2020 yılından beri İnsan Kaynakları alanında hibrit/uzaktan çalışma, online eğitimler, oyunlaştırma gibi pek çok yeni trend bu süre içerisinde öne çıktı. Bu kapsamda DZD Tech İnsan Kaynakları Uzmanı Ege Can Canko, bu trendler arasında bulunan ve kurum çalışanları için de uygulandığı kaydedilen “Haftada 4 Gün Çalışma” modelini geniş perspektifler ile ele aldı. İşte Medium‘da yayınlanan bu kapsamlı makalenin tamamı.
Haftalık 4 Gün Çalışmanın Tarihsel Süreci
1900’lerin başında haftada altı günlük çalışma düzenine karşı sendikaların gösterdiği tepki üzerine haftada beş gün çalışma düzeni oluşmuştu. O dönemin bazı girişimcileri sayesinde haftada 60 saatlik çalışma süresi 40 saate kadar inmeye başladı. Bununla birlikte gelecekte çalışma süresinin azalmaya devam edeceği öngörülmekteydi.
1928 yılında ekonomist John Maynard Keynes, mevcut dönemde teknoloji ve üretkenlik açısından yaşanan gelişmelerin sonucunda, gelecekte haftada 15 saat çalışmanın mümkün hale gelebileceğini öngörmekteydi. Keynes’in bakış açısı; Benjamin Franklin, Karl Marx, John Stuart Mill gibi o dönemin öne çıkan isimleri tarafından doğru görülmekteydi. İlerleyen süreçte 1956’da Richard Nixon vatandaşlarına “çok uzak olmayan bir gelecekte” sadece dört gün çalışma hakkına sahip olacakları sözünü vermişti.
İlerleyen dönemde bazı kurumlar çalışma düzeninde belirli denemeler yapmış olsa da uyguladıkları dönemin şartları neticesinde yeniden haftada 5 gün düzenine geri dönülmüştü. COVID-19 salgını neticesinde uzaktan çalışma oranının artması, esnek çalışma düzenlemelerine yönelik arzunun da artmasına neden oldu. Ülkemizde ise bu konuda ilk somut adımlarını atan DZD Teknoloji, Mart 2023 itibariyle 1’inci çalışma yılını dolduran tüm çalışanlarına haftada 4 gün çalışma sistemine geçirdiğini duyurdu.

Ülke Bazında Haftada 4 Gün Çalışma Düzeni Denemeleri
2015 ve 2019 yılları arasında İzlanda’ da 2.500 çalışan için ücret kesintisi olmaksızın çalışma saatlerinin haftada 35 saate indirildiği iki deneme yapıldı. Yapılan deneme sonrasında haftada 35 saat çalışmanın tükenmişlik ve algılanan stres gibi pek çok kriterde yapılan ölçümlemeler sonrasında çalışanların refahı, iş-yaşam dengesi ve stres seviyesinde olumlu sonuçlar doğurduğu tespit edildi. Bununla birlikte haftada dört gün çalışması gerekmeyen meslek dallarında çalışma saatleri 40’tan 35 veya 36 saate indirildi. Denemelerden elde edilen olumlu sonuçlar ışığında bu durum kalıcı hale getirilmişti.
2022 yılında Birleşik Krallık’ta haftalık 4 günlük çalışma düzeniyle ilgili bir pilot uygulama yapıldı. Yapılan bu uygulama Birleşik Krallık’ta bulunan 61 şirketindeki 2.900’den fazla çalışanı ve 30’dan fazla iş alanını kapsamaktaydı. Haziran 2022’den Aralık 2022’ye kadar sürmüş olan bu uygulama, şimdiye kadar gerçekleşmiş olan en büyük 4 günlük çalışma haftası pilot programı olarak öne çıkmıştı. Uygulama 4 Day Week Global, bağımsız araştırma kuruluşu Autonomy ile Oxford, Cambridge ve Boston Üniversitesi’nden araştırmacılarla gerçekleştirilmiştir.
