Uluslararası para transfer altyapısını sağlayan bir bankalar işbirliği kuruluşu olan Swift’in her yıl düzenlediği Sibos konferansı bu yıl 23–26 Eylül tarihleri arasında Londra’da gerçekleşti. Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Celal Cündoğlu, iki gününe katıldığı bu konferanstaki izlenimlerimi Medium hesabından paylaştı. Okuyucularımıza aktarıyoruz.

Swift, platformları aracılığı ile 200’ü aşkın ülkede 10,000 civarında finansal kurum ve firmayı bir araya getiren bir birlik. Bu platfomların katılımcıları 1978’den beri düzenlenen bu köklü konferansta her yıl bir araya geliyorlar. Bu yıl Londra’da yapılan konferansa 150’yi aşkın ülkeden 11,000 kişi katılmış.

Uzmanlık alanım kartlı ve perakende ödemeler olduğu için genel olarak uluslararası bankacılık, nakit yönetimi, hazine işlemleri gibi konularda uzmanlaşan bankacıların katıldığı Sibos’a daha önce katılmamıştım. Açıkçası içerik zenginliği ve büyüklüğü açısından beni doyurdu bu konferans. Eğer gerçekten tecrübeli ve kariyer yapmış bankacılar ile görüşmek istiyorsanız gitmeniz gereken yerin Sibos olduğu aşikar. Şekilsel olarak bile bu tecrübeye işaret eden ipuçları var;

  1. Ben artık konferanslara gömlek ve ceket ile katılıyor, kravat bağlamıyorum. Konferans alanına vardığımda her dört erkek Sibos katılımcısından üçünün takım elbise ve kravatlı olduğunu gördüm, kendimi azınlıkta hissettim. Neyse ki araya serpilmiş, t-shirt giyen yeni nesil bankacılar da vardı da, bir kravat bulma dürtüsünü aklımdan çıkartabildim.
  2. Birikiminizi saklanmak üzere gider bankaya teslim edersiniz. Bankanın birincil görevi o varlığı korumaktır. Ben bunu çocukluğumda Red Kit okurken öğrendim; vahşi Amerikan batısında Wells Fargo bankası paraları atlı arabada taşır, onun da çevresi atlı silahlı muhafızlar ile korunurdu. Aşağıdaki fotoğrafta göreceğiniz gibi Wells Fargo bankası bu işin içinde ne kadar uzun süredir bulunduğunun mesajını net bir şekilde vermek için geleneksel atlı arabasını da konferans alanına getirmiş.

ÖZET İZLENİMLER

Bankacılığın ve Paranın Geleceği

  • Paranın geleceğinin tartışıldığı panelde Amerikan bankacılık sektöründe büyük bir konsolidasyonun yaşandığı, banka adedinin %34 azaldığı, artık neredeyse her gün bir banka kapandığı anlatıldı. Aynı konulu panel Sibos’ta 5 yıl önce yapıldığında bankacılar paranın geleceği konusunun kendi kontrollerinde olduğunu hissederlerken sonraki dönemde paranın tarihini pazara giren yeni oyuncular ve düzenleyicilerin yazmaya başladığı tartışıldı.
  • Farklı oturumlarda bankaların rekabette ayakta kalabilmeleri için ekosistem kurucusu olmaları gerektiği, ancak rakipleri ile hem rekabet hem iş ortaklığı yaparlarsa bunun mümkün olabileceği anlatıldı.
  • Ekosistem konusunun ele alındığı oturumlardan biri Standart Chartered bankasının grup CEO’su Bill Winters ile yapılan söyleşi oldu. Winters Hong Kong’da merkez bankasının verdiği yeni sanal banka lisansı için tek başına başvurmak yerine telekom ve seyahat acenta devleri ile işbirliği yaparak başvurduklarını, diğer lisans başvurularının da benzer şekilde işbirliklerinden geldiğini anlattı.
  • Hong Kong bankacılığı konusunda Mart ayında yazmıştım. O günden bu güne HKMA ilk sanal lisansları Standart Chartered ve diğer başvuru sahiplerine vermiş durumda. Ancak hiç bir ürünün henüz lansmanı yapılmamış. Winters bu durumu ülkedeki politik gelişmelere bağlamadı ve “merkez bankası sanal bankacılığın ülkede sunulacağı en doğru zamanı bekliyor” demekle yetindi.

