Finans ve teknoloji sektörlerinin iyice iç içe geçtiği ortamda veri paylaşımının değeri daha da artıyor. Peki ya tüketiciler bu paylaşım nedeniyle ne kadar risk altında?

FinTech sektörünün hemen her oyuncusu veri temelli iş yapar. Özellikle bireysel hizmet sunan kurumlar söz konusu olduğunda, çeşitli kanunlarla koruma altına alınmış kişisel verilerin ortalığa saçılma ihtimali kimileri için korkutucu olabilir.

Financial Times’ta Rana Foroohar imzasıyla yayınlanan “Banks jump on to the fintech bandwagon” başlıklı makale tam da bu konuya yani veri paylaşmına odaklanıyor. Foroohar, çeşitli raporlara atıfla durumu analiz ederken ABD Senatosu Bankacılık Komitesi’nin FinTech’le ilgili toplantısına dikkat çekiyor. Toplantıda, Komite’nin ilgili raporunun değerlendirileceğini kaydeden Foroohar, teknoloji şirketleri ile büyük bankalar arasındaki veri paylaşımı ilişkisine vurgu yapıyor. Bu verilerin kullanımına yönelik yasal onay hakkında görüşmeler yapıldığını ifade eden Foroohar, sahip olduğu çeşitli endişeleri sıralıyor.

Makalede en dikkat çeken endişelerden biri Trump yönetiminin tavrı ile ilgili. Kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler sunmak için bankaların ve bankaların müşterilerinin mali bilgilerini paylaşma yönteminin kendisine 2008 ekonomik krizini anımsattığını belirten Foroohar, tedirgin olduğunu gizlemiyor.

Goldman Sachs’ın 2013 yılındaki alüminyum alımını hatırlatan Foroohar, bu yüklü alımın ABD’li alüminyum tüketicilerine 3.5 yıl boyunca 5 milyar dolara ulaşan ek maliyete neden olduğuna dikkat çekiyor ve benzer bir yöntem üzerinde görüşüldüğünden bahsediyor.

TechFin’ler ve kişisel veriler

Rana Foroohar’ın yazısında öne çıkardığı bir başka konu ise Amazon gibi kurumların ciddi oranda kişisel veriye sahip olması. Amazon’un bunu otomatik fiyatlandırma için de kullandığını belirten Foroohar, Facebook ve Google’ın da kullanıcıların gizlilik ayarlarını dikkate almaksızın hareketleri izlediğine dikkat çekiyor.

Belirli bir kesimin uygun mal ve hizmetler için veri alışverişine sıcak baktığını ve bunun adil bir ticaret olduğunu düşündüğünü kaydeden Foroohar, bu tip durumlarda neyin adil olduğunun net bir şekilde belirlenemeyeceğini söylüyor.

Trump yönetiminin bu veri analizi madenciliğini daha da kolaylaştıran düzenlemeler için çalıştığını belirten Foroohar, Avrupa’da da benzer bir kolaylık için çalışmalar yürütüldüğünü, ancak buna karşın önceliğin tüketicilerin verilerini korumak ve istedikleri an ayrılmalarını sağlamak olduğunun altını çiziyor.

Avrupa’nın önceliği şirketlerde değil, tüketicilerde

Bugüne kadar Avrupa’da çok az sayıda bankanın büyük teknoloji şirketleriyle veri paylaşımına yönelik anlaşma yaptığından söz eden Foroohar, bunun sebebinin bankaların geçmişteki mali krizlerde edindikleri tecrübeler olduğunu ifade ediyor.