Uygulama, haftada dört gün çalışma düzenine geçiş yapan şirketlerin yanı sıra önde gelen araştırma ve danışmanlık kurumlarının paylaştığı deneyimlerden yararlanarak hazırlanan atölye çalışmaları, koçluk, mentorluk ve çalışma arkadaşı desteği ile katılımcılar için iki aylık bir hazırlık sürecini içeriyordu. Farklı sektör ve büyüklüklerden bir dizi kuruluşu içeren şirketlerin, belirli bir çalışma süresi azaltma türü veya dört günlük haftayı katı bir şekilde uygulamaları gerekmiyordu. Süreç boyunca çalışanların maaşlarında değişiklik yapılmaması ve çalışanların çalışma sürelerinde gözle görülür bir azalma olmuştur.
Pilot deneme sürecine katılan 61 şirketin 56’sı haftada dört günlük çalışma düzenine devam etmeye karar verdi. Bu konuda öne çıkan avantajların bir kısmı çalışanların refahında görüldü. Süreçten önce ve süreçten sonra yapılan ölçekler üzerinden elde edilen veriler, çalışanların %39‘unun daha az stresli olduğunu ve %71‘inin tükenmişlik seviyelerinin azaldığını göstermektedir. Buna ek olarak kaygı, yorgunluk ve uyku sorunları azalırken, zihinsel ve fiziksel açıdan olumlu etkilendi. İş-yaşam dengesi açısından da benzer bir sonuç görüldü. Çalışanların ayrıca işlerini hem ailevi hem de sosyal sorumluluklarıyla dengeleme fırsatı kolaylaştı. %54‘ü için iş ile ev işlerini dengelemek daha kolay olmuştur ve çalışanlar ayrıca evlerinin mali durumundan, ilişkilerinden ve zamanlarının nasıl yönetildiğinden daha memnun olmuşlardır. Çalışanların %60‘ı ücretli iş ile bakım sorumluluklarını birleştirme becerisinin arttığını, %62‘si ise iş ile sosyal hayatı birleştirmenin daha kolay olduğunu belirtmiştir.
Avustralya’da normalde haftada beş gün çalışan işçiler, Ağustos 2022‘de 20 şirkette pilot programını uyguladı. Sürecin sonucunda şirketler 4 günlük hafta denemesinin genel etkisini 10 üzerinden 8,2 olarak değerlendirdi. Yeni çalışan çekme oranı 10 üzerinden 8.3, haftada 4 günlük çalışma düzeni içerisinde proje verimliliği 7 ve genel performansı 6.8 olduğu şeklinde değerlendirildi. Çalışan başına alınan hasta ve kişisel izin günlerinde %44,3 ve ortalama istifa oranlarında %8,6 oranında düşüşler görüldü. Şirketlerin %95‘i 4 günlük hafta modeline devam etmek istedi. Çalışanlar, 4 günlük çalışma haftası denemesini 10 üzerinden 9 olarak değerlendirdi ve %96‘sı devam etmek istedi. Katılımcıların yarısından fazlası (%54), süreç içerisinde üretkenlik bakımından en iyi dönemine kıyasla arttığını belirtti. Katılımcıların neredeyse tamamı (%96) iş saatlerini azalttı, %88’i de haftada ekstra bir gün izin aldı.
Çalışanların tükenmişlik düzeylerinde %64’ü azalma yaşandı ve %38’inin stres seviyesi düştü. İşçilerin neredeyse yarısı negatif duygularında azalma yaşadı. %62’si pozitif duygularının arttığını bildirdi. Çalışanların %65’i 4 günlük çalışma haftasında zamanlarından daha memnun oldular. İş ve aile arasındaki çatışma %49 ve %48 oranında azaldı. Egzersiz sıklığı ve süresi örneklemin önemli bir kısmında arttı ve heteroseksüel ilişkilerdeki birçok erkek ev işleri ve çocuk bakımına daha fazla katkıda bulundu. Deneme sonuçları, işletmelerin ve çalışanların 4 günlük çalışma haftası modeline net bir tercih gösterdiğini gösteriyor ve gelecekte daha geniş bir kabul için umut vadetmektedir.