Dünya Ekonomisi

  • Küresel ekonomi değerlendirmeleri için London School of Economics direktörü Minouche Shefik ile yapılan görüşmenin notlarna ilişikteki yazıdan ulaşabilirsiniz. Bank of England guvernörlüğü için adının geçmesi sebebiyle kendisine böyle bir niyeti olup olmadığı soruldu. Mevcut işimi çok seviyorum cevabını verdi.

McKinsey Ödemeler Raporu

  • McKinsey senelik “Ödemeler” raporunu sundu. Ödeme sistemleri bir büyüme sektörü olmayı sürdürdü. McKinsey’nin raporladığına göre büyümenin önemli bir kısmı (%11) tüketicilerin işyerlerine ödemelerinden gelirken kişilerin birbirlerine olan ödemeleri (popüler adı ile p2p ödemeler) sadece %0.4 büyümüş durumda.
  • McKinsey kart şemalarının mevcudu korumanın ötesine geçerek kabul noktasını karekod ve cüzdan uygulamaları gibi çözümler ile kontrol etme ve hesaptan hesaba transfer çözümlerini satın alma girişimlerine dikkat çekti. Artık ödemeler bu firmalar için sadece bir kart işi değil, her türlü değer kaynağını ve onlara erişim kanalını içerecek bir oyun alanı.
  • McKinsey “Bankalar 2000’lerin başındaki internet 1.0 şirketlerinin ataklarını atlatabilmişti ama şimdi yeni oyuncuların atakları ile baş edebilecekler mi?” sorusunu tartışmaya açtı. Bahse konu olan durum AT&T, Microsoft ve perakendeci konsorsiyumları gibi oluşumların (benzer sonuçsuz ataklar Avrupa’da da mobil operatörler ve PSD’nin sonucu doğan fintechlerden geldi) bireysel bankacılık ve özellikle ödemeler alanındaki emellerinin sonuç vermemesi idi. McKinsey durumun bu sefer atağın müşteriyi çok iyi tanıyan GAFA (Google Amazon Facebook Apple) ve benzerlerinden gelmesi ve açık API kavramının düzenleyiciler eliyle gerçekleşmeye başlaması sebebiyle farklı olduğunu belirtti.

Swift

  • Swift yönetim kurulu başkanı Yawar Shah uluslarası ödemelerin büyüdüğünü söylerken yerel anlık ödeme sistem işleticileri ise (örneğin Amerika TCH ve Fransa STEP2) şimdilik odaklarının sistemlerini ülke içinde sistemi oturtmak olduğunu, ancak uluslararası transferlere muhakkak sıra geleceğini belirtiyor.

  • Swift’in aldığı en büyük eleştiri para transfer işlemlerinin uzun sürdüğü, süreçte işlemin ne aşamada olduğunun görünememesi ve maliyetlerinin paydaşlar arasında nasıl paylaşılacağının bilinmemesi idi. Swift uzun süre önce bu problemleri adresleyen “gpi” isimli ürününü sunmasına karşın bankaların adaptasyonu yavaş ilerliyordu. Gpi ifadesi “genuine progress indicator” ın kısaltmasından geliyor. Yani işlemin aşamalarını göstermek (progress indication) ürün adı olmuş. CEO Javier Perez-Tasso’ya göre artık işlemlerin yarıdan fazlası gpi olarak gerçekleşiyor, günler değil dakikalar içinde tamamlanıyor ve işlemin süreçleri takip edilebiliyor.
  • Türkiye’den sorumlu Swift uzmanlarından öğrendiğime göre 8 bankamız mevcutta gpi’a entegre, 3 banka daha sene sonuna kadar tamamlayacak ve bazı bankalar da yeni yıla tamamlamak üzere çalışmalarını sürdürüyorlar. Uzmanların söylediğine göre Türk bankalarının teknolojik yetkinlikleri yine kendini göstermiş durumda. Son kullanıcılar bazı bankaların mobil bankacılık uygulamları içinden dahi işlemin adımlarını ve aracı banka maliyetlerini izleyebiliyorlar.

