BackBase’in yayınladığı Whitepaper’da  2025 yılı bankacılığı için öngörülerde bulunuluyor. Rapora göre gelecekteki dijital bankacılık dört ana temel bileşenden oluşuyor. Çok kanallı bankacılık, modüler bankacılık, açık bankacılık ve akıllı bankacılık.

Bugünün müşterileri, finansal kurumları değerlendirdiğinde, artık farklı bankalarla değil farklı deneyimlerle karşılaştırıyorlar. Müşterilerin hayatlarındaki her şey hiç olmadığı kadar mükemmel, hızlı ve gerçek zamanlı gerçekleşiyor, dijital uygulamalar akıllı telefonlara günü gününe yükleniyor. Bir uçuş rezervasyonu yapmak, tatil planlamak veya online alışveriş – hepsi kolay, hızlı ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Akıllı dijital platformların sağladığı bu harika deneyimler işin yapılışını ve oyun alanını sonsuza dek değiştirdi. Müşteriler dijital hayatın aktif bir parçası haline geldi. Google gibi devler insanların finansal hayatlarına girerken bankalar hayatta kalabilmek ve rekabet edebilmek için doğru altyapıları kurmak zorunda kalacaklar.

Bu altyapılar, dört ana ayak ile desteklenen dijital platformdur; çok kanallı bankacılık, akıllı bankacılık, modüler bankacılık ve açık bankacılık. Bu dört alanın her biri geleceğin bankacılık endüstrisindeki başarının temelini oluşturacaktır.

Açık Bankacılık

Bankalar açık API’lara karşın isteksiz olmalarına rağmen potansiyeli görmeye başladılar, bankaların yaklaşık %70’i dijital bankacılık inovasyonlarını hızlandırmak için API ağlarını kullanmaya başladılar, %41’i API ağlarını ekosistemi etkinleştirici bir unsur olarak görüyor, %38’i ise üçüncü parti servis sağlayıcıları ile iş birliği şansı olarak konuya bakıyor.

Bankaların API’larını açmaları, rakipler de dahil olmak üzere üçüncü partilerin verilerine -eşi benzeri olmayan bir şekilde- erişmeleri anlamına geliyor. PSD2 ve açık bankacılığın ortaya çıkışı ile birlikte bankalar nezdinde bu konu ciddi sorun olmuştur. Bununla birlikte, müşterin talepleri artık geri dönülemez şekilde değişti. Bu nedenle açık bankacılığın dışında kalan veya doğru şekilde uygulamayan bankalar açısından kayıp olacaktır.

Bankaların açık bankacılık iş modelleri ve yönetmelikleri ile daha fazla ilgilenmeleri beklenmektedir. Bankaların API’larını açmaları gerekir ancak bunu da üçüncü parti sağlayıcıların yetenekelerini kendi iş modellerine yansıtarak tüketicilerine ve kendilerine yarar sağlayacak şekilde yapılması önemlidir. Açık bankacılığı bir fırsata dönüştürmek ellerinde. Konuya bu açıdan bakıldığında potansiyelin büyüklüğü tehdit algısını ortadan rahatlıkla kaldırmaktadır.

Bankalar faaliyet alanları kapsamındaki finansal hizmetlerin devamı için iş modellerini dönüştürecekler, bunu yaparken başarı için bu dört temel ayağı ahenkli şekilde yönetmeleri gerekecek. Daha fazla bilgi edinmek için raporu indirebilirsiniz.

Whitepaper

1969 yılında Kocaeli’de doğan Nesrin İlker Peker, 1991 yılında ODTÜ Matematik Bölümü’nden mezun oldu ve aynı yıl İş Bankası Bilgi İşlem Müdürlüğü’nde Yazılım Uzmanı olarak işe başladı. 2004 yılında Yazılım Geliştirme Müdürlüğü’nde Müdür Yardımcısı olan Peker, 2012 yılında Direktör olarak banka iştiraki Softtech A.Ş. de görevlendirildi. 20 yılı aşkın bir süre İş Bankası’nın kartlı ödeme sistemleri altyapı ve yazılımlarının geliştirilmesi konusunda yöneticilik yaptı. 2019 Ocak ayından itibaren kartlı ödeme sistemleri danışmanlığı vermektedir. Nesrin İlker Peker İngilizce ve Fransızca bilmektedir, evli ve iki çocuk annesidir.