Röportaj: Barış Yüceses, Moneymo kurucu ortağı

9 Mayıs 2018
1087 Görüntüleme

Moneymo yenilikçi iş modeli ile FinTech gündeminde adını duyuracak bir girişim olabilir. Biz de Moneymo kurucu ortağı Barış Yüceses ile bir röportaj gerçekleştirip, girişimlerini ve FinTech ekosistemine dair görüşlerini kendisine sorduk.

Kendiniz ve girişiminiz hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Yazılım dünyası ile 1991’de 16 yaşındayken Eskişehir de bir bilgisayar kursunda tanıştım. Satır satır yazdığım programın çalıştığını görünce heyecandan ellerimin titrediğini bugün bile çok net hatırlıyorum. O amatör ruh ile başlayan macera üniversitede Bilgisayar Mühendisliği ve sonrasında profesyonel hayatımda da devam etti.

2015’de çalıştığım bankadan ayrılarak arkadaşım Önder Tellioğlu’nun kurduğu INNTHEBOX’da CTO olarak çalışmaya başladım.

Ekim 2016’da, Önder ile beraber Moneymo’yu kurduk. Sonra yatırımcı görüşmelerine başladık. Sadece iki ay sonra yatırımcılarımızla tanıştık ve çok kısa sürede yatırım aldık.

Moneymo “Commerce Enabling Technology” olarak tarif edilen işe odaklı bir FinTech girişimi. Tüm ticari şirketlerin ürün ve hizmetlerinin, finansal mobil uygulamalar içerisinden alışverişine imkan vererek mobil alışverişin toplumda hızlı yaygınlaşmasını hedefliyoruz.

Mobil iletişimde 4G ile başlayan devrim, mobil alışverişte de bir devrime neden olacak. Böylece bugün aklımıza bile gelmeyen birçok alışveriş ve pazarlama yöntemleri çevremizi Yenilikçi saracak. Buna geçişi kolaylaştırmak ve tüm paydaşlara maliyeti düşüren bu modelle sürdürülebilir olmasını arzu ediyoruz.

Barış Yüceses

Moneymo’nun ortaya çıkış hikayesini paylaşır mısınız? Neden böyle bir girişime ihtiyaç duyuluyor? 

2014 yılında inovasyon ile ilgili eğitimlere gidiyor, makaleler okuyordum. Sonrasında bir problem bulmayı ve bunu inovasyona dönüştürebilir miyim diye düşünmeye başladım. Öncesinde de onlarca problem bulmuş, bunu iş modeline dönüştürmüş, ama fikri yine kendim öldürmüştüm. Bu sefer kendimin bile öldüremeyeceğim bir fikre odaklandım. Sokaktaki satıcılara kadar nüfuz edebilecek güvenilir bir ödeme ve sipariş yöntemi aklıma yattı. Bunu QR kodları gibi bir araç ile birleştirerek, her zaman, her yerde ödeme ve sipariş modelini detaylandırdım. Fakat özel bir şirkette çalıştığımdan bu fikri nasıl şirkete dönüştürebilirim diye çevremdekilerle ve onların arkadaşları ile paylaşarak fikri şirkete dönüştürmeye çalıştım. Bir şirkette çalışırken bunun imkansız olduğunu görüp, 2015’te işimden ayrıldım.

Innthebox’da çalışmaya başlamamın amaçlarından birisi bu düşüncelerimi hayata geçirmekti. Perakende sektöründeki şirketlere modeli anlatarak tepkilerini aldık ve fikri daha da olgunlaştırdık. Her yeni görüşmede fikir öldürülemeyince daha da güçlenmeye ve taraftar toplamaya başladı. Sonuç olarak bu fikri bağımsız bir şirkette hayata koymanın gerekliliğini gördük ve Moneymo kuruldu.

Toplum, mevcut durumda bazı yöntemlerin artık yetersiz olduğunu biliyor ama yerine gelecek yeni yöntemi/davranışı bilemiyor. Bu arada önüne gelen fikirleri de öldürmeye çalışıyor. Bu sınamalardan ölmeden çıkan sonrasında da kültüre sızmayı başaran ürünler toplumun geneli tarafından kabul görüyor. Moneymo olarak bizim amacımızda bu. Türkiye pazarı bankaların güçlü olduğu bir pazar. Bu pazarda bankalarda pazarda mobil alışverişte yer almak istiyor ama en büyük zorluk her bankanın her perakendeci ile ayrı ayrı entegre olabilmesi. Burada Moneymo bu problem çözüyor. Bankalar ve perakendeciler kolayca Moneymo ile entegre olarak pazarla bütünleşiyor.

Moneymo Nasıl bir şirket ?

20 senedir çalıştığım süre boyunca her şirkette farklı olumlu yönler ve olumsuz yönler gördüm. Ekip arkadaşlarımda aynı şekilde. Burada bu şirketlerin olumlu yönlerini bir araya getirmek için çalışıyoruz. İki tür insan vardır. Yapıcı olan, eleştirel olan. Bunlardan yapıcı olanlardan bir ekip olmak, hep hayallerimizin peşinden gitmek. Her sabah çalışmaya başlamak için sabırsızlandığımız bir şirket yaratmak birinci amacımız.

