FinTech pazarının 2024 yılına kadar yıllık yüzde 13’lük bileşik büyüme oranıyla genişlemesi mikrofinansın öne çıktığı bölgelerde çeşitli gelişmelere vesile oluyor.

Mikrofinans temelinde yoksulluğu ortadan kaldırmayı hedefleyen bir finansman modeli. Bu alandaki dönüşümün Asya Pasifik, Afrika ve Latin Amerika’da gerçekleşmesine olası gözüyle bakılıyor. Bu bölgelerde yaşayan kişilerin bankacılık hizmetlerinden yeterince veya hiç faydalanamaması ve kredi geçmişlerinin bulunmaması mikrofinansman modellerini daha da ön plana çıkartıyor.

Bu durum, mikrofinans kurumlarına geleneksel yapılarını yenilemek ve daha kısa sürede daha fazla insana hizmet verebilmek için verimliliği arttırmaları için baskı yapıyor.

Özellikle gelişmekte olan ve dar gelirli ülkelerde mikrofinans işletmeleri FinTech’ler ile benzer yolları takip ederek kendilerini modernize ediyorlar.

Bu çerçevede FinTech’in mikrofinansa sunduğu en iyi özelliklerden bazılarını şöyle listeleyebiliriz;

Hızlı İşleme

Bankacılık sistemi teknolojinin ilk dilimini yakalamayı başardı ve bugün insanlar bankacılık hizmetlerine artık mobil cihazları ile ulaşıyorlar. Benzer şekilde, mikrofinans kurumları da süreçlerini çevrimiçi sürdürmeyi tercih ediyorlar.

Kredi almak isteyen birisi, mikrofinans kurumlarının web sitesini ziyaret ederek kolayca bir form üzerinden gerekli tüm ayrıntıları paylaşabiliyor. Bu ayrıntılar tamamlandıktan sonra kısa süre içinde randevu alabiliyor. Mikrofinans kurumları başvuruları dijital platformlarda gözden geçiriyor ve kişinin kredi almaya uygun olup olmadığına karar verebiliyor. Bu basit yaklaşım kredi verme sürecini ciddi şekilde hızlandırıyor.

Ayrıca mikrofinans kuruluşları her geçen gün daha fazla mobil servisler ile entegre oluyorlar. Tüketiciler cep telefonları ile mikrofinans hizmetlerine başvurabiliyor ve süreci takip edebiliyor.

Çevrimiçi Durum Kontrolü

Başvuruları izlemek için web veya mobil platformlar tüm bilgi akışını sağlıyor. Başvuru yapanlar hangi aşamada olduklarını veya reddedildiklerinde bunun sebebini, ilgili kuruma gitmeden ve uzaktan, kolayca öğrenebiliyor.

Sınırlar Kalkıyor

Bankacılık sistemi, çok sayıda müşterisi olan büyük bir ekosistem. Müşterilerin ihtiyaçlarını en kısa sürede karşılamak için pek çok çalışana sahip olmalarına rağmen bekleme süreleri formal süreçler sebebiyle uzayabiliyor. Acil krediye ihtiyaç duyanlar için bu zaman zaman sıkıntılara yol açabiliyor.

Diğer yandan bankalar, ciddi düzeyde araştırmalar yapsalar bile, kredi başvurularının güvenliğinden yüzde 100 emin olamıyorlar. Bu gibi durumlarda, mikrofinans kurumları devreye girerek müşterilerin kolayca kredi almalarına yardımcı olabiliyor.

Büyük Veri Analizi

Mikrofinans kurumları FinTech çözümleri sayesinde, müşterilerinin detaylı profillerini çıkartarak bir havuzda topluyor ve bu havuzdan yapılan analizler ile hem işlerini geliştirmek hem de müşterilere daha faydalı çözümler sunabilmek için adımlar atıyorlar.

Güvenlik Katmanları

Mikrofinans kurumları da bankalar gibi çeşitli düzenlemelere uymak zorundalar. Bu düzenlemelere uymak için kendi KYC vey AML çözümlerini geliştirmek ve küresel yapılara entegre etmek çok yüksek maliyetler gerektirebiliyor. Öte yandan bu alanda çözüm sunan FinTech kuruluşları ile çok düşük maliyetler ve kolay entegrasyon süreçleri ile bu uyumluluklar sağlanabiliyor.

Blokzinciri Güveni

Blokzinciri teknolojisi kullanılarak belirteçler (token) üzerinden kredi vermek veya farklı işletmeleri birbirine bağlamak gibi yenilikçi yaklaşımlar da son yıllarda test ediliyor. Ayrıca bu teknoloji sayesinde küresel sınırların ötesinde mikrofinans modellerini çalıştırmak da mümkün hale geliyor.

Mikrofinans kurumları, benzer FinTech çözümleri ile bütünleşmeye devam ederek hızlı bir dönüşüm geçiriyorlar. Gelişmekte olan ülkelerden yola çıkan bu kurumların dünyanın gelişmiş ülkelerinde farklı modeller sunmaları hiç şaşırtıcı olmayacaktır.