Finansal sektörün yolculuğunda son on yılında pek çok şey değişti. Geleneksel bankacılık sektörü benzersizdi ve çok büyüktü. Teknolojinin hızlanması ile beraber artık bankalar ve bankacılık sektörü üzerinde büyük bir baskı söz konusu.

Teknolojinin daha da hızlanacağı önümüzdeki yıllarda bankacılık sektörü gücünü korumak için geçmişe değil, geleceğe bağlanmak zorunda.  The Financial Brand tarafından yayınlanan yazıyı sizin için derledik.

Teknoloji Devrimi

Son on yıldan beri, yaşamın tüm alanlarında etkili olan ve hatta sosyal hayatlara da etkisi olan teknolojik bir patlamaya şahit olduk. Finans sektörü ve finans hizmetleri de istisnai bir durumda değildi.

10 yıl önce bilimkurgu diye adlandırılan şeyler gerçek oldu ve teknoloji, hayatı algılayıp birbirimizle etkileşim şeklimizi değiştirdi. Tarihsel olarak bankacılık sektörü, tüketicilere daha iyi hizmet verebilmek için teknoloji değişikliklerini takip etme ve entegre olma konusunda oldukça iyiydi. Sektör yeni düzenleme gereklilikleriyle uğraşırken finansal krizden sonra ilerleme hızını koruyamadı.

 

Yeni Bankacılık Rakipleri

Apple, Facebook, Amazon, Airbnb, WhatsApp ve WeChat gibi firmalar özellikle kullanıcı deneyimi ve teknolojileri sayesinde önemli bir fark yarattı. Teknoloji firmaları ile beraber fintech firmalarının da yükselişi gerçekleşti. Fintech firmaları teknoloji ve ihtiyacı birleştirerek yenilikçi bir finansal hizmet teknolojisi tasarlanmaları ve müşteri ile olan sürtüşmeleri en aza indirmeleri sayesinde daha önce bilinen bankacılık rolünü hızla dönüştürdüler ve dönüştürmeye devam ediyorlar.

Tüketici Deneyimi Üzerine Bir Odak

Finansal dünya teknoloji ile beraber, bankacılık statik ve katı bir modelden, müşterilerin ihtiyaçlarına odaklanan aktif ve esnek bir ekosisteme evrildi.

Müşteriyi tüm faaliyetlerin merkezine koyarken hem bankalar hem de yeni oyuncular, müşterinin neye bakacağının çevrimiçi bir uygulama olmadığını, ancak onların ihtiyaçlarını karşılayan ve tatmin edici bir deneyim sunan çözümler sunan bir angajman olduğunu fark etti. Söz konusu bankalar ve fintech firmalarının rakip oldukları görülse de bankalar ve yeni oyuncular arasında “savaş” için çok az yer olduğu açıktı. Şimdi ise daha iyi bir tüketici deneyimi için birlikte çalışmak zorundalar.

“Rekaberlik (Rakiplerle iş birliği)” Tarafına Doğru Bir Hareket

Hem geleneksel bankalar hem de fintech firmaları, diğeri tarafından sağlanabilecek bir şeyden yoksundu: bankalar esneklikten yoksunken, fintech firmaları ise yapı ve veriden yoksundu. Geleneksel bankalar ve fintech firmaları arasındaki iş birliği, uygulanabilir bir seçenek olduğunu kanıtladı.  Finansal işletmelerin çoğunluğu, geleneksel olmayan oyuncularla yapılan işbirliğinin başarısının anahtarı olduğunu belirtiyorlar.

Bu ortaklık, tüketiciye ihtiyaç duydukları ürün veya hizmeti doğru zamanda ve doğru bir şekilde sağlayabilir. Gerçek bir rekabet avantajı. Bu ortaklıkta bankalar güçlü bir müttefik, müşterileri hakkında büyük miktarda veriye sahip.

Önemli olan, bu ortamda bir kazanan olmak için, dönüşümün sadece ürün ve hizmetler açısından değil, aynı zamanda süreçler ve iç kültür açısından da vurgulanması gerekliliği.

Fiziksel Bağlılıkta Azalma

Şu anda İngiltere, ABD ve diğer ülkelerde yakın zamanların en düşük banka şube sayısı görülmektedir.  ABD’de, BoA, Chase ve Wells gibi bankalar şubelerinin%15’inden fazlasını sadece son 4 yılda kapattı ve şube seviyelerini 1980’lerin başlarına geri getirdi. Mevcut şubeler küçültülüyor. Ürünlerin her türlü fiziksel hali ortadan kalkacak, bankalar ve kredi sağlayıcılar bağımsız bir ortamda finansal hizmet sunmaya devam edecek.

“Bankacı” nın Yeni Tanımı

Önümüzdeki on yılda, teknoloji bankacılık tamamen değişirken, bankacılık iş gücünde devrim yaratacak. Geleneksel rollerde daha az bankacı olacak ve  yeni nesil çalışanların önemleri yükselecek. Gelecekte başarının anahtarı, güçlü düzenlenmiş bir çevik bir organizasyonda çalışmak ve esnek bir çalışma düzenine sahip olmak arasında bir denge kurmak olacaktır. Mevcut resme bakarak hayatta kalmak için bir banka sadece diğer bankalara karşı savaşmakla kalmamalı, aynı zamanda teknoloji firmaları ve fintech firmalarıyla savaşmalı (ya da iş birliği yapmalı). Finansal hizmetlerde yaşanan değişim her zamankinden daha hızlı gerçekleşiyor. Hazırlık ve proaktiflik geleceğin anahtarıdır.

Ferhat Yalçın

Founder at Tomorrow