Merve Arslan Ferrero 2015 yılında Zopaya katıldı ve şu anda Zopanın Ingiltere’de banka kurma operasyonunu yönetiyor. Bilkent Üniversitesinden mezun olan Merve, INSEADden MBA derecesine sahip. İngilteredeki FinTech ekosistemi ve Zopanın operasyonları hakkında sorularımızı yanıtladı.

Merve Hanım, lütfen şirketiniz hakkında bize bilgi verebilir misiniz?

Zopa, bireysel kredi kullanmak isteyenler ile parasıyla akıllı yatırımlar yapmak isteyen insanları bir araya getiren İngiltere’nin önde gelen P2P (kişiden kişiye) kredi platformudur. 2005 yılında bu alanda dünyadaki ilk çözüm olarak piyasaya sürüldü ve o tarihten bu yana 2,3 milyar £ (10,6 milyar TL) kredi sağladı.

Kısaca yatırım yapmak isteyen insanlarla kişisel kredi arayan insanları doğrudan bir araya getiriyoruz.

Platformun kredi kullanım tarafında, genellikle araba satın almak, evlerini iyileştirmek veya kredi kartı borçlarını ödemek isteyenlere kredi sağlıyoruz. İnsanların bizi başkalarına tercih etmesinin nedenleri; bankalardan daha düşük rekabetçi fiyatlarımız, tamamen çevrimiçi başvuru sürecimiz ve ihtiyaç duyduklarında iletişime geçebilecekleri müşteri ilişkilerimiz.

Yatırım tarafında, borç alanlara doğrudan borç veriyorsunuz. Bu, getirilerimizin geleneksel banka yatırım ürünlerinden önemli ölçüde daha yüksek olduğu anlamına geliyor. Platformumuz yatırımları doğrudan kredilere eşleştirdiğinden, yatırım oranları ile kişisel kredi faizleri arasındaki marjı daraltıyor.

Geçen yıl P2P işimize ek olarak, müşterilere daha fazla seçenek sunabilmek için bir dijital banka kurma niyetimizi duyurduk. Halen çalışmalarımıza devam etmekteyiz ve 2018 yılının 3. çeyreğinde tamamen faaliyete geçmeyi hedefliyoruz.

İngiltere merkezli bir FinTech şirketi olarak Londrada ne gibi avantajlarınız var?

1- Kapsamlı ekosistem dolayısıyla rekabetin kalitesi, daha fazla yenilik ve sürekli gelişim için en büyük motivasyon sebeplerinden biri. Örnek olarak, yeni bir banka açma kararımız kısmen rekabetten ve sürekli değişen müşteri beklentilerine uygun daha fazla ürün sunabilmekten kaynaklanmaktadır.

2- Devletin finansal teknoloji şirketlerine desteği. Finansal hizmetleri geliştiren  çözümler üretmek için yeni teşebbüsleri teşvik etmek ve desteklemek konusunda İngiltere, dünyadaki en destekleyici devletlerden birisi. Düzenleyicilerin görevi, yenilikçilik ve rekabeti artırmak, ve sonuç olarak daha zengin müşteri tercihi ve daha iyi bir müşteri deneyimi sağlamak. Buna bir örnek, İngiltere’deki dünyanın ilk “Düzenleyici Sandbox’ı”. Bu proje, yenilikçi ürünleri, hizmetleri, iş modellerini ve teslim mekanizmalarını test etmek için yeni başlayan bir girişim ortamı. Bu projeye katılan girişimciler, tüm düzenleyici süreçten geçmek zorunda kalmadan, fikirlerini doğrulama şansına sahip oluyorlar.

3- Veriye erişim. Teknolojik açıdan lider bir kredi şirketi olarak veri, yaptığımız işin temelinde yer alıyor. Biz kişisel kredi notunu belirleme, dolandırıcılık, pazarlama ve kişiye özel fiyat sağlama alanlarında kendi verimizi, birçok farklı kaynakla birleştirip Zopa’ya şahsi modeller kullanıyoruz. Bu sayede oluşturduğumuzu risk yönetimi bizi rakiplerimizden ayıran en büyük unsurlardan. . Dolayısıyla, veri erişilebilirliği ve şeffaflığı, başarımızda kritik önem taşıyor.

İngilterede faaliyet gösteren bir FinTech şirketi olarak Brexit kararından sonra endişe duyuyor musunuz? Şimdiye kadar herhangi bir olumsuz durumla karşılaştınız ? Önümüzdeki dönemler için bu noktada düşünceleriniz ve beklentileriniz neler?

Brexit oylamasını izleyen günlerde, Brexit sonucunun tüketiciler arasındaki belirsizliği artıracağını öngördüğümüz için risk kriterimizi sıkılaştırmaya karar verdik. Bununla birlikte, ekonomik performans beklenenden daha pozitif oldu ve geriye bakıldığında, gerekenden daha ihtiyatlı olmaya çalıştığımızı görüyoruz.

