Her türlü desteğe rağmen FinTech girişimleri ABD yerine kendilerine daha uygun şartları sağladığını düşündükleri Avrupa’ya odaklanıyorlar.

FinTech, mevcut finansal sistemleri aksatmakla kalmayıp bankacılık sektöründeki işlerin yüzde 30’unu ortadan kaldırma potansiyeline sahip. Çevrimiçi bankacılık ve çevrimiçi ödemelere olan talebin artması, FinTech’i finansal kurumlar için bir sonraki mantıklı adım haline getiriyor. FinTech, bununla birlikte, mali endüstriyi dönüştüren kaçınılmaz teknolojik eğilim olmasına rağmen, dünyanın geri kalanında yükseliş gösterirken ABD’de ilgi kaybediyor gibi görünüyor.

FinTech Avrupa’ya kayıyor

Fintech’in ABD’den Avrupa’ya kayma eğilimi çeşitli faktörlerden kaynaklanıyor. FinTech’le ilgili yıllardaki tüm övgüler yüksek değerlemelere yol açtı. Yüksek kredi kayıpları ve kredi kartı dökümantasyonunu tahrif eden Lending Club gibi endüstri skandalları yüzünden çevrimiçi kredi verenlerde haklı bazı endişeler var. Tüm bu faktörler ABD’deki FinTech pazarınının gelişimini yavaşlattı. Tersine, Avrupa’nın düzenleyici rejim daha az karmaşık ve yatırımcıları korkutan daha az sayıda başarısız girişim başlatmış ve bu durum FinTech pazarındaki yükselişe neden olmuştur.

ABD’deki FinTech, 2017 yılının ilk çeyreğinde önceki çeyreğe göre yüzde 8, daha önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 39 daha düşük oranda büyüdü. ABD FinTech şirketleri, önceki çeyrekte yüzde 9 daha az finansman anlaşması yaptı. Bununla birlikte, Avrupa’daki FinTech’teki yatırımlar bir önceki çeyreğe göre yüzde 250 artarken, FinTech anlaşmaları yüzde 74 oranında arttı.

Girişimler endüstri ile mücadele ediyor

Küresel olarak, dünya çapındaki FinTech’in finansmanı yüzde 66 oranında arttı. Avrupa’da yeni başlayan girişimlerde ise, en üst sırada yer alanlar çeşitli sanayilere meydan okuyanlar arasından çıkıyor. Ödeme sektörü giderek daha kalabalık bir sektör haline geliyor. Adyen ve Currency Cloud gibi şirketler uluslararası ödeme işlemleri ve işletmeler için sınır ötesi para transferleri alanında faaliyet gösteriyor. Rakip bankalar aynı hizmetleri sunmakla birlikte yavaşlar ve daha yüksek ücret talep ediyor.

Bazı FinTech girişimleri diğer FinTech girişimlerine bile meydan okuyor. Venmo gibi kişiler arası para transferi uygulamaları, TransferWise (kullanıcıların sınırları aşarak para transferi yapmasını sağlayan şirketler), , Funding Circle ve Zopa tarafından zorlanmaktadır. Ücretsiz bir kart okuyucu ile birlikte gelen ödemeleri işleme şirketi olan iZettle, ABD’li şirket Square’dan hoşnut olmakla birlikte, CEO’su Jacob de Geer şirketlerin tamamen farklı pazarlarda yoğunlaştığını iddia ediyor.

ABD’deki girişimler

Bu gelişmelere ragmen Amerika Birleşik Devletleri’ndeki FinTech girişimleri tamamen durmuş değil. ABD’deki FinTech şirketleri, insurtech (Metromile gibi şirketlerle) ve gayrimenkul teknolojisi (Cadre gibi şirketlerle) gibi alanlara yöneliyor.

Avrupa, esas olarak, ABD’li girişimler tarafından ortaya atılan zemin üzerinde bulunuyor ve hatalarından öğrenmeye ağırlık veriyor. Bu durum, yatırımcıların dikkatini ve finansmanını sağlamak için ABD’li girişimlerine ihtiyaç duyuyor. FinTech piyasasında büyümek için hala yeterli alan var.

Kaynak: Prescouter