Apple Card piyasaya sürüldüğü günden bu yana hakkında olumsuz bir görüşe rastlamak güç. Nitekim tüm bunların bir heyecan fırtınasının güdümünde olabileceğini ve gerçek geri dönüşler için henüz erken olduğunu söylemekte fayda var.

Apple Card ile ilgili son haberlere baktığımızda Goldman Sachs CEO’su David Solomon’un kart hakkında övgüyle bahsettiğini görüyoruz. Solomon, Apple Card için “Şimdiye kadar olan en başarılı kredi kartı lansmanı” ifadesini kullanıyor. Ancak Solomon’un görüşlerinin de tarafsız olduğunu söylemek güç. Zira Goldman Sachs, Apple Card’a güç veren kurum konumunda.

Elbette Apple cephesinden de karta yönelik övgü dolu sözler duyuluyor. Ondot Systems CEO’su Vaduvur Bharghavan bununla ilgili olarak “Sadece onların kendi sözlerini duyuyoruz ama bunların doğru olduğunu varsayıyorum” ifadesini kullanıyor. Dijital ödeme dünyasını yakından takip eden Bharghavan, PYMNTS CEO’su Karen Webster ile Apple Card ve sektörün dönüşümü hakkındaki görüşlerini paylaştı.

Apple Card’ın heyecan verici birçok özelliği bulunduğunu vurgulayan Bharghavan buna karşın kartın başarısı hakkında kesin bir şey söylemek için erken olduğunu düşünüyor. Geleneksel finansal kuruluşlara göre Apple Card’ı edinmenin ve kullanmanın çok daha kolay olduğunu söyleyen CEO, tüm noktalar olumlu gibi gözükse de Apple Card’ın uzun süre kullanımından sonra daha net sonuçlara varılabileceği görüşünde.

‘Fin’ vs. ‘Tech’

Webster ve Bharghavan arasında Apple Card üzerinden başlayan görüşme 2020’li yıllarda kimlerin kart sağlayıcısı ve kimlerin finansal kuruluş olarak kalacağı konusundaki bir tartışmaya dönüştü.

Bharghavan bu konuyla ilgil olarak eski sistemler ve uygulamalarla çalışan bir bankanın dijital bir arayüz oluşturmasının, Apple’ın kredi kartı çıkarmak için tüm karmaşık çalışmaları öğrenmesinden daha kolay olduğunu söylüyor.

Webster ise bunu farklı bir yolla açıklıyor: ‘Fin’ kendisine ‘tech’ ifadesini, ‘tech’in kendisine ‘fin’ ifadesini ekleyebileceğinden daha kolay ekleyebilir.

Köklü finansal kuruluşlar daha büyük kullanıcı kitlesine ulaşmak için teknoloji şirketleriyle birlikte çalışmaya başlarken köklü teknoloji şirketleri de finans dünyasının karmaşık süreçlerine girmeden bu alanda kullanıcılarına hizmet vermek istiyor. Bu da bizi “TechFin mi FinTech mi?” sorusuyla baş başa bırakıyor. İlerleyen yıllarda bu iki kavramın birbirinden nasıl ayrılacağı ve nereye doğru evrileceği merak konusu.