Röportaj: Emre Tekişalp, Blokzinciri ve Kriptopara Uzmanı

10 Ekim 2017
1336 Görüntüleme

Dünyanın en büyük kripto para şirketlerinden birisi olan Coinbase’de önemli ve stratejik bir göreve sahip olan, Blokzinciri (Blockchain) ve kripto para uzmanı Emre Tekişalp ile uzmanlık alanı, Blokzinciri teknolojisine yönelik değerlendirmeleri ve önerilerini konuştuk.

Kendiniz ve çalıştığınız alanlar hakkında bilgi verir misiniz?

San Francisco, ABD merkezli Coinbase’in iş geliştirme ekibinde yer alıyorum. Şirketin yerli ve uluslararası iş ortaklıklarından sorumlu olduğum bu rolde ana görevim kripto para teknolojisinin kullanım alanlarını geliştirmek üzere teknoloji ve finans şirketleriyle geliştirdiğimiz projeler.

Coinbase, 10 milyondan fazla kullanıcısı ile kripto para alanının önde gelen şirketlerinden biri. 2012 yılında kurulduğumuzdan beri, Bitcoin gibi kripto paraların kullanımını kolay ve güvenilir kılmak üzerine çalışıyoruz. Bu amaçta şu an aktif üç adet ürünümüz var: kripto paraların tüketiciler tarafından alım satımını kolaylaştıran yatırım platformumuz Coinbase; aktif alım ve satım işlemi yapan birey ve kurumların kullandığı borsa platformumuz GDAX; ve geçtiğimiz haftalarda çıkardığımız küresel mesajlaşma ve mobil cüzdan uygulamamız Toshi.

Benim Bitcoin ve kripto paralar ile ilgilenmem geleneksel ödeme sistemleri üzerine çalıştığım bir önceki isim sırasında başladı. Intel’in Silikon Vadisi ofisinde Ürün Yöneticisi olarak geçirdiğim 2 yılda giyilebilir teknolojiler üzerinde çalışacak temassız ödeme sistemleri geliştiriyorduk. Mevcut sistemlerin engellerini gördüğüm bu tecrübe Bitcoin ve benzeri şekilde internete entegre olmuş değer sistemlerinin ne kadar önemli olduğunu anlamama çok yardımcı oldu.

Toplamda 4 yılı aşkın bir süredir ABD’de yaşamaktayım. Çalışma hayatımın ilk senelerini Intel’in İstanbul ofisinde geçirmiştim. Lisans eğitimimi Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamladım ve MBA diplomamı Columbia Üniversitesi’nden aldım.

Sizin bulunduğunuz konum ve uzmanlığınızın bakış açısıyla Blokzinciri teknolojisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Şu anda yaygın olarak kripto para birimleri için kullanıldığını görüyoruz bu durum gelecek günlerde farklı uygulamalar ile de karşımıza çıkacak mı?

Blokzinciri teknolojisi internetin kendisi kadar temel ve devrimsel bir teknoloji. Bir adım geri gidip İnternetin hayatımızda yarattığı değişimi düşünürsek aslında temelinde çok basit bir kavram yatıyor: bilginin çok daha ucuz ve etkin bir şekilde taşınabilmesi. Blokzinciri ise internetin bilgi için yaptığını para ve değeri olan her türlü kaynak için yapmakta: değer birimlerini çok daha ucuz ve etkin bir şekilde taşıyabileceğiz.

Kripto paralar bunun ilk ve en temel yansıması. Bugüne kadar sanal veya elektronik paralardan hep konuşuldu ama aslında bunların hepsi alıştığımız “fiat” paranın kaydının, merkezi otoriteye sahip kurumlar tarafından bir bilgisayarda tutulmasından ibaret. Kripto para sayesinde ise sadece paranın fiziksel paraya dayanma zorunluluğu ortadan kalkmış olmuyor. Aynı zamanda parayı “basan” bir kurum olma zorunluluğu da yok oluyor. Bu bağlamda Blokzinciri sadece teknolojik ve ekonomik etkileri değil, politik yansımaları da çok önemli.

Blokzinciri‘nin gelecekte yaygın olacak diğer kullanım alanlarını öngörmek gerçekten güç.

Biraz kaçamak bir cevap olmuş oluyor ama 1995 yılında internetin kullanım alanlarını tahmin etmek gibi. Bununla beraber ben düşünce sistemimi iki temele dayandırıyorum. İlki, nasıl artık kapalı internet ağlarından (intranet) çok az söz ediyorsak, Blokzinciri’nde de gerçek yenilikçilik ve gelişimin herkese açık Blokzinciri platformlarında olacağı yönünde. Yani özellikle bazı bankaların ve finans kurumlarının kendi içlerinde geliştirdikleri kapalı Blokzinciri projeleri uzun vadede sınırlı etkiye sahip olacaklar.

