Bank of America, kurumsal mobil bankacılık platformunu biyometrik ve gömülü token teknolojileriyle genişlettiğini duyurdu.

Kurumsal süreçler gitgide tüketici dünyasına benzemeye başladı. Tedarikçilerin Amazon deneyimlerinden ilham almasından, Bring Your Own Device (Kendi Cihazını Getir) hareketine kadar, şirketler kolaylık ve verimliliği sağlamak için kullanıcı dostu hamleleri daha çok benimsemeye başladılar.

Kurumların bu şekilde tüketicileştirilmesi, şirketlerin dijital dönüşümlerinin ardında bir yük olarak su yüzüne çıkıyor. Günün sonunda, şirketler birer tüketici değil ve geliştirilen teknolojilerle benzersiz ihtiyaçları hedef alırken, pozitif kullanıcı deneyimi sağlamaları gerekiyor.

Tüketiciler finansal yönetimlerini akıllı telefonlarında gerçekleştiriyor. Şirketler de bu trendi izliyor. Bank of America Dijital Kanallar Başkanı Tom Durkin’e göre, finansal kurumlar bu gelişmeyi benimsemek için bir fırsata sahipler.

“Gördüğünüz şey ticari kurumların içindeki tüketicileştirme akımı.” diyor Durkin PYMNTS ile olan son röportajında. “Tüketici beklentileri hazine dairesindeki bireylere ulaşıyor. Onlarda mobil cihazlarda kullanım kolaylığı ve verimlilik sağlamak için bankacılık ortaklarına yöneliyorlar.”

Şirketlerin neredeyse üçte biri mobil bankacılık kullanıyor

Bank of America tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, mobil bankacılık uygulamalarını kullanan müşteri sayısı, 2015 yılı ile karşılaştırıldığında yüzde 14 artmış durumda. Bu istatistik size şaşırtıcı gelmeyebilir ama Kaspersky Lab ve B2B International tarafından yapılan başka bir analiz oldukça ilginç bir trendi gözler önüne seriyor. 2016 yılında dünya genelindeki şirketlerin neredeyse üçte biri kurumsal banka hesaplarına ulaşmak veya kurumsal bir işlemi kolaylaştırmak için mobil cihaz kullandılar.

Durkin’e göre, profesyonellerin hesap ve işlem bilgilerine hızlı bir şekilde ulaşma talepleri giderek artıyor. Mobil cihazlar da bu hızı sağlamak için oldukça uygun kanallar sunuyor. Hızın da ötesinde, haznedarlar bankalarının performansı hakkında daha fazla bilgi almak istiyorlar. Bu da mobil bankacılık platformları için uyarılar ve bildirimleri şekillendirmek için başka bir fırsat sunuyor.

Ancak yine Kaspersky’nin araştırmasına göre, mobil bankacılığın kurumsal dünyada hızla yaygınlaşması, güvenlik risklerini de artırıyor. Bu durum da, güvenlik özellikleri geliştirilirken finansal kurumların mobil platformdan faydalanmaları için başka bir fırsat sunuyor.

Tüm bu gelişmelerin ışığında Bank of America, geçtiğimiz hafta içinde kurumsal mobil bankacılık alanındaki en son projesini açıkladı. Finans kuruluşu, kurumsal mobil bankacılık portali CashPro Mobile platformuna biyometrik ve gömülü token teknolojilerini eklediğini açıkladı.

Elbette bu teknolojinin anında benimsenip, kullanılmaya başlanması beklenmiyor. Hazine dairesi yetkililerinin doğal olarak, yeni teknolojilere alışması zaman alacaktır. Durkin’in düşüncesine göre Bank of America bunu öngördüğü için, profesyoneller kendilerini biyometrik ile rahat hissedene kadar platform, fiziksel token desteği sağlamaya devam edecek.

Diğer taraftan, şirketlerin bu teknoloji için güvenlik politikaları oluşturma zorunlulukları da, biyometrik teknolojilerin kurumsal mobil bankacılıkta yavaş ilerlemesine neden olan unsurlar arasında yer alıyor.

Durkin’e göre yatırımın devam etmesi çok önemli. “Şirketlerin bankalarıyla etkileşim yolları evrimleşmeye devam edecek. CashPro ise mobil bir kanal olarak, müşterilerin bankaları ile nasıl iletişim kurmak istediklerini sorguluyor.”