Her yıl ocak ayında Paris iki günlüğüne FinTech başkenti haline geliyor. Dünyanın dört bir tarafından banka ve FinTech sektörlerinin ileri gelenleri çarpıcı bir güzelliğe sahip, eski borsa binası Palais Brongniart’ta bir araya gelerek finansal inovasyon konusunda kafa yoruyorlar.

Paris FinTech Forum 2020 İzlenimlerim ve RegTech'in YükselişiFinTech İstanbul adına katıldığım etkinliğe dair gözlemlerimi bir makalede kaleme aldım. Biraz uzun oldu ama okumayı sevmeyenler veya zamanı olmayanlar için en sonda yer verdiğim Yönetici Özeti’ne atlamak da bir seçenek.

Paris FinTech Forum (PFF) her geçen sene büyümeye devam ediyor, bu sene de durum değişmedi: %60’ı yabancı yani Fransa dışından olmak üzere 2500’ün üstünde katılımcı etkinlikte mevcuttu. Katılımcılar kurumsal katılımcılar, yasa koyucu ve düzenleyici kurumlar, startuplar ve Dave Birch, Brett King, Susanne Chishti, Ann Cairns, Oliver Bussmann, Ghela Boskovich gibi bilinen sektör yüzleri de dahil olmak üzere doğru oranda bir karışıma sahipti. Bahsi geçen FinTech fenomenleri ana etkinlik olduğu kadar Women in Finance Lunch, Pay&Tech Breakfast, LHoFT drinks, PayPal dinner gibi popüler yan etkinliklerde de dikkatleri üzerlerine çekmeyi başardılar.

Gözlemler ve Öne Çıkan Başlıklar

  • Etkinlikte ufuk açıcı olarak nitelendirilebilecek çeşitli konuşmalar gerçekleşse de etkinliğin tartışmasız odak noktası Dave Birch ve Brett King tarafından gerçekleştirilen açılış paneliydi. Panelistler FinTech’in finansal hizmetler açısından pozisyonunu konuştukları panel ile salonu baştan sona doldurmayı başardılar. Paneldeki analizler İngiltere’de toplumun %67’si FinTech kullanıcısı iken bu oranın ABD’de %47 civarında olduğunu ortaya koydu. Dinleyenler ayrıca FinTech’in sadece son yıllarda rekor yatırım alarak herkesçe tanınan markalar üretmeye başlayan bir sektör olduğunu hatırlamaları konusunda uyarıldı. Panelde Brett King, FinTech’in aslında hayatımıza kattığı en önemli değişikliğin finansal hizmetlerin teknolojiyi nasıl kullandığı hususu ile sınırlı olduğunu belirtti. FinTech’in insanların ödeme şekilleri ve finansal katılım konularında büyük bir devrim yaratmadığı hususu haklı bir şekilde eleştirildi. Dave Birch ise ödemeler hususunda pozitif gelişmeler olsa da emeklilik maaşı ve gelişmiş ülkelerdeki ortalama bireylere daha iyi bir finansal sağlık sağlayabilme konusundaki hedeflere hala ulaşılamadığını vurguladı.
  • Brett King ve Dave Birch yine açılış paneli esnasında yüz tanıma teknolojilerinin polis vs. kurumlar tarafından artan kullanımının endişe verici bir husus olduğuna değindiler. Yüz tanıma teknolojileri ile bağdaştırılabilen envai çeşit risk olması sebebiyle müşteri tanıma sistemleri, kara paranın aklanması ve terör finansmanın önlenmesi (RegTech) konularının acilen odaklanılması gereken konular arasında olduğuna dikkat çekildi.
  • Ünlü FinTech guruları ayrıca neobankalar hususunda da farklı açıklamalarda bulundular. Brett King daha 2010’ların başında neobank kurmanın zorluğuna rağmen, 2014/2015 yılları esnasında neobankların ideal dönemlerinin oluştuğunu belirtti. Neobankaların hala kar dönemine geçememiş olması durumunun hafifçe eleştirilmesi bu kurumların hangi kategori altında değerlendirilmesi gerektiği sorusunu ortaya çıkardı. Acaba neobanklar diğer bankalar ya da halen para kazanma aşamasına geçememiş Twitter gibi teknoloji devleri arasında mı değerlendirilmeli? Yoksa neobankaları sadece aktif kullanıcı ve kullanıcı etkileşimi kapsamında mı değerlendirmeliyiz? Tüm bu tartışmalar bizde neobankların piyasa popülerliklerini yitirmeye başladıkları izlenimini oluşturdu.

