Almanya’dan sonra İngiltere’de beklediği tepkiyi alamayan ve bu sene başında Brexit’i bahane ederek pazarı terk eden N26’nın yerli FinTech’ler Monzo ve Revolut ile olan kapışması, pandemi ve kısıtlamalara rağmen hem Kuzey Amerika pazarı hem de Kıta Avrupası kapsamında tüm hızıyla devam ediyor.

Toplamda dört milyona yakın kullanıcısı olan N26’nın Avrupa dijital bankacılık piyasasındaki yeri uzun zamandır sorgulanıyor. Çoğu rakibi gibi kârlılık noktasına yaklaşamayan ve Alman yasa koyucudan aldığı ihtar sonrasında operasyonel değişiklikler yapmak zorunda kalan N26’nın bu yıl 100 Milyon dolar ek yatırım almasının hemen ardından rakipleri aleyhine birçok gelişme yaşandı.

N26, aslında COVID-19 sonrası yaşanan ekonomik kısıtlamaları en az zararla kurtaran FinTech’lerden biri oldu. Buna ek olarak Monzo’nun toplu işten çıkarma metoduna başvurması, Revolut’un ise kötü çalışma şartları ve çalışanlarını istifa etmek için zorlamasına dair söylentilerin ardından sosyal medyada #DeleteRevolut (Revolut’u Sil) hareketinin hız kazanması, kısa bir süre için N26’nın Kıta Avrupası pozisyonunu sağlamlaştırıyor gibi görünse de bugün Alman dijital bankacılık pazarına yeni bir oyuncunun girmesi, uzmanlarca N26 için şirketin en güçlü olduğu pazar olan Almanya’da bile işlerin zorlaştığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Bugün yapılan basın açıklaması ile Rus neobank Tinkoff’un spin-off’u olarak kurulan Vivid Money Alman pazarına giriş yaptı. Basın açıklamasında, Solarisbank ve Visa iş birliği ile piyasaya sürülen Vivid Money’in diğer neobankalardan farklı olarak yatırım ve cash-back özelliklerine ağırlık vereceği ve “diğer neobankalardan çok daha farklı, özel tekliflerle” müşterilerinin karşısına geçeceği belirtilse de Vivid Money şimdilik bu özel tekliflerle ilgili bir detay vermemekte ısrarcı.

Vivid Money de rakipleri gibi Freemium modeli üzerinden faaliyet gösteriyor ve şirketin halihazırda 130’dan fazla çalışanı bulunuyor. FinTech, basın açıklamasında Almanya sonrasında diğer Avrupa pazarlarına da gireceğine dair sinyal veriyor.

Her ne kadar Vivid Money Alman pazarına güçlü bir giriş yapmış olsa da ürünün pazardaki devamlılığı için bir şey söylemek için henüz erken. Bilindiği üzere Alman pazarında yaygın olarak kullanılan tek dijital banka N26 ve ezeli rakipleri (Monzo ve Revolut) değil. Albaraka destekli insha ve etik bankacılık ağırlıklı olarak faaliyetlerini sürdüren Tomorrow Bank da pazarda önemli bir yer işgal etmekte. Yatırım alanında faaliyet gösteren Trade Republic, eToro gibi dijital brokerlar ise özellikle Korona sonrası yaşanan sokağa çıkma yasağı döneminde müşteri portföylerini hesapta olmayan bir şekilde büyüttüler. Ortalama Alman müşterisinin veri güvenlik kaygıları nedeniyle cash-back özelliklerinden de yararlanmaya temkinli yaklaşacağı göz önünde bulundurulunca, sırf yatırım ve mobil bankacılık özellikleri ile Vivid Money’in piyasanın dengesini nasıl değiştirmeyi planladığı şimdiden merak konusu oldu. Her halükârda, son dönemlerdeki yaklaşımıyla piyasada gözden düşmeye başlayan N26’nın bu gelişmeden olumsuz etkileneceği düşünülüyor.

Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Ş. Elif Kocaoğlu Ulbrich, Galatasaray Üniversitesi’nden Özel Hukuk ve WHU – Otto Beisheim School of Management’tan İşletme Yüksek Lisans derecelerine sahiptir ve ilaveten Jean Monnet, Joachim Herz Stiftung bursiyeridir. İstanbul ve Ankara’da muhtelif uluslararası hukuk bürolarında altı seneden fazla avukat olarak çalıştıktan sonra, Denizbank A.Ş. ile başlayan bankacılık ve finans kariyerine 2013 itibariyle Hamburg ve daha sonra Berlin’deki FinTech startuplarında (FinLeap, Cringle, Lendico) iş geliştirme, proje yönetimi, FinTech regülasyon ve lobi faaliyetleri alanlarında uzmanlaşarak devam etmiştir. FINTECH Circle ve Wiley iş birliğiyle 2020’de yayımlanması planlanan The PAYTECH Book, The AI Book ve The LegalTech Book kitaplarında eş yazar olan Kocaoğlu Ulbrich, kurucusu olduğu Berlin merkezli Contextual Solutions aracılığıyla 2019'dan beri danışmanlık, eğitim ve yayım hizmetleri sunmaktadır.