Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklama ile kayıtlılığın artırılması ve daha hesap verilebilir yapı oluşturulması amacıyla döviz bürolarına yönelik yeni bir düzenleme yapacaklarını açıkladı. Bu düzenleme döviz büroları için yeni FinTech fırsatları yaratabilir.

Başbakan yardımcısı Mehmet Şimşek 14 Mayıs’ta yaptığı bir konuşmada şu açıklamayı yaptı: “Döviz bürolarının daha kurumsal bir yapıya dönüştürülmesi gerektiği ve faaliyet konuları ile sermaye büyüklüklerine göre birbirinden ayrıştırılması ihtiyacından hareketle Hazine Müsteşarlığınca yeni tebliğ çalışmaları başlatıldı. Buna göre döviz bürolarını A ve B grupları olmak üzere iki gruba ayıracağız. A grubu döviz büroları, B grubunun yapabildiği işlemlerin yanı sıra banka transferi yoluyla yabancı para alım satım işlemi, elektronik para kuruluşu ve ödeme kuruluşlarının acenteliği faaliyeti de yapabilecek. Ayrıca işlemlerini ATM, internet ve kredi kartı hariç banka kartı aracılığıyla gerçekleştirebilecek. Böylece finansal teknolojilerin kullanımı da yaygınlaştırılacak.”

Şimşek sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle A grubunun yapabildiği yeni işlemler açısından bu grupta yer alan şirketler daha kurumsal bir yapıya dönüştürülecek. Söz konusu şirketlere, müşteri tanıma kuralı, çerçeve sözleşme veya tek seferlik alım satım sözleşmesi imzalama yükümlülüğü gibi yeni yükümlülükler getirilecek ve transfer emirlerinin nasıl verileceği ayrıntılı olarak düzenlenecek.”

Şimşek’in gerçekleştirdiği bu açıklamalar özellikle A grubu olarak tanımlanacak yeni döviz büroları sınıfında farklı FinTech çözümleri ile yeni yapıların ortaya çıkması yönünde bizlere ipuçları sağlıyor.

Örneklendirmek gerekirse yeni düzenleme ile birlikte A Grubu döviz büroları; Ön ödemeli kartlara döviz yükleme çözümleri sunabilirler. Bu kartlar bir tasarruf aracı olarak konumlandırılabilir veya yurtdışı harcamalar için kur farkından veya sahtecilik gibi risklerden etkilenmemek için kullanılabilir.

Yine A grubu döviz bürolarının ödeme kuruluşlarına acente olarak hizmet vermesi uluslararası ödeme platformları için para transferlerine aracılık hizmetlerinin önünü açabilir. Pratik olarak mevcut yapıları kullanmak istemeyen işletmeler döviz bürolarının garantörlüğü ile rahatlıkla yurt dışına para gönderebilir ve tahsil edebilir.

Döviz bürolarının ATM, internet ve kredi kartı hariç banka kartı aracılığı ile işlemler sunabilmesi döviz bürolarına bankalar için yetkilendirilmiş işlem noktası statüsü de sağlayabilir. Bu durum özellikle bankaların şube açmak için yeterli potansiyel görmediği yerleşim bölgelerinde döviz büroları üzerinden bankacılık hizmetlerinin tüketiciler ile buluşacağı yeni yapılanmaları sağlayabilir.

Şimşek’in yaptığı açıklamaların yasal düzenlemeler olarak nasıl uygulamaya konulacağı şimdilik netleşmiş değil ancak döviz bürolarına sağlanacak yeni yetkiler sayesinde Türkiye’nin nakitsiz yaşama geçiş sürecini hızlandıracağı, bankacılık hizmetlerinden uzak veya yeterince faydalanmayanlar için bu hizmetlere erişim getirebileceği net şekilde görülebiliyor.