Uzun vadede kaygımız, vize ve göç politikalarında meydana gelebilecek muhtemel değişiklikler, dolayısıyla mevcut olan yetenek havuzu, özellikle de daha teknik roller üzerindeki etkisi.

Türkiyedeki FinTech ekosistemi ve fırsatlar hakkında neler düşünüyorsunuz?

Türkiye, genç nüfusu ve finansal hizmetler için uygun tüketici davranışı nedeniyle Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri olma potansiyeline sahip. Teknolojiyi benimsiyor ve yenilikçi çözümlere hızlı bir şekilde uyum sağlamaya çalışıyoruz. Öte yandan kredi kullanmaya alışkın bir toplumuz ancak paramızı daha iyi kontrol edebileceğimize inanıyorum.

FinTech’de bana yakın olan alanda gördüğüm fırsatlar  – özellikle kişisel finans yönetim araçlarında, mobil ve nakitsiz ödeme teknolojilerinde ve yenilikçi yatırım araçları / robo-danışman çözümlerinde.

Hukuksal altyapıyı ve yeni çözümler için düzenleyici uyumunu artırmamız gerekiyor. Yüksek potansiyelli genç şirketlerin kritik kitleye ulaşabilmesi ve uzun zamandır var olan finansal şirketlerle rekabet edebilmesi için devlet desteği çok önemli. Bu ayni zamanda, mevcut sektörden yeni FinTech girişimlerine geçme kararlarında, riskten kaçınan yetenek ve bilgi tabanına güvence verebilir.

Türkiyede P2P Krediler konusunda henüz yasal bir düzenleme bulunmuyor. Bu alana girmek yasal düzenlemenin gerekli olduğunu düşünüyor musunuz? Düzenlemeler, P2P ekosistemi için ne önermeli? Bununla ilgili düşüncelerinizi paylaşır mısınız?

Bir P2P şirketinin temel başarı faktörü güven. Yatırımcılar, parasıyla size güvenmelidirler ve doğru kredi değerlendirme ve hizmet yeteneklerine sahip olduğunuzdan ikna olmaları gerekir. Aksi halde tipik tavuk ve yumurta sorununa sahip olursunuz. Yatırımcı olmazsa para olmaz, ve para olmaz ise kredi veremezsiniz.

Bu nedenle devletin güven ortamı sağlaması çok önemli. Düzenleyici kurumların incelemesini geçerseniz, müşteri uygun altyapıya sahip olduğunuzu bilir ve onların ilgisini çekersiniz.

Zopa dünyanın ilk P2P şirketidir. Biz ilk başladığında hiçbir bilgi ya da düzenleme yoktu. Yıllar içinde, P2P’ye olan ilgi arttıkça, kurucumuz doğru altyapıyı oluşturmak için devletle yakın işbirliği içerisinde çalıştı. P2P 2014’te yasalaştı ve bugün FCA tarafından düzenlendi.

Dolayısıyla, Türkiye’de bir altyapıya ihtiyacımız olmasına rağmen, ilk günden itibaren bunun mutlaka yerine getirilmesi gerekmiyor. Türkiye’de çok köklü bir bankacılık sistemine sahibiz; Devletten gelecek inovasyonu ve rekabeti destekleyen herhangi bir adım, gelişmekte olan bir P2P şirketinin mevcut bankalara karşı hayatta kalması açısından büyük bir adım olacaktır.

Önümüzdeki dönemde bankalar, finansal kuruluşlar ve FinTech şirketleri açısından ne gibi fırsatlar, tehditler ve zorluklar yaşanacak? Nasıl değerlendiriyorsun?

Gördüğüm en büyük fırsatlardan biri, veriyi nasıl kullanabileceğimiz ile ilgili. Değişen yaşam biçimlerine ve çalışma düzenine uyan ürünleri yeniden tasarlamak için kullanılabilen bireysel harcamalar, tasarruflar ve yatırımlar hakkında çok sayıda veri mevcut. Eğer veri analizi, teknoloji ve kullanıcı deneyimi tasarımındaki yetenekleri bir araya getirebilirsek, müşterilere finansal refah düzeyini arttırabilmeleri için daha fazla değer katma fırsatı bulabiliriz.

Diğer yandan temel tehdit, verilerin güvenli bir şekilde tutulmasını sağlamak: Siber güvenlik, tüm finansal hizmetler için temel bir endişe kaynağıdır. 2017’deki büyük bankaların stratejilerine baktığınızda, çoğu banka, siber güvenlik yatırımlarının önceliklerinden biri olduğunu belirtiyor.

FinTech’in karışılacağımız zorluklar ise, gelişmekte olan teknolojiler ve küreselleşmeden dolayı doğan büyük rekabet. Sonuçta, WeChat Avrupa’ya geliyor!