Dijital Kimlik

  • Konferansın popüler konularından biri müşterini tanı süreçleri ve dijital kimlik oldu. Aşağıda notlarını göreceğiniz panelde farklı coğrafyalarda merkezi (Hindistan ve Singapur) ve “self soverign” adı verilen kişinin kendi kimliğini kendinin yönettiği yöntemlerin denendiği anlatıldı. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinde EIDAS standartı çerçevesinde çeşitli denemelerin yapıldığı anlatıldı.
  • Kimlik konusuna bir çok bankacının sadece müşterini tanı düzenlemelerine uyum konusu olarak bakmasının sebebinin dijital geleceği hayal edememelerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Dijital kimliğe bakışta önemli bir paradigma değişikliği gerekli. Bu konferansta kimlik ile ilgili duyduğum en zihin açıcı söz “Payment is the killer app for identity” oldu.

API’ler

  • Konferanstaki bir diğer popüler konu API’lerdi. API’ler PSD2 sebebiyle Avrupa’da ilerliyor, Avrupa dışında bir çok coğrafyayada deneniyor. “Standartlaşma yok, ISO 20022 çok yavaş ilerliyor, bekleyemeyiz, biz deneriz, standarts daha sonra adapte oluruz” fikri sahada uygulanıyor. API’lerden nasıl para kazanılacağını kimse keşif edebilmiş değil. Fikirler var; “eğer yeni bir değer katıyorsak para alırız” deniyor.
  • Swift de kendi hizmetlerini ve üyesi olan bankaların hizmetlerini bir API platformu ile önümüzdeki yıl sunmak üzere hazırlık yaptığını duyurdu. Gelen sorulardan anlaşıldığı üzere özellikle birden fazla banka ile ödemelerini yönetmek için çalışan kurumsal müşteriler nakit yönetimi gösterge panelleri oluşturmak için bu APIleri kullanmaya istekli olacak.
  • BIAN adinda kar amacı gütmeyen bir kuruluş temel bankacılık hizmetlerini mikroservisler halinde açık kaynak kod olarak paylaştığını, isteyen bankaların bunlar ile denemeler yapabildiğini paylaştı. Amerikan bankası PNC bu yol ile temel bankacılık sistemi olmadan kısa sürede bankacılık ürünleri geliştirebildiğini anlattı.

Yapay Zeka

  • Yapay Zeka üzerine çözüm evi Feedzie, IBM ve Royal Bank of Canada’nın oluşturduğu panel yapay zeka işine başlarken şirketlerin yaptığı hatalar ve alınan dersleri masaya yatırdı. Ham notlara göz gezdirmenizi öneririm. Takım formasyonu, ortaya çıkan ürünün sürekli geliştirilmesi gerekliliği gibi öğrenimlerin paylaşımı çok değerli oldu. Her üç panelist de kendi tecrübelerinden yola çıkarak sahtekarlık tespiti, kara para aklama, iç denetim gibi kullanım senaryolarının ön planda olan ihtiyaçlar olarak belirdiğini paylaştılar.

Anlık Ödemeler

  • ISO’nun 20022 standardı çerçevesinde hayata geçirilmiş olan anlık ödeme çözümlerinin birbiri ile çalışabilir hale gelmesini sağlamak için kurduğu Real Time Payments Group (RTPG) üyelerinin katıldığı panelde her ülkenin 20022 uygulamasının mevcutta kendine özgü olduğu anlatıldı. Standart bir tavsiye dokümanı hazırlama çalışmaları sürüyor ancak böyle bir doküman çıksa dahi sistemler arası entegrasyon zaman alacaktır denildi.
  • Anlık ödemelerde ülkelerin tecrübeleri değerlendirildiğinde ödeme talep etme işlem akışının (request to pay) çok büyük potansiyeli olduğu konusunda hem fikir kalındı.