Herbalife’ın IPSOS iş birliğiyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre kadınların yüzde 59’u aile ve bakım sorumluluklarını en önemli önceliği olarak görüyor. Finansal stres, kadınların ruh sağlığını doğrudan etkilerken, kişisel iyi oluş ise çoğu zaman ikinci planda kalıyor.
Herbalife’ın IPSOS iş birliğiyle Türkiye’de 1.000 kadınla gerçekleştirdiği araştırma, kadınların yaşam önceliklerine dair dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre kadınların yüzde 59’u aile ve bakım sorumluluklarını en önemli önceliği olarak görüyor. Bu oran kariyer ilerlemesi (%21) ve kişisel gelişimin (%34) belirgin şekilde üzerinde yer alıyor. Araştırma, kadınların yalnızca aile içinde değil, hayatlarının her evresinde başkalarını kendilerinden önce konumlandırdığını gösteriyor.
“Veriler, birçok kadının bakım sorumluluklarını finansal baskılarla birlikte dengelemeye çalıştığını gösteriyor”
Araştırma, kadınların finansal güvenliği önemli bir öncelik olarak gördüğünü ancak bu alanda kendilerini yeterince güçlü hissetmediklerini ortaya koyuyor. Kadınların yüzde 44’ü finansal güvenliği hayatlarındaki ilk üç öncelik arasında gösterirken, yalnızca yüzde 13’ü güçlü bir finansal güvenlik hissine sahip olduğunu belirtiyor. Katılımcıların sadece yüzde 16’sının kişisel birikimi veya acil durum fonu bulunuyor ve yüzde 15’i iyi iş fırsatlarına sahip olduğuna inanıyor.
Finansal baskı, kadınların ruh sağlığı üzerinde de doğrudan etkili. Kadınların yüzde 60’ı finansal stresin ruh sağlıklarını olumsuz etkilediğini ifade ediyor. Dört kadından üçü (% 75) kendi sağlıklarına yatırım yapmak için daha fazla zaman ya da paraya sahip olmak istediğini söylüyor. Katılımcıların yüzde 44’ü sık sık ya da neredeyse her gün stresli hissettiğini belirtirken, yüzde 15’i her gece altı saatten az uyuduğunu paylaşıyor.
Kadın sağlığı uzmanı ve pratisyen hekim Dr. Anita Raja, konuya ilişkin şunları söyledi: “Birçok kadın, bakım sorumlulukları ile kariyer ve finansal baskıları aynı anda taşıyor. Uzun süre devam eden bu stres; uyku düzenini bozabilir, bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve tükenmişlik riskini artırabilir. Bazı baskılar yapısal olsa da küçük ve istikrarlı adımlar iyi oluşu korumaya yardımcı olabilir. Düzenli uykuya öncelik vermek, iş ve bakım sorumlulukları arasında daha net sınırlar koymak ve erken dönemde finansal danışmanlık almak uzun vadeli stresi azaltabilir. Sağlığınızı korumak ve kendinizi önceliklendirmek bencillik değil; önleyici bir yaklaşımdır. Üstelik bu, sadece sizi değil, size ihtiyaç duyanları da güçlendirir.”
Kadınlar iş ve yaşam dengesini sağlayacak esneklik arıyor
Çalışan ya da iş arayan kadınların neredeyse yarısı, yüzde 48’i, esnek çalışma modellerinin hayatları üzerindeki kontrolü yeniden kazanmalarına yardımcı olacağına inanıyor. Bu beklenti, çalışma biçimine ilişkin bir tercih olmanın yanında iş, aile ve kişisel yaşam arasında daha sağlıklı bir denge kurma isteğini yansıtıyor. Kadınların yüzde 43’ü daha kısa çalışma saatlerini, yüzde 41’i ise haftada daha az gün çalışmayı tercih edeceğini dile getiriyor. Tüm bu veriler, kadınların gelir elde ederken bakım sorumluluklarını ve kendi iyi oluşlarını sürdürülebilir biçimde yönetme ihtiyacına işaret ediyor.
Araştırma, iyi oluşun arkasındaki sosyal desteğin gücünü de ortaya koyuyor. Kadınların yüzde 42’si aile ve arkadaş desteğinin kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olacağını belirtirken, yüzde 35’i birlikte egzersiz yapabilecek birinin varlığının motivasyon sağlayacağını ifade ediyor. Bu tablo, kadınların sağlıklarını önceliklendirmelerinde sosyal desteğin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.