İkinci olarak da kripto paralar sayesinde tüm bilgisayar ağlarının pazaryerlerine dönüşmesi. Silikon Vadisi’nin önde gelen düşünürlerinden Naval Ravikant’ın bu konuda gerçekten çok ufuk açıcı bir tweet serisi var. Onun da orada dediği gibi ileride tüm sanal ve fiziksel kaynakların bu pazar yerlerinde ticaretinin yapılacağını  düşünüyorum.

Kripto para birimlerinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce mevcut durum gelip geçici mi? Yoksa istikrarlı bir şekilde gelişerek genel kabul görmüş bir finansal araca dönüşecekler mi?

Şu an 1.000 adetten fazla kripto para var. Bunların çoğunun 2-3 yıl sonra ortalıkta olmayacağını düşünüyorum. Fakat 20-30 tanesi gerçekten çok önemli teknolojik ve ekonomik projeler. Yani şu an bir balon olduğuna katılmakla beraber blokzinciri teknolojisini potansiyeline eriştirecek ürün ve servislerin bu günlerde geliştirildiğini düşünüyorum.

Kripto paraları tek bir kategoride değerlendirmek de aslında çok doğru değil. En temelde üç farklı kripto para çeşidi oluşmuş durumda: para birimi olarak kullanılanlar, servislere erişim sağlamak için kullanılan jetonlar (Token modeli), ve hisse senedi gibi davranış gösterenler.

Bitcoin örneğin para birimi olarak kullanım görmekte. Son aylarda yaratılan çoğu kripto para ise hisse senedi olmaya daha yakın. Yani bu tip kripto paraların sahibi olanların esas beklentisi ileride bir değer artışı veya gelir elde etmek. Bu tip bir kullanım alanının genel anlamda şirketleşme sürecine dair ciddi etkileri olsa da, en azından şu aralar ortalıkta olanların çoğu genel belirsizlik ve balon etkisinden faydalanmaya çalışan projeler. Bu sayede hızlı ve haksız bir şekilde yatırım çekmekteler. Hatta bunu yapma şekilleri çoğu ülkelerde yasal değil.

Ben esas önemli projelerin para birimi ve jeton (Token) kullanımı alanında geliştiğini düşünüyorum. Önceden bahsettiğimiz pazaryeri dönüşümünü sağlayan teknolojiler bunlar. O sebeple de şu anki balonun ötesinde kullanıma sahip olacaklar.

Merkezi Türkiye dışında olan bir firmada çalışıyorsunuz? Yurt dışında FinTech ekosistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Her ülkenin FinTech ekosistemi o ülkedeki mevzuatın ve bankacılık ve finans altyapısının gelişmişliğine göre farklılık gösteriyor. Örneğin Avrupa’da altyapı göreceli olarak iyi gelişmiş. Mevzuat ise bireysel hakların korunması önceliğinden ötürü şirketler için daha kısıtlayıcı. Bu sebeple FinTech şirketlerinin büyümesi daha sınırlı ölçüde. Bu ilk başta mantığa aykırı gelse de FinTech şirketlerinin sundukları servis ve ürünleri incelersek mantıklı bir hal alıyor.

Başarılı şirket veya servislerin çoğunun iş modelleri bankaların verdiği servisleri daha iyi vermek üzerine. Avrupa’da bankalar yeterli derecede iyi hizmet verebildiklerinden yeni girişimlerin doldurabileceği boşluk daha sınırlı miktarda. Tersi ise hem gelişmekte olan ülkelerde, hem de ABD gibi finans altyapısı geri kalmış ülkelerde geçerli. Afrika’da örneğin yıllardır bir MPesa furyası mevcut. Bankalar para alıp gönderme hizmetini yeterli derecede veremediklerinden mobil operatörler bu boşluğu doldurdular. ABD’de ise bankalar şaşırtıcı bir şekilde hantal gelişim göstermekteler. Bu sebeple ABD’de FinTech gelişimi belki de en agresif şekilde ilerlemekte.

Bir önceki sorumuzun paralelinde Türkiye’deki ekosistemi ve fırsatları nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’nin bazı fırsatları yakalaması için atması gereken adımlar var mı? Sizce hangi adımlar atılırsa nasıl fırsatlar yakalanabilir?

Türkiye bu minvalde enteresan bir noktada. Ülkemizde bankacılık ve finans altyapısı aslında gayet iyi gelişim göstermiş. Bununla beraber tabi ki gelişmekte olan bir ülke olarak hem pazar dinamiklerimiz hem de nüfusumuzun ihtiyaçları gelişmiş ülkelerden çok farklı. Mevzuat ise farklı açılardan incelenebilir. Çeşitli kanunlar tüketiciler için zorluklara yol açsa da yerel şirketlere fırsatlar yaratabiliyor. Bunun bir örneğini PayPal’ın Türkiye’den çıkmasında gördük.