Kişisel egoların olmadığı herkesin elinden gelenin en iyisini yaptığı bir şirketiz ve olmaya devam edeceğiz. Özetle çalışanların her zaman gurur ve mutlulukla bahsettiği, bir parçası olmaktan mutlu olduğu insani kavramların her zaman öncelikli olduğu bir teknoloji şirketini ekip arkadaşlarımızla beraber var etmek için her sabah aynı motivasyonla işimize gidiyoruz.

Moneymo Yazılım Ekibi

Moneymo’nun şu anda önündeki en büyük engel ve aşması gereken problem nedir? Bunu nasıl aşmayı planlıyorsunuz?

Her ürün/hizmet’in pazara çıktığında bazı bariyerleri olur. Şirketlerin bu bariyeri atlatmaya çalışan stratejileri olur. Bizler de yeni bir şirket olarak ve yeni bir iş modelini, yeni teknoloji ve yeni müşteri deneyimi sunduğumuzdan paydaşların tereddütlü yaklaştığını görüyoruz.

Afrika’da şu kenarına gelen büyük bir sürünün timsah dolu suya atlamakta tereddüt ettiği ve ilk atlayandan sonra diğerlerinin de hemen arkasından atladığı toplumsal davranışı toplumumuzda da görüyoruz. Bunu aşmak için en istekli olan müşterilerimiz ile ilk projeleri yaparak göz önünde olmayı ve diğerlerinin de gördükten sonra hemen talep edeceklerini düşünüyoruz.

Tabi ki bir girişimin en temel stratejisi yakın olduğu kişilerden, şirketlerden yardım almaktır. Bu yardımlar yeni şirketlerin ilk aşama stratejilerinde çok önemli oluyor. O yüzden çevremize her zaman şunu söylüyoruz: “Lütfen size gelen yeni bir girişim ile karşılaştığınızda fikri öldürmeye çalışmak veya bana faydası ne diye düşünmek yerine, ‘Sizin için ne yapabilirim?’” diye sorsunlar.

Moneymo’ya ilgi nasıl? Türkiye’de FinTech alanında işbirliği yapmak sizce ne kadar kolay veya zor?

Moneymo’yu şirket şirket gezerek anlatmaya başladık. Neredeyse tüm bankalarla ve büyük markalarında çoğunluğu ile iletişim kurduk. Neredeyse tamamı olumlu yanıt verdi. Fakat şirketlerin harekete geçmeleri hızlı olmuyor. Temel zorluk bölgedeki belirsizliklerin ekonomik belirsizliğe ve şirketlerinde proje ve kaynak planlamasında zorluklara neden oluyor. Planlamalarını da senelik ve öncelikle zorunlu ve riskli konulara ayırdıklarından bazen FinTech projeleri şirketlere şu an için bir lüks gibi görünüyor. Ama daha sık görüşmeler sonrasında buna ihtiyaçları olduğuna ve hatta FinTech benzeri yeniliklere geçmezlerse ileri zamandaki müşteri ve satış risklerinin artacağını, maliyetlerinin yükseleceği ve sürdürülebilir olmaktan çıkacağını da görüyorlar.

Fintech girişimlerinin diğer bir zorluğu, tüketici dışında Bankalar, E-cüzdanlar, Perakendecilerin oluşturduğu aktörlere dokunuyor olması. Bu durumda onların da bu sisteme inanır ve destek olursa süreç kolaylaşıyor, aksi halde FinTech bir çok bariyerle baş etmek zorunda kalıyor. Dolayısıyla sadece tüketiciler olan bireylere odaklanmanız yetmiyor. Diğer aktörleri ve hatta regülasyonlara da aynı kuvvette odaklanmanızı gerektiriyor.

Bir önceki sorumuzun paralelinde Türkiye’deki ekosistemi ve fırsatları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bölgemiz, olumsuz ve güvenli alandan çıkmamayı tercih eden bir paradigmaya sahip olduğundan oldukça zorlu bir yer. Fikir öldürmeye meyilli bir coğrafyadayız. O yüzden aşmaya çalıştığımız en büyük zorluk psikolojik. Bu negatif paradigmaları pozitif yönde değiştirmek için çalışıyoruz. Eski köye yeni adet, başımıza icat çıkarma gibi deyimleri olan bir toplumu değiştirmek en çok zaman alan uğraşımız. Zor zamanda güzel işler başaran bu toplumu günlük hayatlarında da değer üretmeye yöneltecek motivasyonu her gün çevremize yayarak iş hayatındaki olumlu bakışı arttırmaya çalışıyoruz.

Sizce Moneymo Türkiye’nin ötesinde küresel bir FinTech girişimi veya şirketi olabilir mi? Hedefleriniz var mı?

