En popüler Metaverse evreni Decentraland’de ATM açıldığı haberi, içinde bulunduğumuz 2022 Ağustos ayında teknoloji haberleri arasında düştüğünde okuyucuların aklına “Buna gerek var mıydı?” ve “Nasıl deneyimleyebilirim?” soruları geldi. Cevap için ATM’in tarihsel serüvenine bakmakta fayda var.

1905’te Osmanlı Devleti’nin Ayntap (Bugünkü Gaziantep) şehrinde doğan Luther George Simjian’ın yolu Beyrut ve Marsilya’dan sonra Amerika’ya ulaştığında bir bankanın duvarına cihaz monte etme fikri ile yola çıktı. 1939’da ise 20’den fazla patenti ile New York’ta Citibank’i (CityCorp) ikna ederek duvarına ilk ATM’i yerleştirdi. Çalışma prensibi olarak verilen her paranın fotoğrafını çekerek makbuz olarak müşteriye veren bu ilk ATM 6 ay kadar banka duvarında kaldı ve beklenen ilgiyi görmesi için 1966’ye kadar beklendi. 1966’da ise İngiltere’de De La Rue Basım şirketinin baş mucidi olan Hindistan doğumlu İskoçyalı mucit John Shepherd–Barron, bu patentlerden hareketle bankacılığın çalışma saatleri dışında çalışabileceğini ancak bunun içecek veren otomatlar gibi çalışması gerektiğini düşünüyordu.

Debit kartlar ve bilgisayar ağları henüz yaygın olarak kullanılmadığından bankaca ATM’lere daha önceden paketlenmiş ve içinde 10’ar Sterlin konulmuş zarflar konulurdu. Müşterilere ise ATM’in okuyabileceği çekler verilirdi. Çeki ATM’e veren müşteri ise 10 Sterlin içeren zarfını alırdı. Bu çalışma prensibi de çok uzun yaşamadı. Çünkü hafif radyoaktiviteye sahip madde olan Carbon14 maddesi kullanılıyordu. Carbon14 emdirilmiş kimyasal rakamlar basılı çeklerin ATM’e verilmesi, ATM’in ise çekin yaydığı radyoaktif sinyali tespit etmesi prensibine dayalı bu ATM’ler 1967’de İngiltere’de Barclays Bank tarafından Londra’da Enfield Town Şubesinde kullanıma açıldı ve yoğun ilgi gördü ancak sağlık açısından eleştirildi. Her ne kadar John Shepherd–Barron sağlığa o kadar da zarar vermediğini açıklamak için “Bunun sizi öldürmesi için bu çeklerden 136.000 tanesini yemeniz gerekir.” diye açıklama yapsa da eleştirilerin odağı olmaktan kurtulamadı.

Bu ilgi ve eleştiriler bir arada 1968’de Amerika’ya sıçradı ve Docutel markalı ve manyetik şerit kartlı ATM’ler Rockville Centre’deki New York’s Chemical Bank’ta “2 Eylül’de Bankamız saat 09:00’da açılacak ve bir daha hiç kapanmayacak” sloganı ile kullanıma açıldı. 1971’e gelindiğinde ise bir bilgisayar ağına bağlı olarak çalışmaya başlayan Docutel sadece 1 yıl içinde 2000’den fazla şubenin önünde boy göstermeye başladı.

1972’de bu yaygınlaşmadan çok etkilenen Llyods Bank IBM’e ATM tasarlaması için sipariş geçti ve aynı yıl içinde biten IBM 2984 modelin prototipi Essex şubesi önünde görüldü. Bu etki Diebold firmasının TAB500 modeli ile devam etti ve günümüze gelene kadar 10’larca marka, 1000’lerce patent ve milyonlarca ATM tüm dünyayı sarmış oldu. Gelişen finansal teknolojiler ve mobil işlemlere rağmen, halen tüm dünyada insanlar yılda 10 milyarlarca kez sadece nakit çekmek için ATM’lere gitmeye devam ediyor. Ancak zamanla nakit kullanımı ve ATM’e gitme ihtiyacı azalıyor ve yerini nakitsiz işlemlere bırakıyor. Bir anda nakit yok olmayacak olsa da orta üstü vadede daha da azalacağını öngörmek doğru bir yaklaşım olur.

Belki de uçtan uca işlev kazanmış ilk Finansal Teknoloji (Fintech) ürünü diyebileceğimiz ATM’ler, Kripto Varlıkların küresel anlamda bilinirliği yükseldiğinden beri Bitcoin ve diğer Kripto Varlıkların çekilebildiği ATM tiplerine dahi evirilmişdi. Bugün ise popüler öteki evrenlerden (Metaverse) biri olan Decentraland’da yer alıyor.

“Buna Gerek Var mı” sorusunu soranlar için ATM’in tarihsel sürecindeki dönüşüm önemli bir cevap olacaktır…
Simjian ve Barron’da çok eleştiri almışlardı, başta ilgi azdı ve gerek var mıydı diye düşünenlere maruz kaldılar ancak geride bıraktığımız 83 yıla damgasını vuran finansal teknolojilerden biri olan ATM’lerin sonraki adımını görmek için biraz beklemek gerekecek. Belki de merkeziyetsiz ortamda birçok müşterinin ihtiyaç duyduğu ve geleneksel bankalarda hissettikleri güven ve gizlilik duygusunu, öteki evrenlerdeki avatarları için satın alacakları dijital varlıklarda ve ödemelerde sanal ATM’leri kullanırken hissedebilirler. Başka bir bakış açısıyla, bu sanal ATM’lerin dijital cüzdan bağlantısı ile sanal gerçeklik gözlüklerinin temel yazılımlarında yer alabileceğini de görebiliriz.

Nasıl deneyimleyebilirim diye düşünenler için ise adres Decentraland’daki Airdrop Tower olacak.

Konuk Yazar: Cihan Sarı