Hepimiz hikaye dinlemeyi severiz. Çocukluğumuzda anlatılan hikayeler ile başlayan ve belki de yaş ilerledikçe önemi gittikçe artan bu ortak zevk, bir tesadüf değil. Anlatan kişiyi pür dikkat dinlememizi sağlayan, merak ve öğrenme isteği uyandıran, duygulara dokunan hikayeleştirme yöntemi iş hayatında da pek çok kişinin kullandığı etkili bir iletişim aracı oldu.
Bu yazımda, makalelerden toparladığım, işinizle ilgili vermek istediğiniz ana mesajı hikayeleştirmenizi sağlayacak 8 farklı yöntemden bahsedeceğim. Sonrada bugüne kadar kendi tecrübelerimden yarattığım ipuçlarını aktaracağım.
Tabii öncelikle hikayeleştirmenin ne olduğuna açıklık getirelim.
Gerçek bir olayın mimik ve ses tonu kullanılarak tiyatral bir şekilde aktarımından farklı olarak hikayeleştirme, verilmek istenen ana mesajın dinleyicilere en etkili şekilde ulaştırılabilmesi için konular arasında anlamlı bağ kurabilmeyi gerektiren bir anlatım tekniğidir.
- Yaptığınız işi hikayeleştirmenize ve dinleyicilere sesinizi duyurmanıza yardımcı olacak hikayeleştirme yöntemlerinden ilki, mesajınıza uygun bir kahraman yolcuğu (monomyth) yaratmak. Kahramanın bilinenden bilinmeze olan yolculuğunu ve bu süreç boyunca başından geçenleri aktarmayı sağlayan bu yöntem, kendinizi tanıtırken ya da risk almanın faydalarından bahsederken kullanabileceğiniz etkili bir teknik.
- Üst üste gelen zorluklarla nasıl başa çıktığınızı anlatmak, konuşmanızda zincirleme olaylardan bahsetmek için, dağ (mountain) tekniği ile hikayeleştirme kurgusu oluşturabilirsiniz. Dağ tekniği, dinleyicilerde dizi izlemeye benzer bir etki yaratacak; konuşma aralarındaki iniş çıkışlar dinleyicilerin dikkatini sürekli canlı tutmanızı sağlayacaktır. Ana olaya gelene kadar zirveye yavaş yavaş tırmanırsınız.
- Vermek istediğiniz ana mesajı birden çok örnekle desteklemek, bu sayede dinleyicileri ikna kabiliyetinizi artırmak isterseniz iç içe daireler (nested loops) yöntemini kullanabilirsiniz. Örneğin, müşterilerine sigorta satışı gerçekleştirmek isteyen acentelerin, yaşanmış örnekler ile sigorta poliçelerinin önemli bir güvence kaynağı olduğunu anlatması, dinleyicinin empati kurmasını ve sigorta almaya ikna olmasını destekleyen bir teknik olacaktır. İç içe daireler yönteminde dikkat edilmesi gereken, anlatılan örneklerin birbiri ardına açılması ve sonuçların hikayenin en sonuna bırakılmasıdır.
- Karşılaştırmalı anlatım (sparklines) yöntemiyle ise, dinleyicilerin mevcut durum ve önerilen çözümü karşılaştırması ve bu yolla ortak bir çözüm hayali yaratılması sağlanabilir. Siyasetçilerin sıkça başvurduğu bu yöntemin belki de en iyi örneklerinden biri, ırkçı uygulamaların olmadığı bir dünya hayalini paylaşan Martin Luther King’in “I have a dream” konuşmasıdır.
- Dinleyicileri ilk saniyeden itibaren kendinize çekmek, hatta onlara küçük bir şok yaşatmak istiyorsanız, her şeyin ortasından başlama (in medias res) yöntemine başvurabilir; hikayenizin en can alıcı noktasını konuşmanızın başında dile getirebilirsiniz.
- Öte yandan, zıt fikirlerin bir araya gelmesi ile ortaya çıkan bir başarı hikayesi anlatmak, güçlü işbirliklerinden bahsetmek için ise, kesişen fikirler (converging ideas) yöntemi kullanılabilir. Birbiri ile anlaşamayan iki Stanford’lu Sergey Brin ve Larry Page’in bir araya gelmesi ile kurulan Google, bu anlatım tekniği ile hikayeleştirilebilir.
- Sonucu tahmin edilebilir bir hikaye anlatıyorsanız, dinleyicilerin dikkatini çekebilmek için yanlış başlangıç (false start) yöntemi kullanabilir; dinleyicilerin beklentilerini sarsarak ilgi toplayabilirsiniz. Klasik başarı hikayeleri dinlemeyi bekleyen Harvard Üniversitesi öğrencilerine 20’li yaşlarında tecrübe ettiği başarısızlıklarını anlatmaya başlayan Harry Potter serisi yazarı J.KRowling, yanlış başlangıç tekniğine güzel bir örnek.
- Meksikalı yönetmen Alejandro González’in buluşma noktaları bir trafik kazası olan üç farklı hayatı anlattığı 21 Gram filminde kullandığı hikayeleştirme yöntemi de iş hayatında kullanılabilecek etkili anlatım tekniklerinden biri. Yaprak yapısı (petal structure) adı verilen bu teknikle birbirinden bağımsız gibi görünen konuların kesişim noktalarını ön plana çıkarabilir, farklı senaryoların tek bir fikirle olan bağını daha güçlü bir şekilde anlatabilirsiniz.
Dinleyici kitlenize ve vermek istediğiniz mesaja bağlı olarak kullanabileceğiniz bu hikayeleştirme yöntemlerine ek olarak, daha iyi hikayeler anlatabilmeniz için size birkaç ipucu vermek istiyorum.
- Hikayenizi anlatırken kendinizi her zaman dinleyici yerine koymanız, sizi neden dinlemeleri gerektiğini düşünmeniz anlatım şeklinizi doğru şekillendirmenize destek olacaktır.
- Ayrıca, hikayenizde sadece önemli ayrıntılara yer vermek, gerçek hikayelerden yola çıkmak, olabildiğince sade ve yalın bir dil kullanmak ve tüm parçalarını verdiğiniz hikayenin sonunu dinleyicilerin bulmasına izin vermek anlatımınızı daha dikkat çekici hale getirecektir.
- Başarılı bir konuşmacı olabilmenin belki de en önemli kuralı özgün olmak. Özgün olabilmek için ise, sürekli gözlem yapmalı, konuşmanızda inanmadığınız duygu ve düşüncelere yer vermemeli, kendinizden örnekler verebilmelisiniz.
Ama başarı için en önemlisi kendinizi motive edebilmenin yollarını araştırmalısınız. Eğer motive olursanız tutkulu olursunuz. Siz tutkulu olursanız dinleyicileri de ateşler ve hikayenin bir parçası yaparsınız. Hikayenin bir parçası olurlarsa hem sizi hem de aktarmak istediklerinizi hatırlarlar.
Bir şeyleri aktarabildiğimiz kadar varız!