Aynı çalışmanın uygulandığı Yeni Zelanda’da yapılan deneme sürecinin etkisi 10 üzerinden 8.2 olarak değerlendirildi. Çalışanlar, haftada 4 gün çalıştıkları süre içerisinde %38’i daha az stres hissetti ve tükenmişlik oranı %66 azaldı. Ayrıca egzersiz yapma oranı, uyuma süresi ve zaman algısı bakımından pozitif etkilendi. Yoğun zaman gerektiren projelere zaman ayırma fırsatı ve iş-yaşam dengesi açılarından da olumlu yansımaları oldu. Kurumların işe gelmeme oranında %44 gibi gözle görülür bir düşüşe ek olarak istifa oranları da %9 azaldı. Çalışanların %10’u maaş değişikliğine rağmen beş günlük çalışma düzenine dönmek istemediklerini söyledi. Çalışanların %33’ü dört günlük çalışma haftasına geçtikten sonra %26- %50 aralığında bir maaş artışı halinde beş günlük çalışma düzenine dönebileceklerini söyledi. Sosyal açıdan bakıldığında ise cinsiyet eşitliği ve çevresel etki açısından da olumlu sonuçlar ölçümlendi.
Bu yazıyı yazarken Almanya, Intraprenör ve 4 Day Week Global tarafından düzenlenen en büyük dört günlük çalışma haftası pilot projesine başlamaya hazırlandığını açıkladı. Almanya’daki şirketler, 21 Eylül 2023’ten Şubat’tan Aralık 2024’e kadar gerçekleşecek sürece isteyen şirketler katılmak için kaydolabilir. Almanya’nın bu denemesi 2022 yılında Birleşik Krallık tarafından 61 şirketin çalışma saatlerini haftada dört güne indirdiği ancak verimlilik düzeylerini koruduğu ve çalışanlara beş günlük hafta ile aynı ücreti ödediği denemesine benzer olacak.
Almanya’daki denemeye kaydolan şirketlerin süreç başlamadan iki ay önce bir planlama ve işe alıştırma sürecine katılacak. Bu sürecin en iyi şekilde kolaylaştırılması açısından görevler ve iletişim yöntemlerinin nasıl organize edileceği konularında danışmanlık desteği verilecek.
Sürecin ikinci aşamasında şirketlerin çalışanları altı aylık süre boyunca verimlilikleri ve iş-yaşam dengelerinin nasıl etkilediğine ilişkin düzenli olarak verilecek anketleri düzenli olarak yanıtlayacaklar. Çalışanların yanıtlayacağı anketlerden elde edilen veriler Münster Üniversitesi’nin bir araştırma ekibi tarafından analiz edilecek.
Bu arada, Avrupa’nın en büyük sanayi sendikası IG Metall, Almanya’daki tüm metal işçileri için dört günlük bir hafta uygulaması getirmek üzere görüşmelerini sürdürüyor.

Haftada 4 Gün Çalışma Modelini Uygulayan Küresel Kurumlar
Bu konuda ilk olarak Microsoft’un 2019 Ağustos’ta Japonya ofisinde uyguladığı “Work Life Challenge 2019“ geliyor. Microsoft, bu pilot sürecin üretkenlik, motivasyon, refah ve iş tatmini üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçladı. Microsoft, süreç içerisinde çalışanların maaşlarında herhangi bir değişiklik yapmazken bu süre içerisinde haftanın dört günü 8 saat olmak üzere haftalık çalışma süresini 32 saat olarak güncelledi. Ofislerin her cuma günü kapatılmasıyla birlikte, çalışanların hafta sonu tatilleri üç güne çıkarıldı. Microsoft, bu süreci personellerin benimsenmesi için;
- Tam zamanlı çalışanlara özel ücretli izin imkânı,
- Toplantıların 30 dakika ile sınırlandırılması,
- Yüz yüze toplantılara alternatif olarak online toplantıların teşvik edilmesi,
- Kişisel gelişim, seyahatler ve sosyal katkı faaliyetleriyle ilgili harcamalara yönelik destek programlarını da içeren bir çalışan destek programı uyguladı.
Buna ek olarak sürecin kusursuz bir şekilde uygulanması için üç temel nokta belirlendi:
1. İzinler
Microsoft, çalışanlarına ek ücretli izin vermek yerine, çalışanlarının mevcut ücretli izinlerini yıl sonu ve yılbaşı tatillerinde de kullanabilecekleri şekilde düzenledi. Bu yaklaşım, çalışanlara izin alma konusunda esneklik sağladı.
