Dijitalleşme kavramı, bankacılık ve finans sektöründe her geçen gün değişikliklere yol açmakta, geçmişten bugüne bankacılık faaliyetlerinde ve hatta bankacılığın temel unsurlarında dahi değişikliklere sebebiyet vermektedir.

Örneğin, bu temel unsurlardan biri ve bankacılığın konusunu oluşturan para kavramı, ilk ortaya çıktığı yıllardan bu yana sürekli değişime uğramış ve bugün de hala değişime uğramaya devam etmektedir. Öyle ki, ilk zamanlarda taştan ve kayadan ibaret olan para, bugün madeni ve kağıt bir değer, hatta dijital anlamda kripto para olarak tedavülde bulunmaktadır.

Dijitalleşme, banka kavramının değişmesine ve bankaların çalışma şekillerinde de değişikliklere yol açmıştır. Bill Gates’in 90’lı yıllarda yaptığı “Bankacılık lazım, fakat artık bankalara ihtiyacımız yok.” açıklamasının doğruluğu ise, dijitalleşme sürecinde katedilen mesafede gözler önüne serilecektir. Zira, Gates’in açıklamasına göre, bankalara olan ihtiyacımız sahip olduğumuz mevduatı güvenilir bir ortamda saklamaktan kaynaklanmaktadır. O halde, banka müşterilerinin, mevduatlarını farklı ve güvenilir ortamlarda muhafaza edebilmeleri halinde bankaların durumunun ne olacağı, finansal hizmet veren diğer kuruluşların sektörde nasıl bir pozisyon alacağı gibi konular dünyada dijitalleşmenin boyutu ile doğrudan bağlantılı olacaktır. Bugün, bankaların şubelerine uğramadan bankaların müşterisi olabilmek, hesap açmak, EFT yapmak ve neredeyse sayısız bankacılık işlemini gerçekleştirmek mümkün hale geldi. Öyle ki, internet bankacılığı sayesinde insanlar artık bankaları ceplerinde taşır hale geldiler. Bu sürecin Asya’da olduğu gibi ülkemizde de şubesiz bankacılığa ulaşıp ulaşamayacağını ve ülkemizin bankacılıkta dijitalleşme sürecine zaman içerisinde ayak uydurup uyduramayacağını hep birlikte göreceğiz.

Yapay zeka, Blockchain ve şimdi de açık bankacılık kavramları ile dijitalleşmede büyük bir ivme yakalayan bankacılık ve finans sektöründe artık fintech firmalarının da varolduğunu, büyük çalışmalar gerçekleştirdiklerini ve insanların ilgisini çektiğini görmekteyiz. Öyle ki, fintech şirketlerinin bankaların Pazar paylarında azalmaya sebebiyet verdiğini belirtmek içi boş bir iddia olmayacaktır. Fintech şirketlerinin sahip olduğu müşteri kitlesi, dijitalleşmenin geleceği sayesinde ileride sahip olacağı çok daha büyük pazar alanı ve başka bir makalenin konusu olacak olan sahip olduğu büyük avantajları ile değişen sektöre uyum sağlayabilmek adına bankalar da çalışmalar gerçekleştirecek, değişmeye başlayacak ve hatta fintech şirketleri ile iş ortaklıkları kuracaktır.

Açık bankacılık kavramı dijitalleşmenin çeşitli etkilerinden biri olarak Avrupa Birliğinin direktifleri ile dünya bankacılık sistemine giriş yapmıştır. Bu kavramın getirdiği sistem ile bankalar, müşterilerine ait bazı finansal bilgileri çeşitli hizmetler sunma amacı ile üçüncü bir taraf olan diğer banka ve fintech şirketleri ile paylaşabilecek, iş ortaklığı kurabilecektir. Bu makale kapsamında, açık bankacılık kavramının tanımı ve önemi, finansal bilgi paylaşım sisteminin nasıl çalışacağı, açık bankacılığın olumlu tarafları, bugün tabi olduğu mevzuat ve Türk hukukunu nasıl şekillendireceği tartışma konusu yapılacaktır.


Avukat Umut Gün‘ün makalesinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.