu ve bankaların müşteri gözündeki eksikliklerinin bu dikeyin büyümesi için potansiyel yarattığını görüyoruz.

Türkiye finansal çözümler özellikle kredi kartları ve mobil bankacılık servisleri açısından dünyanın lider ülkelerinden birisi. Bu açıdan ele aldığımızda FinTech bankacılık yapımızın “popüler adı konulmamış” bir parçası olarak değerlendirelebilir. Bu düşünceye katılıyor musunuz? İş Bankası adına mutlaka bankacılık teknolojileri alanında paylaşmak isteyebileceğiniz başarılara imza attığınızı düşünüyorum. Bu kapsamda değerlendirebileceğimiz bir örnek verebilir misiniz?

Türkiye’deki bu durum, Fintech’in etkisinin ABD ve Avrupa’ya kıyasla ülkemizde şimdilik daha düşük seviyede gitmesinin nedenlerinden de biri. Bankacılık sektörümüz teknolojiye çok büyük yatırımlar yapıyor ve uluslararası platformlarda yapılan değerlendirmeler, takdirler de bunun meyvesi oluyor.

Türkiye’nin ilk internet şubesini ve ardından mobil bankacılık uygulamasını müşterilerine sunmuş banka olarak her gün daha iyi ve yenilikçi hizmetleri müşterilerimize sunabilmek adına çalışıyoruz. Müşterilerimizin bankamıza ilişkin deneyimlerinin hız ve kolaylık anlamında da ihtiyaç ve beklentilerini karşılayacak düzeyde iyileştirilmesi temel odağımızdır. Geçen sene hayata geçirdiğimiz “Anında Kredi” bu çalışmalarımızın bir sonucu. Anında Kredi uygulaması ile müşterilerimizin bayram, hafta sonları ve resmi tatil günleri de dâhil olmak üzere şubeye gitmeden, gelir belgesi ibraz etmeden 7 gün 24 saat 15.000 TL’ye kadar olan ihtiyaç kredisi başvurularını İşCep üzerinden anında değerlendiriyor, onay halinde kredi tutarını anında hesaplarına yatırıyoruz.

i%cc%87s%cc%a7cepmatikGurur duyduğumuz bir başka örnek ise “İşCepMatik” adını verdiğimiz, üzerinde herhangi bir kart okuyucu veya şifre girişi için tuş takımı bulunmayan, cep telefonları ile beacon veya QR kod teknolojilerini kullanarak bağlantı kurabilen ve Türkiye’de bir ilk olan yeni nesil dijital Bankamatik cihazlarımız. Sadece mobil bankacılık uygulamamız İşCep aracılığıyla para çekmeyi ve yatırmayı sağlayan bu cihaz ile müşterilerimizin para çekme işlemini kartsız ve şifre tuşlamadan kısa süre içinde tamamlamasına olanak sağlıyoruz. Türkiye’de bir ilk olan yeni nesil dijital Bankamatik cihazlarını da yine yerli bir girişimle beraber ürettik ve yaygınlaştırma çalışmalarını hızlandırıyoruz.

API işlevselliğini kullanarak geçen sene Mars Cinema Group işbirliği ile hayata geçirdiğimiz Parakod Cinemaximum entegrasyonu da uçtan uca tasarlanmış bir müşteri deneyimi ile müşterilerimizin günlük hayatında yanında olma adına yarattığımız ekosistem bakış açısının başarılı bir örneğidir. Parakod kullanıcıları artık sinema gişesine hiç uğramadan uygulama içerisinden koltuklarını seçip sinema biletlerini alıp filmin oynadığı salona cep telefonlarındaki barkodu okutarak giriş yapabiliyor. Uygulamanın yine Türkiye’de bir ilk olan diğer özelliği ise, akıllı telefonlardan film afişinin okutularak gişe sırası beklemeden bilet alınmasını sağlaması.

150’ye yakın işlem sayısı ve 3 milyondan fazla aktif kullanıcısıyla Türkiye’nin önde gelen mobil bankacılık uygulaması olan İşCep bundan tam 9 yıl önce 2007 yılında Pozitron işbirliği ile geliştirilmişti. Pozitron (şimdiki adıyla Monitise) o dönem ülkemizin ilk FinTech girişimlerinden biriydi. İşCep’in yıllar içindeki büyümesiyle birlikte Pozitron firmasının da büyümesine, bir startup’tan kurumsal bir yapıya dönüşme sürecine yakından tanık olduk. Bu anlamda ülkemizdeki FinTech girişimlerini ciddi anlamda destekleyen ilk finansal kuruluşlardan biri olduğumuzu da rahatlıkla söyleyebiliriz.

iscep_gorsel

FinTech Girişimlerinin geleneksel bankacılık ve finans sektörü üzerinde yıkıcı, tamamlayıcı veya bütünüyle sahiplenilen farklı etkileri olacağına dair bir birinden çok farklı düşünceler var. Siz bu açıdan FinTech’in geleceğini ve geleneksel bankacılık/finans ekosisteminin bu gelecekteki rolünün nasıl olmasını bekliyorsunuz?

FinTech girişimlerinin, İngiltere başta olmak üzere Avrupa ve ABD’de ulaştıkları boyut ile neden oldukları düzen değiştirici etki yadsınamaz. Bir yandan da bu girişimlerle yapılan iş birlikleri ve sonucunda yaratılan yeni değer önerileri gerçeğini unutmamak gerekiyor. Biz de Fintech girişimlerini potansiyel iş ortağı olarak tanımlıyoruz. Büyük bir müşteri kitlesiyle uzun seneler sonucunda kurulan güven ilişkisi, hukuki uyum açısından sağlayabileceklerimiz, temas noktalarımız, bankacılık bilgi ve birikimimiz yapılacak iş birliklerinde büyük önem arz ediyor. Dolayısıyla karşılıklı bir tamamlayıcı rolün olduğuna ve gelecekte bu ilişkilerin daha fazla kurulacağına inanıyoruz.

Genel olarak FinTech başlığı ve geleneksel yapılara etkisi üzerine eklemek istediğiniz başka noktalar var mı?

İş Bankası olarak Fintech girişimlerini göz önünde bulundurarak planlamalar yapıyoruz. İş birlikleri kurarak yeni değer önerileri yaratmak için çalışıyoruz.

FinTech işbirliklerinin tasarlanması aşamasında ise, müşterilerimizin yaşam döngüsü ve dijital ayak izi araştırmaları ile ‘hackathon’ gibi inovatif düşünce yapısının geliştirilmesine yönelik çalışmaları süreçlerimize dahil ediyoruz. Bunun yanı sıra teknoloji iştirakimiz SoftTech, finansal teknolojilerdeki en büyük güçlerimizden biri. SoftTech’in bünyesinde kurulan “Softtech Garage” Fintech alanında önemli çalışmalar yürütmektedir. SoftTech’e bağlı olan Silikon Vadisi’ndeki iştirakımız MaxiTech aracılığı ile de dünyadaki gelişmeleri odağımızda tutabilme şansına sahip oluyoruz.

Öte yandan, İstanbul’un bu alanda dünyanın önde gelen FinTech merkezlerinden biri olması ve bunun başarılabilmesi için gereken bütün oyuncuları bir araya getiren ekosistemin oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle de yerli girişimcinin başlangıç noktasından en tepe noktaya varma sürecinde yol arkadaşı olmak ve yeni başarı hikâyeleri yaratmak hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Ümidimiz daha fazla Fintech girişimcisinin çıkması ve Türkiye’nin güçlü bankacılık sektörünün de desteğiyle bu alanda önde gelen ülkelerden birisi olmasıdır.