Türk bankacılık sektörünün blockchain teknolojisine yaklaşımı heyecan ve merak uyandırmaya devam ediyor…

Türk bankacılık sektörünün blockchain teknolojilerine ilgisi sır değil. Bu kapsamda birçok iş birliği gündeme geliyor, örneğin Yapı Kredi ve Akbank, blockchain altyapısı Avalanche ile birlikte çalışacaklarını açıkladılar. Garanti BBVA’nın geçtiğimiz aylarda bir İK sitesinde yer alan kripto varlık uzmanı iş ilanı dikkat çekiciydi. Ayrıca birçok bankanın kripto varlık borsası açmak istediği, bu alanda satın alım girişimleri yürüttüğü aşikar.

Bankaların hem kripto varlık saklama hem de kripto para borsası işine girmelerine dair görüşlerini paylaşan SC Yönetim ve Danışmanlık kurucusu Dr. Soner Canko, “Blockchain teknolojisi sadece finans değil tüm sektörler için önemli fırsatlar barındırıyor, ancak bankalar maalesef bu fırsatı değerlendiremiyor” diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bankalar halen nasıl kripto para nasıl saklama hizmeti veririm ya da nasıl yüksek getiri imkanı sağlarım diye düşünüyor. Ancak bunun ötesine geçmek lazım.”

CoinDesk Türkiye’ye konuşan Akbank Bireysel Bankacılık ve Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Burcu Civelek Yüce ise “Banka olarak regülasyonlara uygun olarak projelerimizi şekillendiriyor, düzenlemelerce uygun görülen alanlarda en çok katma değer üreten işlere odaklanıp inovasyon çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bunun için iç kontrol ve hukuk ekiplerimizden de yardım alıyoruz” diyor.

Peki bankaların kripto varlık saklama ya da kripto para borsası açma girişimleri merkeziyetsiz dünyayı temel alan blok zincirinin doğasına aykırı değil mi? CoinDesk Türkiye’nin bu sorusuna yanıt veren ekonomi gazetecisi Erkan Öz, “Eğer ortada bir aykırılık varsa bugünkü kripto para borsaları da blok zincirinin doğasına aykırı. Elbette merkeziyetsiz çalışan borsalar da var, fakat bütün dünyada işlem hacmi anlamında bu işin öncüleri merkezi kripto para borsaları. Dolayısıyla eğer bugünkü merkezi borsalar blok zinciri dünyasına ters değilse, bankaların bu işe girmesi de o kadar ters olmaz.” Merkeziyetsiz finansa vurgu yapan Öz, kredi vermek gibi bankacılığın temel fonksiyonlarının artık burada da yapıldığını ve akıllı kontratlar sayesinde az sayıda personelle bu işlemlerin gerçekleştirildiğini söylüyor: “En büyüklerinin ortalama çalışan sayısı 50 ila 100 arasında değişir. Bankalar ise dünyada ortalama 10 bin personel çalıştırıyor. Yüzlerce, binlerce şubeyle çalışmak zorunda kalıyorlar. Blok zinciri teknolojisiyle daha az personel ve daha düşük maliyetlerle bu işi yapabilmeniz mümkün.”

Akbank ve Yapı Kredi’nin merkeziyetsiz finansa ilgisini de yorumlayan Öz, “Merkez bankalarının çıkardıkları dijital paralarla bankacılık sisteminin aracılık etmesine gerek kalmayacak. Bu yüzden de bankacılar ekonomi içerisindeki kendi fonksiyonlarını kaybetmemek adına çok daha fazla De-Fi tarzı projelere ilgi gösterecek.”

Öz’e göre bir diğer üzerinde durulması gereken husus ise müşteriden gelen talepler: “Müşteriler bugün karşılarında kripto para borsaları yerine bankacılık mevzuatına tabi olan bankalar görseler çok daha fazla yatırımcı kriptoya yönelecektir” diye konuşan Öz, ekliyor: “Ya büyük ihtimalle merkezi kripto para borsaları banka gibi regüle etmeye başlanacak, ya da bankalar bu işe doğrudan girecek. Bu da aynı kapıya çıkacak. Merkezi olarak bu işi yapan kripto para borsalarının en az bankalar gibi regüle edilmeleri gerekiyor.”

KaynakCoindesk Türkiye