Rekabet kurumu, ödeme hizmetlerindeki finansal teknolojilere yönelik küresel gelişmelerin takip edilmesi, ülkemiz ödeme hizmetlerindeki FinTech ekosisteminin güncel durumunun değerlendirilmesi, bu alanda yaşanan gelişmelerin rekabete etkilerinin belirlenmesi ve rekabet hukuku perspektifinden ne tür yaklaşımların benimsenebileceğinin tespiti amacıyla “Ödeme Hizmetlerindeki Finansal Teknolojilere Yönelik İnceleme Raporu”nu yayımladı.

Hazırlanan raporda finansal teknolojilerin gelişimini destekleyen hususlar, FinTech’lerin gelişiminin önündeki engeller, düzenleyici çerçeve, pazar dinamikleri ve BigTech’lerin sektöre girişi gibi konulara detaylı bir şekilde değiniliyor.

Raporun giriş bölümünde finans sektöründeki dönüşümle ve FinTech’lerrle ilgili olarak kullanılan ifadeler şöyle:

Finans sektöründe gözlemlenen teknoloji odaklı radikal dönüşüm, finansal pazarların alışılagelmiş dinamiklerini derinden değiştirmektedir. Yakın döneme kadar büyük ölçüde statik pazarlar niteliğindeki bankacılık, sigortacılık ve yatırım danışmanlığı gibi alanlar, dijitalleşme ve diğer küresel gelişmelerin etkisiyle farklı türde iş akışları ile yenilikçi ürün ve hizmetlere sahne olmakta ve bu alandaki dönüşüm, ülke ekonomileri için yeni genişleme fırsatları sunmaktadır. Nitekim 2020 yılında ülkemiz gayri safi yurt içi hâsılası %1,8 oranında artarak cari fiyatlarla 5,04 trilyon TL’ye ulaşmışken bunu oluşturan faaliyetler içinde toplam katma değeri en fazla artan sektör %21,4 ile finans ve sigorta sektörü olmuştur.

Finans sektöründeki dijital dönüşümde başı çeken alan ise ekonomik birimler arasında fon aktarım işlevi gören ödeme hizmetleridir. Ödeme hizmetleri, ekonomik faaliyetlerin artışı için teşvik edici rol oynamakta ve ekonominin büyümesine, finansal sistemin istikrara kavuşmasına, ticaretin sorunsuz devam etmesine ve mal ile hizmet piyasalarının etkin işlemesine katkı sağlamaktadır. Bu alanda bankaların yanı sıra faaliyet göstermeye başlayan girişimci şirketler ile büyük teknoloji şirketleri, tüketicilere çeşitli katma değerli ödeme çözümleri sunmakta ve her geçen gün pazardaki ağırlıklarını artırmaktadır. Kimi zaman bankalar ile işbirlikleri kurarak, kimi zaman ise bankalarla rekabet ederek ürün ve hizmetlerini pazarlamaya çalışan yeni oyuncular, ödeme hizmetlerinde yerleşik oyuncuların süregelen güçlü konumlarını sarsarak bankalar ile müşterilerin doğrudan ilişkisini sonlandırma potansiyeline sahip bulunmaktadır.

Finansal teknolojiler (fintek) olarak isimlendirilen ve genelde finans sektöründe özelde ise ödeme hizmetlerinde cereyan eden bu dönüşüm, kanun koyucu ve sektörün düzenleyici otoritelerinin olduğu kadar rekabet otoritelerinin de çeşitli inisiyatifler almasını zorunlu kılmaktadır. Zira fintek alanında yaşanan gelişmeler yalnızca finansal istikrara yönelik kaygıları değil, finansal pazarların rekabetçi yapısına ilişkin kaygıları da gündeme getirmektedir. Nitekim 2016 ve 2020 yılları arasında İngiltere, Almanya, Hollanda, İspanya, Portekiz, Kanada, Meksika rekabet otoriteleri ile Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından yayımlanan çalışmalar incelendiğinde, bu çalışmalarda fintek alanındaki rekabet karşıtı risklere değinildiği ve bu alanda rekabet hukuku araçlarının ne şekilde kullanılabilir olduğunun tartışıldığı görülmektedir.

Rekabet Kurumu hazırlanan bu çalışmada 6 temel soruya cevap arıyor. Bunlar:

  • Finteki farklı kılan hususlar ve fintekin finansal pazarlardaki etkileri nelerdir?
  • Fintekin gelişiminin önündeki engeller ve pazar aksaklıkları nelerdir?
  • Bu engellerden hangileri düzenleyici kurallardan, hangileri yerleşik teşebbüslerin
    davranışlarından ve hangileri pazar dinamiklerinden kaynaklanmaktadır?
  • Bu engelleri aşmak adına benimsenen ulusal ve uluslararası uygulamalar nelerdir?
  • Büyük teknoloji şirketlerinin finansal piyasalardaki rolü ne olacaktır?
  • Ülkemiz fintek ekosisteminin gelişimi adına hangi tedbirler alınabilecektir?

olarak belirlenmiş.

Ödeme Hizmetlerindeki Finansal Teknolojilere Yönelik İnceleme Raporu’nun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.