Kesinlikle evet. Yola daha çıkmadan bile önce temel amacımız da global bir marka olmaktı. Büyük düşünüp, küçük başladığımızdan öncelikle yurtiçine odaklandık. Ama 2018 yılı içerisinde bir yurtdışı ülkeye ürünümüzü götürmek istiyoruz. Uzakdoğu da özellikle Çin, Hindistan gibi ülkelerde Mobil telefonla alışverişin ne kadar hızlı büyüdüğünü ve toplumun geneline yaygınlaştığını görüyoruz. Avrupa, Amerika, Kanada ve Ortadoğu da fırsatlar var.

Genel olarak yükselen FinTech trendi ile birlikte gelecek dönemde bankalar, finansal kurumlar ve FinTech şirketleri için ne gibi fırsatlar ve tehditler, zorluklar söz konusu olacak? Bunu yerel ve küresel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aslında hiç bir aktörü diğeri için tehdit olarak görmüyorum. Değişen toplum ve bireyler olduğundan onları ürüne/hizmetlere yaklaşımı ve kullanım şekilleri değişeceğinden buna uyum sağlayamayanlar için zor bir dönem başlıyor. 4G ile başlayan hızlı mobil iletişim, 5G ile hayal bile edemeyeceğimiz bir noktaya gelecek. Bu da tüketicilerin davranışlarına daha derin nüfuz edecek.

FinTech’lerin küçük ve çevik gelişmelerle çıkaracağı ürün ve hizmetlerle, bankalara büyük bir destek sağlayacağını düşünüyorum. Bankaların hepsi olmasa da bir kısmının bunun farkında olup olumlu yaklaştıklarını görüyorum. İşbirliklerin büyük fırsatlar yaratacağını düşünüyorum. Zaten yeni nesil tüketici ve teknoloji ağırlıklı bir dünya da en büyük tehdit ve zorluğun işbirliğine kapalı şirketlerin yaşayacağını düşünüyorum.

Küresel olarak e-ticaretten gelen Amazon ve Alibaba gibi şirketlerin bir çok hizmeti de iş modellerinde birleştirmesinden dolayı büyük meydan okumaların başladığını görüyoruz. Ama yerelleşme ve her toplumun kültürüne ve pazarına sızmak uzunca bir süre daha zor olacağından bunu iyi değerlendirebileceğimizi düşünüyorum. Bu durumda global markalarla yurtiçinde rekabet değil işbirliği imkanları bile doğabilir.

FinTech özelinde şirketlere ve girişimlere ne gibi tavsiyeleriniz olur?

Şirketlere önerim, lütfen projelerinizde ufakta olsa girişimlere yer verin. İnovasyonu destekliyoruz diye başlayıp, görüşme işbirliği aşamasına gelince, daha olmayan bir pazar için ticari beklentiye girip fikri öldürmeye çalışmak filizlenen fırsatları öldürmektedir. Sadece tiyatral hackathon’lar yapıp seminerlerde konuşup sonrasında hiçbir şey yapmayarak yaşamayın. Bir kaç yıldır çok fazla inovasyon ve startup konusunda aktivite görüyorum ama devamında hiç bir şey yapılmadığına şahit olmuyoruz.

Devletimiz, girişim ekosistemini hızlandırmak için neler yapmalıdır?

Öncelikle minik bir şirketin kurulmasında bir çok zorluk bulunuyor. Ön koşulsuz bu küçük girişimleri destekleyecek yapılar oluşturulmalıdır. Şu an görünen yenilikçilik ve ARGE teşvikleri maalesef büyük gruplar dışında 3-5 kişinin kurduğu şirketlere erişmiyor. Bununla ilgili bir denetleme kurumu ve girişim olduğunu düşünen şirketlerin buradan izlenmesi ve hızlandırılması gibi konuların çok faydalı olacağını düşünüyorum.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Estonya’dan e-Oturum programına ödeme kolaylığı
Haber
76 görüntüleme
Haber
76 görüntüleme

Estonya’dan e-Oturum programına ödeme kolaylığı

yazar05 - 24 Mayıs 2018

Türkiye'deki girişimcilere yeni fırsatlar sunan Estonya’nın e-Oturum programı, tüm dünyadaki e-oturum sahiplerinin sınır ötesi ödeme alma ve gönderme işlemleri için…

BenefitPay ile Bahreyn’de nakitsiz ve kartsız alışverişe teşvik
Bankacılık
79 görüntüleme
Bankacılık
79 görüntüleme

BenefitPay ile Bahreyn’de nakitsiz ve kartsız alışverişe teşvik

Erhan Kahraman - 24 Mayıs 2018

Bahreyn Finansal İşlemler Elektronik Ağı (Benefit) ulusal bir elektronik cüzdan ödeme sistemi çıkardı. BenefitPay adını taşıyan cüzdan, tüketicilerin ve işletmelerin…

KOBİ’lere özel mobil banka NorthOne yatırım aldı
Bankacılık
96 görüntüleme
Bankacılık
96 görüntüleme

KOBİ’lere özel mobil banka NorthOne yatırım aldı

Erhan Kahraman - 24 Mayıs 2018

Kanada'da startup ve KOBİ'ler için mobil odaklı, API destekli bir bankacılık platformu sunan NorthOne, 2 milyon dolar tohum yatırımı aldı.…

Bir Yorum Yazın