2. Verimli Zaman Yönetimi
Microsoft Japonya, maksimum toplantı süresini 30 dakika olarak belirleyerek etkili iş birliği ve iletişim için Microsoft Teams’den yararlanarak “iletişim görgü kurallarını” destekledi.
3. Mücadelenin Tadını Çıkarın
Programa canlılık kazandırmak için çalışanların katılımını artırmayı amaçlayan şirket içi yarışmalar düzenlendi. Bu yarışmalar; personeli boş zaman, çalışma stratejileri ve beceri geliştirme fırsatlarıyla ilgili yenilikçi fikirleri paylaşmaya teşvik etti.

Sürecin sonunda elde edilen verilere göre;
- Genel çalışan verimliliğinin %40 arttığı,
- Çalışanların bu süreç içerisinde %25 daha az izin kullandığı,
- Çevrecilik açısından elektrik maliyetlerinin %23, baskı maliyetlerinde ise %58,7 oranında azalma görüldüğü,
- Bütün toplantıların %46’sı yaklaşık %50 oranında kısaltılarak bir saatten 30 dakikaya indirildiği,
- Soru sorma veya açıklama yapma konusunda ilgili kişiyle, yüz yüze iletişim kurma becerisinin geliştiği tespit edilmiştir.
Ev ve kişisel bakım konusunda öne çıkan şirketler arasında bulunan Unilever ise geçtiğimiz senenin Kasım ayında Yeni Zelanda’da başladığı Haftada 4 Günlük Çalışma deneyini sürdürdüğünü ve bu deneme sürecine Avustralya’nın da genişletildiğini duyurdu.
Unilever’in Yeni Zelanda’da 18 ay içerisinde 80 çalışanın tamamını ölçümlediği pilot uygulamada, elde edilen sonuçlar neticesinde 4 gün çalışma kararı alındı. Sürecin bir parçası olarak, personel maaşlarında bir değişiklik olmazken, haftalık çalışma süresi %20 azaldı ve verilen işlerin yüzde 100 tamamlanması taahhüdünde bulunuldu.
Unilever’in Yeni Zelanda’da uyguladığı süreçten elde edilen sonuçlar, gelir artışı da dahil olmak üzere iş hedeflerine karşı olumlu sonuçlar gösterdi. Personelin büyük çoğunluğunun işe bağlılığı arttı, devamsızlık yüzde 34 azaldı, bireysel refah iyileşti ve stres seviyesi%33 oranında azaldı. Bu arada, iş yerinde güç ve canlılık hissi %15 oranında arttı. İş/yaşam çatışması %67 oranında azaldı.
Paydaşlar ve ortaklar bu süreci olumlu karşılayarak ekibin verilen işlerin zamanında ve yüksek kalitede tamamladığını kabul etti.
Mevcut teknolojiden yararlanmak Yeni Zelanda’daki sürecin başarılı sonuçlanması için etkili oldu. Personel, hafta boyunca minör katkı sağlayacak projeleri, süreçleri ve protokolleri kaldırmaya yönlendirildi. Böylece en önemli konular üzerinde çalışmak için zaman kazanmaları sağlandı. Ekipler lojistik üzerinde çalışmaya aynı zamanda iş sürekliliğini sağlamak için bireysel ve ekip planları geliştirmeye teşvik edildi. Değişim önerileri arasında daha düşük sıklıkla daha verimli toplantılar gerçekleştirme, e-postalara daha az kullanılası ve Microsoft Teams gibi uygulamaların benimsenmesi gibi öneriler yer aldı.

Haftada 4 Gün Çalışma Üzerine Yapılan Araştırmalar
Stanford Üniversitesi tarafından yürütülen derinlemesine bir araştırma, 4 günlük çalışma haftası ile üretkenlik arasında açık bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Şaşırtıcı bir şekilde çalışmada haftada 5 gün çalışanların haftada 4 gün çalışanlara kıyasla üretkenliklerinin azaldığını ortaya koydu.
Verimlilik açısından fazla çalışmanın olumsuz etkilerinin gözlemlendiği araştırmada, haftalık 60 saatlik çalışma süresinin 40 saate düşürülmesiyle gözle görülür bir fark ortaya çıktığı dikkat çekti.

