FinTech merkezleri arasında önemli ve stratejik bir konumu olan Lüksemburg’da faaliyet gösteren Luxembourg House of Financial Technology – LHOFT İşbirlikler ve Ekosistem Yöneticisi Alex Panican ile özel bir röportaj gerçekleştirdik.

You may also read this interview in English.

Kendiniz, şirketiniz ve ürünleriniz ya da hizmetleriniz hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

LHoFT, Kamu-Özel bir ortaklığı ile kurulmuş bir girişim. Kısacası, faaliyetlerini Avrupa Lüksemburg pazarına giriş yapmak isteyen girişimler bir platform sunuyoruz. Girişimcileri düzenleyiciye, yatırımcılara ve ticari ortaklarla bir araya getiriyoruz. Kolaylaştırıcı rolümüzün ötesinde, FinTech ekosisteminde katalizör rolü oynuyoruz. Girişimlere, fikirler, teknolojiler geliştiriyoruz ama aynı zamanda konuyla ilgili eğitimler de önemli.

Avrupa’daki ekosistemi ve fırsatları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz FinTech şirketlerine yardım eden bir vakıfız. Avrupa’daki FinTech ekosistemi, Lüksemburg, Berlin, Amsterdam veya Paris’te her geçen gün daha da büyüyor.

Lüksemburg’da Fintech ekosistemi hızla büyüyor. Brexit’ten sonra Lüksemburg Avrupa’daki ilk finansal merkez olacak. Zaten halihazırda dünyadaki en büyük ikinci fon endüstrisidir ve 170 bankayla daha önemli bankacılık bölgelerinden biri.

Brexit’in FinTech’ler üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasının FinTech’in yeni kurulumları üzerinde büyük bir etkisi yok. Maliye ve Teknoloji Dünyası Brexit’ten (kişisel görüş) sonra hala başarılı olacaktır. Bununla birlikte, İngiliz Fintech girişimleri Avrupa Bölgesi pazarını hedeflemek istiyorlarsa şirket merkezlerinin konumlarını yeniden düşünmek zorunda kalacaklar.

Türkiye’nin finansal ve FinTech görünümü hakkında ne düşünüyorsunuz?

İtiraf etmek gerekir ki, FinTech’in Türkiye bakış açısı hakkında pek fazla şey bilmiyorum. Ancak Lüksemburg ve Türkiye’nin ekosistemlerimizi iyileştirmek adına işbirliği yapmaları için büyük bir fırsat olduğunu düşünüyoruz.

Türkiye her zaman Doğu / Batı kültürleri, ekonomileri ve fikirleri arasındaki köprü olmuştur ve olacaktır. Tarfin gibi başarı öyküleri Türkiye’nin FinTech dünyasında oynayacağı kilit bir role sahip mükemmel bir örnektir ve Lüksemburg bu dünyanın bir parçasıdır.

FinTech’in genel olarak yükselen eğilimi ile önümüzdeki yıllarda bankalar, finans kuruluşları ve FinTech şirketleri için karşılaşılabilecek zorluklar, tehditler ve fırsatlar neler? Bu konuları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tehditler: Bankalar ve finansal kurumlar hızlı bir şekilde yenilenmiyor.

Zorluklar: Teknoloji ve yeniliklerdeki yeterliliklerini arttırmak. Finansal kurumlar, yenilik yetenekleri ve EQ ve müşteriler için en alt seviyede.

Bankalar için fırsatlar: Teknolojileri kullanarak yeni gelir yöntemleri ve maliyet tasarrufu sağlanabilir.

FinTech şirketleri ve yeni teşekküller için önerileriniz neler?

Çok pragmatiğiz. Önerim “hızlıca ve çok önemli bir şey inşa etmek” için “hemen yapın”: İşbirliği yapın. Pek çok kez, girişimciler (FinTech’in ya da değil) sadece düşünerek ve odaklanarak çok fazla zaman harcıyor. Ana konu işbirliği.

LHOFT hakkıda daha fazla bilgiyi Web Sitesinde bulabilirsiniz.