Madhvi Mavadiya Forbes için kaleme aldığı makalesinde FinTech’lerin gurur duymasını mümkün kılan faaliyetlerinin neler olduğuna dikkat çekiyor. Bu makaleyi sizler için kısaltarak Türkçeye çevirdik.

FinTech’ler gurur duyacakları ne yapıyorlar?

Finansal katılım, finansal hizmetler endüstrisinde giderek daha önemli bir konu haline geldi, ancak yeni girişimler veya baskın FinTech oyuncularına sorulması gereken soru tüketicilerin bir banka hesabı sahibi olması veya daha fazla bu hizmetlerden faydalanması için neler yaptıklarıdır.

FinTech, teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak yükseldi ve ödemeler alanında önemli adımlar attı. Kenya gibi ülkeler, dijital finansal süreçlerin sunabileceği, finansal bir dönüşüme tanık oldu. M-Pesa bu sayede en büyük FinTech’lerden birisi olmayı başardı.

Yakın tarihli bir Dünya Ekonomik Forumu makalesinde, “FinTech Kenya’da olduğu gibi farklı yerlerde de finansal katılımı artırabilirse, tasarrufları sanayi, altyapı, beşeri sermaye gibi yatırımlara daha verimli bir şekilde yönlendirecektir. Bu sayede dünyada banka hesabı olmayan yaklaşık 1,7 milyar insan için ekonomik büyüme hızlanacaktır”

29-30 Nisan tarihlerinde Londra’da gerçekleşen Innovate Finance Global Summit öncesinde, Starling Bank’ın CEO’su Anne Boden ve Salary Finance Genel Müdürü Asesh Sarkar ile daha fazla neler yapılabileceğini konuştum.

Boden, inovasyonun, insanların paralarını nasıl yöneteceklerini anlamalarına yardımcı olan uygulmaların artmasını sağladığını belirtti; “FinTech, çoğu insan için bankacılık deneyimini değiştiren, teknoloji odaklı yenilikçi bankaların ortaya çıkmasını mümkün kıldı. Bu eğilim geleneksel bankaları hizmetlerini daha erişilebilir ve kullanıcı dostu hale getirmeye zorladı. Bunların hepsi, finansal katılımı teşvik etmeye yardımcı oluyor.”

Sarkar, Salary Finance tarafından yürütülen araştırmada, Birleşik Krallık ve ABD’de işçilerin maddi refahları açısından “endişe verici bir tablo” olduğunu belirtiyor; “Bu araştırmada Britanya’da çalışan işçilerin yüzde 40’ının finansal kaygılardan muzdarip olduğunu ve bu sebeple stres düzeylerinin yüzde 380 ve depresyon düzeylerinin de mali endişesi olmayanlara göre yüzde 490 daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Bir FinTech şirketi olarak yapabileceğimiz şey, şu an marjinalleşmiş olan bu çalışkan bireyler grubu için, özellikle kredi sistemine erişim söz konusu olduğunda, finansal ürünlere daha iyi erişim sağlamak.”

Ancak, FinTech endüstrisi bu finansal sorunları en başta önlemek için başka neler yapabilir? Boden “açıklık, erişilebilirlik ve kullanıcı deneyimi” nin önemini vurguluyor; “Finansal katılım konusunda mücadele vereceğiz. FinTech endüstrisinin kaybetmemesi gereken şey, müşterileri dinleme ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda uyum sağlama yeteneğidir.”

Sarkar, aynı zamanda finansal eğitimin ne kadar etkili olabileceğini de tartışıyor, “Mali problemleri insanların kabullenmemesi ya da açıkça konuşmakta isteksiz oldukları için, bu daha fazla borçlanmaya ve daha kötü sonuçlara yol açıyor.”

Finansal hizmetlere erişimi olan müşteriler eğitilirken, korunmasız olanlar ne durumda? Evsizlere, mültecilere ve göçmenlere nasıl yardım ediliyor? Monzo, bu gruplara banka hesabı sağlama sözü vermiş ve yakın zamanda The Big Issue ile ortaklık kurmayı taahhüt etmişti. Starling Bank ise “ilave desteğe ihtiyaç duyan müşterilere” özel bir ekip oluşturduğunu belirtiyor.

Boden şöyle açıklıyor: “Kumar sorunu olan müşterilerin hesaplarından bahis ödemelerini engelleyecek bir seçenek sunan ilk banka olduk. Şimdiye kadar müşteriler bu hizmeti bankalarından alamadıkları için bahis ve kumar sitelerindeki hesaplarının silinmesini talep edebiliyorlardı. Bizim sunduğumuz seçenek benimsendi ve bir dizi farklı banka tarafından da sunulmaya başlandı. ”

Finansal hizmetlere erişimi olanların eğitim alması ve olmayanların da sisteme entegre olması için adımlar atıldığı açık. Ancak daha yapılacak çok iş var.

Bu makale ilk olarak Forbes’da yayınlanmış ve özetlenerek Türkçeye çevirilmiştir.