Robo Advisor

Kara para aklama tespit sistemleri, chatbot’lar, yapay zeka, robo-danışmanlar ve dahası. Bankalar yeni çağın teknolojiyle dolu ortamında bir kaosun içine girmeden nasıl ilerleyebilir?

Ne yapsalar yetmeyecek gibi görünüyor. Bankalar ve genel olarak finans sektörü hiç şüphesiz teknolojiyi kullanma konusunda pek çok sektörden daha önde. Kimileri erken adımlarla yol almaya çalışırken kimileriyse bekle – gör politikası ile daha sağlam adımlarla ilerlemeyi tercih ediyor. Ancak her iki durumda da istenilen sonuçlara ulaşılamaması ihtimali söz konusu. International Banker’de konuyla ilgili bir makale yayınlayan Gavagai’nin kurucu ortağı ve CEO’su Lars Hamberg, “Automation in Banking” başlıklı yazısında bankaların otomasyon çağındaki adımlarını sorguluyor.

Günümüzde modern şirketlerin müşterileri hakkında hemen her şeyi bilmek istediklerini kaydeden Hamberg, bu istekleri kimlerle çalıştıkları, neleri aradıklarını, alışveriş alışkanlıkları, ödeme tercihleri gibi başlıklarla özetliyor. Spotify ve Tinder gibi dijital ortamda doğmuş şirketlerin müşterilerini anlamak ve onlardan bir adım önde olmak adına yüz milyonlarca hareketi düzenli olarak analiz ettiğini belirten Hamberg, bankaların dijital dünyadan öğreneceği çok şey olduğuna dikkat çekiyor.

Bankaların çoğu etkinliğin dijital ortamda ve genellikle akıllı telefonlarla gerçekleştiği yeni dünyaya uyum sağlayıp daha çevik hale gelme konusunda eksiklikleri olduğunu ifade eden Hamberg, bugüne kadar sektör temsilcilerinin daha çok arka ofis uygulamalarını otomatize hale getirmek, dolandırıcılık ve kara para aklama tespitini teknoloji yardımıyla geliştirmek üzerine çalıştığını belirtiyor.

Bankaların teknoloji dostu imajının pratikte işlemediğine inandığını kaydeden Hamberg, pek çok kurumun diğer sektörlere oranla geride kaldığına vurgu yapıyor. Bankaların şu dönemdeki moda başlıklarını Chatbot’lar ve robo-danışmanlar olarak niteleyen Hamberg, çoğu uygulamanın birkaç dilde çalıştığını, ancak bir çeviri katmanı kullanılması durumunda performanslarının düştüğüne dikkat çekiyor.

Başarılı bir robo-danışman için üç koşul

İsveç merkezli, müşteri ilişkileri yönetimi ve çok dilli analiz konularında uzmanlaşan Gavagai’nin CEO’su Hamberg, yazısında robo-danışmanları detaylı bir şekilde ele almış. Başarılı bir robo-danışman uygulaması için üç koşulun yerine getirilmesi gerektiğini belirten Hamberg, bunlardan ilkini farklı yatırım tercihlerini içeren portföy bileşenlerine yönelik başarılı tavsiyelerde bulunma olarak tanımlıyor. Hazırlanacak modellerin her bir birey için farklılaştırılmış tavsiyelerde bulunması gerektiğini kaydeden Hamberg, portföyün tümü için seçilecek risk profilinin bireyler özelinde geçerli olmayabileceğine dikkat çekiyor.

Teorik olarak aynı riske sahip varlıkların benzer getiriler sağlaması kavramının gerçek hayatta karşılığı olmayan bir iddia olduğunu belirten Hamberg, gerçek hayattaki getiri oranlarının farklı risk tercihlerinin bir sonucu olduğunu ifade ediyor. Yatırım stratejisindeki riskin sadece varlığın riski açısından değil, zaman ufkuna da bağlı olduğunun altını çizen Hamberg, robo-danışmanların çok boyutlu bir risk konseptini analiz eden gelişmiş yapay zeka uygulamaları içermesi gerektiğini belirtiyor.

Hamberg, robo-danışmanlara yönelik ikinci başlığında ise danışmanlık modellerini değerlendiriyor. Bu konuda önyargıların son derece etkili olduğunu kaydeden Hamberg, finansal sistemdeki müşterilerin artan riski ödeyen taraf olduğunu, bunu gidermek için uzun yıllardır devam eden yapay zeka çözümleri geliştirildiğini belirtiyor.

Hamberg’in üçüncü maddesi içinse “insani bakış” demek mümkün. Makinelerin gerçek işinin insan kapasitesinin ve algısının ötesinde modelleme olduğunu belirten Hamberg, buna karşın konunun sosyal boyutunun ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Teknolojik yöntemlerle desteklenen, ama insan görüşünün de dahil edildiği hibrid modellerin gerek kârlılık, gerekse müşteri memnuniyeti açısından daha faydalı bir çözüm olduğunun ortaya çıktığını ifade eden Hamberg, robo-danışmanların geliştirilmesinde bu konunun ihmal edilmemesi gerektiğini belirtirken regülasyonlar tarafında da doğru adımların atılması gerektiğini belirtiyor.

İlgili yazının orijinaline bu linkten ulaşabilirsiniz.