Cordoba Capital Genel Müdürü ve “Heaven’s Bankers: Inside the Hidden World of Islamic Finance” isimli kitabın yazarı Harris Irfan, şeriat kurallarına uygun biçimde işleyen İslami FinTech’lerin, Batı ekonomisini güçlendirecek yapıya sahip olduğunu iddia etti.

Forbes’un internet sitesinde yazı kaleme alan Irfan, İngiltere’de yaşanan bir Müslüman olarak günümüzde İslam’ın Birleşik Krallık ve ABD’de birçok insana korkutucu bir sözcük olarak geldiğini söyledi. İslam hukukunun ve şeriatın yabancılar tarafından şeytanlaştırıldığı bir çağda; adalet, eşitlik ve şeffaflık ilkelerinin benimsendiği ekonomik bir modelin, farklı inançlara sahip insanları bir araya getirme ve zenginlik oluşturma gücü olduğuna da inandığını belirtti.

Avrupa, Ortaçağ İslam felsefesinden ilham aldı

Batı’da bazı insanlar arasında paniğe neden olan İslam’ın, Batı ülkelerinde nadiren araştırılan bir tarih dalı olduğunu, dönüşüm ve kapsayıcılık açısından sanılanın aksine çok daha ileri seviyede bulunduğunu ifade etti. İslami hukukun binlerce yıllık gelişmeyi kapsadığını söyleyen Irfan, Avrupa’nın karanlık çağları yaşadığı dönemde İslam medeniyetinin matematik, astronomi, tıp, sanat, mimarlık, tarım ve ekonomide önemli derecede ilerleme kaydettiklerini de hatırlattı. Avrupa rönesansının, Ortaçağ İslam felsefesinden büyük ölçüde esinlendiğini söyleyen Irfan, değişen dünyanın taleplerine uyarlanmış organik ve canlı bir şeriat imal ettiklerini öne sürdü.

Sömürgecilik sonrası dünyanın oryantalist görüşünün artmasıyla birlikte, diğer kültürlerin İslam’ı görmezden geldiklerini savunan Irfan, günümüz dünyasının aşırı politik ve ideolojik düşünceler üzerine kurulmuş olmasından dolayı, İslami finans endüstrisinin kültürler arasındaki uçurumu aşmak için köprü kurmasına fayda sağlayacağını düşündüğünü söyledi.

Günümüz ekonomik modellerin varlık destekli reel ekonomiye dayalı olduğunu vurgulayan Irfan, finansın zenginlik yaratmak için yalnızca bir katalizör görevi gördüğünü belirtti. Zenginliğin sadece para sahibi olma eylemiyle oluşturulamayacağını ifade eden Irfan, gerçek endüstriye yatırım yapılması gerektiğini söylerken, risklerin ve ödüllerin adil paylaşılmasının da zorunlu olduğuna parmak bastı.

İslami finans “ters mühendislik” yöntemiyle çalışıyor

İslami finansın önemli bir sorunla karşı karşıya olduğunu da söyleyen Irfan, İslami bankaların borç temelli bankacılık ürünlerinin “ters mühendislik” mantığı ile oluşturulduğunu, İngiltere’de İslami bankacılığa kıskanılacak ölçüde destek verilmesine karşın ticari geçerliliği sağlamak için yeniden yapılandırma ihtiyacı duyduklarını da söyledi.

Birleşik Krallık’ın dünya lideri haline gelmesini sağlayacak en önemli unsurun “İslami FinTech” olacağını savunan Irfan, banka dışı finansmanın, doğal olarak İslami finans ilkeleriyle örtüştüğünü vurguladı. Geleneksel bankacılık ürünlerine kıyasla, İslami bankacılığın FinTech sistemine çok daha uyumlu olduğunu belirten Irfan, İslami FinTech kombinasyonunun heyecan verici olmasının yanında güçlü de olacağını düşündüğünü söyledi.

Londra’nın FinTech şirketleri için en üst sıralarda yer alan Singapur, New York ve Silikon Vadisi ile yarıştığını hatırlatırken, Birleşik Krallık Hazinesi’nin iddialı bir FinTech politikası izlediğini de ortaya attı. Londra’nın FinTech ekosisteminde resmen bir dünya lideri haline geleceğine inandığını ifade eden Irfan, küresel İslami finansın oyunun kurallarını değiştirme potansiyeline sahip olduğunu da söyledi.

İslami finansmanın; finansın demokratikleştirilmesi, kapsayıcı olması, tüm toplum için etkin kılınması ve tüm inançlı insanları bir araya getirme açısından önemli rol oynadığının da altını çizdi.