FinTech ekosistemindeki şirketler ve girişimler için tavsiyeleriniz neler? Özellikle P2P Kredi alanında.

Veriyi ve müşteri problemlerini işinizin temelinde bulundurmanız lazım.

Veri: Her yerdedir, daha çok kullanmalı ve fikri mülkiyet haline getirmelisiniz. Makine öğrenme çözümlerini uzun yıllardır kullanıyoruz ve bu sebeple elde ettiğimiz sonuçlar bizi farklı kiliyor. . Ayrıca, zengin veri, test etmenize, hızlı şekilde öğrenmenize ve bu sayede daha fazla güven içinde yeni çözümler inşa etmenize olanak tanır.

Şirket kültürü: Müşteriniz kültürünüz. Bu nedenle, hafife almayın ve yatırım yapın. Biz 2016’nin başında, organizasyon yapımızı tamamen değiştirdik. 2016 öncesinde takımlarımız işlevler (pazarlama, ürün, teknoloji) etrafındaydı .Bu, müşteri ihtiyaçlarını yanlış anlamamıza,  yazılımda yavaşlığa, ve önceliklendirme gibi alanlarda zorluk yaşamamıza sebep oluyordu.. 2015 yılında, neredeyse tamamen özerk olan çapraz fonksiyonlu ekipler oluşturarak kendimizi müşteri sorunları (örneğin otomobil kredileri, mevcut müşteri yönetimi ve diğerleri) etrafında yeniden düzenledik. Bu, bizim için çok başarılı oldu: 2016 yılının ilk üç ayında 2015 yılının tamamından daha fazla ürün ve sunduk. Bu yapı, müşteriye yakınlaşmamızı sağladı. Bugün, veri mühendislerimizden ürün yöneticilerimiz kadar müşteri sorunlarını anlıyor.

Şu anda Zopa Bankın hazırlık sürecini yönetiyorsunuzDijital Bankalar neden giderek popüler hale geliyorlar? Burada amaç sadece işletme maliyetleri mi yoksa yeni neslin beklentileri mi?

İnsanlar bankalarınla iletişime geçmeyi sevmiyorlar. Yenilikçi dijital bankalar (challenger banks) bunu yıkmak ve bu duyguyu güven ile değiştirmek istiyorlar. Sıradan müşterilere daha iyi hizmet vermemiz gerekiyor ve bunu büyük veri analizi ve teknolojisi ile yapmak istiyoruz. Yaşam biçimimizle daha daha iyi entegre and yasam seklimizi yansıtan çözümler sağlamak istiyoruz. Ve düşük maliyetlerin düşük olması nedeniyle bunu çok daha uyguna sunma şansına sahibiz.

Bir dijital bankayı geleneksel bankadan ayıran tek unsur şubesiz ve dijital ortamda olmasıdr? Başka hangi nitelikler ile diğerlerinden ayrışır?

Geleneksel bankalar ve yenilikçiler arasındaki temel farklılıklar kültür, teknoloji ve verilerin kullanım sekli.

Geleneksel bankalar yıllar geçtikçe farklı mimari ve dillerin üst üste gelmesiyle oluşmuş eski teknoloji kullanıyorlar. Diğer taraftan, yenilikçi bankaların alt yapılarını sıfırdan kurma şansı var ve bunu tüketicilerin bugün parayı nasıl kullandıklarını analiz ederek yeni bir tasarımla yapabiliyorlar.

Bu, onlara bir maliyet avantajı sağlamanın yanı sıra müşteriye daha çok hitap eden urun oluşturmalarında olanak sağlıyor . Bu yaklaşım uzun vadeli bir stratejiyi desteklemek için yüksek kalitedeki teknoloji yeteneğini de kazanmaya yardımcı oluyor.

Bu durum veri tarafı içinde geçerli. Bankaların muazzam veritabanları var. Fakat, bu verileri nadiren eyleme dönüştürülebilir bilgiler haline getiriyorlar. Yenilikçi bankalar bunu daha iyi yapıyor.

Bir dijital banka kurmanın en zor yönleri nelerdir?

Bir banka inşa etmek zor ancak geleneksel olmayan bir şekilde inşa etmek daha da zor. Başlangıç ​​noktamız ve şu ana kadar elde ettiğimiz başarının nedeni, hızlı bir sınama ve başarısızlıklardan hızlı bir şekilde öğrenme üzerine kurulu olan bir düzeltme kültürüne sahip bir şirket oluşumuz.

Bugün, en büyük zorluğumuz yeni yetenekleri Zopa’ya katarken ve yeni süreçler benimserken bu kültürün korunmasıdır. Başarılı bir banka olmak için en iyi girişimcileri   ve bankacıları uyumlu bir şekilde bir araya getirmek en büyük hedefimiz.