Petrol zengini Arap ülkeleri son yıllarda finans ve turizm alanında atakta. Petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisini hafifletmek isteyen bu ülkelerin odağındaki konulardan biri de FinTech.
Bahreyn merkezli İslami Bankalar ve Finans Kurumları Genel Konseyi (CIBAFI), 100’ün üzerinde üst düzey yöneticiyle görüşmeleri sonucunda özel bir araştırma yayımladı. İslami bankaların teknolojiye olan bakışını özetleyen çalışma aynı zamanda bölgedeki FinTech hareketliliğinin sebeplerini de ortaya koyuyor.
Reuters’in haberinde detayları paylaşılan CIBAFI raporunda toplam yöneticilerin yüzde 70’inin FinTech ve dijital dönüşüme yönelik yatırımları stratejik karar olarak nitelendirdiği belirtiliyor. Aralarında Türkiye’nin de olduğu çok sayıdaki İslami finans kurumunun üye ya da gözlemci olarak yer aldığı CIBAFI’nin araştırmasına göre bankalar kendi içlerinde teknoloji departmanları kuruyor ve FinTech firmalarıyla çeşitli ortak girişimlere imza atıyor. Bununla birlikte katılımcıların yüzde 45’i önümüzdeki yıllarda dijital şubelerini artırmayı ya da ilk örneklerini devreye almayı planladıklarını ifade ediyor.
1975’ten bu yana çok az değişiklik gösteren İslami finans sektörünün muazzam ölçüde değişimler geçirdiğine dikkat çekilen raporda, Suudi Arabistan, Katar ve Malezya da dahil olmak üzere İslami finans kurumlarının küresel olarak 1.3 trilyon doların üzerinde bir varlığı yönettiği belirtiliyor.
Kitlesel fonlama ile İslami finans buluşuyor
Bahreyn’deki kurum temsilcilerinden biri İslami finans kurumlarının sektördeki genel trendlere ayak uydurduğuna dikkat çekiyor. Kitlesel fonlama, P2P ve ödeme platformlarının orta vadede önemli bir odak noktası olacağına değinilen açıklama, sektördeki kurumların yol haritaları hakkında da ipuçları veriyor.
Ankete katılan yöneticiler müşterilerle etkileşim sağlayan teknolojilerin en önemli konu olduğunu kaydediyor. Her dört yöneticiden biri, robo-danışman türü servisler gibi otomatik finansal danışmanlık araçlarını kullandığını ya da devreye almaya hazırlandığını açıklıyor.
İslami sigorta yükselişte
CIBAFI’nin ayrıca yayınladığı ve aynı Reuters haberinde kendine yer bulan bir başka konu ise Takaful olarak nitelendirilen İslami Sigorta. 24 ülkeden 55 kurumla yapılan görüşmeler sonucu hazırlanan araştırma, ilgili kurumların teknolojiyi farklı şekilde ele aldığını ve yenilikten çok operasyonel verimlilik için tercih ettiklerini gösteriyor.
Bunun sebebi olarak pazar kaynaklı riskler, büyüme olanaklarının yetersiz olması, dağıtım kanallarının hazır olmaması gibi sebepler belirtiliyor.
Ankete katılanlar ayrıca İslami tahviller ve şeriat uyumlu hisse senetlerine uygun yatırımlar bulmada düzenleyici kurumların gereklilikleri kaynaklı zorluklara dikkat çekiyor. Buna karşın, İslami sigorta sunan bazı şirketlerin daha yüksek gelir elde etmek için gayrımenkul gibi alanlarda yatırımlarını artırmayı planladığına değiniliyor.
CIBAFI Global Forum 20182-3 Mayıs tarihlerinde BDDK’nın destekleriyle İstanbul’da düzenleniyor.