Bu etkenleri düşündüğümüzde aslında verilecek tavsiye her yeni teknoloji girişimine olanla aynı: Öncelikle pazarın ihtiyaçlarının iyi irdelenmesi lazım. Teknoloji burada amaç değil araç. Bu bağlamda başarılı olacak strateji Avrupa veya Amerika’daki teknolojiyi kopyalamak değil, kendi insanımızın ihtiyaçlarına cevap verecek teknolojiyi geliştirmekte.

İkinci olarak da pazar büyüklüğü çok önemli. Şirketlerin hızlı büyüyebilmesi için büyük pazarlara yönelik ürün geliştirebilmeleri lazım. Türkiye büyük olmakla beraber Orta Doğu ve Doğu Avrupa’daki pazarlara açılabilmek hızlı büyümede önemli bir katalizör görevi görebiliyor.

Genel olarak yükselen blokzinciri ve kripto para piyasaları trendi ile birlikte gelecek dönemde sizce bankalar, finansal kurumlar ve FinTech şirketleri için ne gibi fırsatlar ve tehditler, zorluklar söz konusu olacak? Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Blokzinciri teknolojisi henüz yolun çok başında. O yüzden mevcut şirketlerin hızlı bir şekilde blokzinciri ekipleri kurup ürün geliştirmeye çalışmaları şu aşamada doğru değil. Zaten geliştirseler bile elde edecekleri sonuçlar hayal kırıklığı yaratacaktır. Fakat özellikle yöneticilerin teknolojiyi yakından takip edip gerçekten anlamak için düzenli bir şekilde zaman ayırmalarını tavsiye ederim.

Alanda aktif olmak isteyen girişimciler içinse şu an gerçekten en heyecanlı zaman. Blokzinciri projelerine ciddi bir beyin gücü hücum etmiş durumda ve çok enteresan girişimler oluşturulmakta. Belki de bu alanın en güzel yanı, teknolojinin felsefesine sadık kalan bir şekilde topluluğun da merkezsiz bir şekilde oluşması. Yani klasik girişim modelinde olduğu gibi yenilikçilik ve yatırımın ezici çoğunluğu Silikon Vadisi ve benzeri merkezlerde olmuyor. Hatta şu an ABD’nin teknoloji sektöründeki önde gelen yatırımcı ve yöneticileri bu alanda liderlik sağlayamamaktan endişeleniyorlar. Türk girişimcilerin ve şirketlerin bu tür gelişmeleri yakından takip edip avantajlarını değerlendirmelerini öneririm.

Blokzinciri dünyasını merak eden, bu dünyaya adım atmak isteyen şirketler nereden ise başlamalılar? Neler tavsiye edebilirsiniz?

Şirketimizin başkan yardımcılarından Dan Romero’nun topladığı güzel bir yazı dizisi var. Hem temel hem de detaylı konularda çok değerli makalelere buradan ulaşılabilir.

Ek olarak ben çoğu gelişmeyi Twitter’dan takip ediyorum. Tavsiye edeceğim bazı hesaplar: Naval Ravikant (@naval), Brian Armstrong (@brian_armstrong), Fred Ehrsam (@FEhrsam), Fred Wilson, Chris Burniske (@cburniske).

Ek olarak Andreessen Horowitz’in podcast kanalında da çok faydalı bir kaç podcast bulunmakta.

Emre Tekişalp’ı Twitter hesabından takip edebilirsiniz.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Akbank “Akıllı İnteraktif Programatik TV” ile bir ilke imza attı
Bankacılık
48 görüntüleme
Bankacılık
48 görüntüleme

Akbank “Akıllı İnteraktif Programatik TV” ile bir ilke imza attı

Yazar 03 - 18 Kasım 2017

Akbank tarafından tamamlanan bu projeyle müşteriler televizyonlarından kredi notlarını öğrenebilmesinin yanında kredi başvurusu da yapabilecek. Akbank Direkt Bankacılıktan Sorumlu Genel…

Kripto Paralar, Bitcoin ve Blockchain
Bitcoin
200 görüntüleme
Bitcoin
200 görüntüleme

Kripto Paralar, Bitcoin ve Blockchain

Yazar 03 - 18 Kasım 2017

Kadir Has Üniversitesinde öğretim görevlisi ve NTV'de ekonomi danışmanlığı ve yorumculuk görevlerini sürdüren deneyimli hocalamız Mahfi Eğilmez, internet sitesinde kripto…

Chris Skinner finans sektörü dinamiklerini anlattı
Haber
156 görüntüleme
Haber
156 görüntüleme

Chris Skinner finans sektörü dinamiklerini anlattı

Yazar 03 - 17 Kasım 2017

Wall Street Journal Financial News tarafından finans teknolojileri alanında en güçlü kişileri arasında yer alan  Chris Skinner, Türkiye Sermaye Piyasaları…

Bir Yorum Yazın