Haftada 4 Gün Çalışmanın Olumlu Etkileri
- Haftalık çalışma süresinin azalması üretkenliği artırırken bu süre zarfında tamamlanan iş adedinde azalma görülmemiştir.
- Çalışanların işleriyle ilgili yaşadıkları baskı önemli ölçüde azalır.
- Esneklik ve iş-yaşam dengesi konularındaki olumlu artış çalışanların refahını artırır. Ayrıca çalışanların üretken kalmaları ve işlerine bağlılığı güçlü bir teşvik olabilir.
- Haftalık çalışma modelinin standart düzenden 4 güne geçmesiyle çalışanlar kendilerine fiziksel ve mental açıdan daha iyi bakabilecektir.
- Çalışanlar, çalışma saatlerindeki azalmayla daha fazla odaklanma ve bağlılığa sahip olabilir.
- Şirketlerin işletme maliyetleri açısından tasarruf etme opsiyonları bulunabilir.
- İşe başvuru oranı, kurum bağlılığı, cinsiyet eşitliliği, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi kurum kültüründe öne çıkan kriterler açısından artışlar görülebilir.
Haftada 4 Gün Çalışmanın Barındırdığı Riskler/Geliştirilmesi Gereken Alanlar
- Bu modelin herkes için uygun olmama potansiyeli bulunuyor. Bazı çalışanlar işlerini halletmek için çalışma temposu daha düşük bir şekilde haftada 5 günlük çalışmayı tercih edebiliyor.
- Haftalık iş planının sıkıştırılması, çalışanlar üzerinde fazla stres ve baskı yaratarak tükenmişlik sendromu yaşama olasılığını arttırabilir.
- Müşterileriyle sürekli iletişim halinde olması gereken kuruluşların müşterilerin ihtiyaçlarını karşılama konusunda problem yaşama potansiyeli artar.
- Haftada 4 günlük çalışma modelinin “yenilikçi” etkisi geçtikten sonra yavaş yavaş bir lüksten ziyade bir hak olarak görülme potansiyeli bulunabilir.
- Farklı sektörlerde kendine özgü gereksinimlerin bulunması nedeniyle haftada dört günlük çalışma modelinin her sektöre veya mesleğe uygun olmama ihtimali de mevcuttur.

DZD Teknoloji’de Haftada 4 Gün Çalışma Sistemi’ne Geçiş ve DZD Çalışanlarının bu konudaki görüşleri
DZD Teknoloji olarak 2023 yılının Mart ayında birinci yılını geride bırakan tüm çalışanlara haftada dört gün çalışma fırsatı sunuluyor. İnsan ve Kültür Ekibi olarak çalışanlarla gerçekleştirdiğimiz birebir görüşmelerimizde haftada dört gün çalışma düzeni hakkında memnuniyetlerini sorguladık. Bu konuda %97,5 oranında olumlu geri dönüşler aldık.
Yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz.
Yazar: Ege Can Canko
Kaynakça
- https://en.wikipedia.org/wiki/Four-day_workweek
- https://www.bbc.com/news/business-62966302
- https://4dayweek.io/countries
- https://www.iamexpat.de/career/employment-news/germanyset-to-launch-its-largest-ever-4-day-week-trial
- https://www.aabri.com/VC2020Manuscripts/VC20032.pdf
- https://autonomy.work/wp-content/uploads/2023/02/The-results-are-in-The-UKs-four-day-week-pilot.pdf
- https://cs.stanford.edu/people/eroberts/cs181/projects/crunchmode/econ-hours-productivity.html
- https://www.marketingturkiye.com.tr/haberler/4-gun-alisma/#:~:text=T%C3%BCrkiye’de%20bir%20teknoloji%20%C5%9Firketi,g%C3%BCn%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fma%20modeli%E2%80%9Dne%20ge%C3%A7ti%E2%80%A6&text=2019%20y%C4%B1l%C4%B1nda%20kurulu%C5%9Fundan%20bu%20yana,g%C3%BCn%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fma%20uygulamas%C4%B1na%20ge%C3%A7ti%C4%9Fini%20duyurdu.
- https://www.4dayweek.com/news-posts/unilever-australia-amp-new-zealand-expands-four-day-work-week-trial-following-encouraging-results