Paris FinTech Forum 2020 İzlenimlerim ve RegTech'in Yükselişi

  • Plaid’in Visa tarafından satın alınması neredeyse her moderatör tarafından değinilen bir konuydu. Satın alma arkasındaki başarı ve satın almanın diğer girişimcilere bir umut ışığı olduğu hususu iki gün boyunca panellerde vurgulandı. Uzmanlar sonuç olarak bu satın almanın sektör içerisinde pozitif olarak değerlendirilebilmesi mümkün olsa da özel bir vaka olduğu için sektör çapına yayılacak şekilde geniş olarak yorumlanmaması gerektiği fikri üzerinde birleştiler.
  • Regülasyonların yeterli derecede standardizasyona sahip olmaması hususu da her etkinlikte olduğu gibi Paris FinTech Forum’da da olağan olarak tartışılan konulardandı. Malta, Morityus, Litvanya ve Lüksemburg temsilcileri hem karşılıklı olarak hem de çapraz şekilde Brexit sonrasında kendi ülkelerinin neden yeni FinTech merkezi olması gerektiğini ispat eden konuşmalar gerçekleştirdiler. Ülke temsilcilerinin her biri net, dinamik regülasyonlar ve yeni teknolojileri test etmeyi kolaylaştıran hareketli bir ekosistemin vaadinde bulundu. Vodafone’un yeni teknolojileri test etmek için kullandığı ikinci (ve ilk yabancı) merkezinin bulunduğu Malta’da 2018’den itibaren FinTech uygulamalarını kapsayan iki yeni yasa çıkarıldığı ve hâlihazırda 34 lisans başvurusu sürecinin devam ettiği hususu dinleyicilerle paylaşıldı. Malta temsilcisi konuşmasında ayrıca özellikle InsurTech şirketleri tarafından talep gördüklerini belirtti. Morityus Finansal Hizmetler Komisyonu CEO’su (Harvesh Seegolam) ise şu anda yerel dijital para birimi üzerinde çalıştıklarını ve projeyi yaygınlaştırmak için daha güçlü iş birliklerine gerek duyduklarını vurguladı. Her ne kadar panel katılımcılarından hepsi Londra’nın uzun süre kayıtlarda yer alan finans merkezi olmaya devam edeceği hususu üzerinde birleşseler de Brexit sonrasında kalan şirketler için ne tarz yasal düzenlemeler getirileceği durumu öngörülemediği için, katılımcıların ülkelerinin yeni bir merkez arayan finansal kurumlar için çekici hale gelmesi ihtimaller dahilinde.
  • Forum’da regülasyonlar hususunda değinilen bir başka konu ise ABD ve Avrupa arasındaki farklılıkların boyutu idi. ABD’den gelen katılımcılar bile Avrupa yasalarının FinTech konusunda daha ileri olduğu konusuna dikkat çekerken, Alliance for Innovative Regulation kurucularından Jo Ann Barefoot geniş çapta bir yasal gündeme sahip olmayan ve çok parçalı bu yasal sistemi kompleks sistem içinde yer alan çok başlı canavara benzetti. Panelde ortalama bir ABD vatandaşının bankasına güvenmemesi dolayısıyla ülkedeki FinTech adaptasyon oranının %45’lerde kaldığı vurgulandı. Ek olarak Avrupalı yasa koyucuların VC yatırımlarını yerel FinTech şirketlerine çekmek için ne yapması gerektiği sorusu tartışmaya açılsa da tartışmalar nihai bir sonuca ermedi.
  • ABD, Rusya, Lüksemburg ve İrlanda’yı temsil eden panelistler bulunduran panelde siber güvenlik, gerektiğinden fazla regülasyona sahip olma, bir regülatör olarak sistemde önemli bir yere sahip olma, hata veya ihmal dolayısıyla inovasyonlara mani olma ve tüketicileri koruyamama başlıkları regülasyonların güncel olarak en zorlandıkları alanlar olarak sıralandı. Panelistler inovatif olma ve herkese ulaşan ve uygun bir finansal sektör oluşturarak tarihe geçme imkanlarını ise regülasyonlar kapsamında ortaya çıkabilecek olumlu ihtimaller arasında değerlendirdi.

Paris FinTech Forum 2020 İzlenimlerim ve RegTech'in Yükselişi

  • Rusya’nın merkez bankası temsilcisi regülasyon tartışmalarına Rusya’nın globalde mevcut tüm yasaları tarayarak bu yasaların en iyi taraflarını kendi sistemine katması dolayısıyla ideal sisteme ulaştığını belirterek katıldı. Olga Skorobogatova yasa koyma faaliyetlerinin zekice planlanmaması halinde faaliyetlerin yetersiz kalacağının altını çizerek, Rusya’daki büyük bankaların karşı çıkmasına rağmen merkez bankasının bu sene için sektörler ve katılımcılar üzerinden hızlı ödemeler gerçekleştiren bir platform, biyometrik altyapı ve bireylerin kişisel verilerini kamuya açık veri arşivinden dijital olarak talep edebilecekleri bir sistemin kurulumu de dahil olmak üzere üç önemli projesi olduğundan bahsetti.
  • Forum’da Banka ve FinTech iş birlikleri konusunda da ilgi çekici diyaloglar yaşandı. Rekaberlik (Coopetition) üzerine gerçekleştirilen ve Visa, Natixis Payments, GenerationS Accelerator ve Holt Accelerator’un katılımcılarının yer aldığı panelde farklı kültürler arasında köprü kurabilmek ve envaı iş birliklerine imza atabilmek geleceğin girişimcileri için aranan özellikler olarak sıralandı. Moderatör Susanne Chishti, FinTech ve banka iş birliklerine dair zorluklara dair konuşmalara, bankada herkes tarafından desteklenen bir proje olmasına rağmen yasal izinler dolayısıyla bir yıl kadar süren bir iş birliği sürecine dair kendi deneyimlerini aktararak katkı sağladı. Aynı konu hakkında Dave Birch ise bankaların kendilerinin inovasyon üretememeleri sebebiyle inovasyonu satın almaları gerektiğini belirterek, önceleri sektörü alaşağı etmek ve bankaları sektördeki tahtlarından indirmekten ibaret olan FinTech akımının artık iş birliği üzerinden ilerlediğinin altını çizmişti.
  • Susanne Chishti tarafından yönetilen ve Active Asset Allocation, FriendlyScore, Moneythor ve Bud’ın CEO’larını içeren panelde sektörde aktif girişimcilerin çoğunun ilişki kurabileceği tartışmalar gerçekleşti. Panelde B2B müşteri kazanımının finansal tarafı konuşulurken panelistlerin dördü de finansal kurumları müşteri olarak kazanma sürecinin bir start-up tarafından deneyimlenebilecek en büyük zorluklardan olduğu hususu üzerinde birleşti. Panelistler bu süreci hızlandırmanın tek yolunun iş birliğini destekleyecek ve koruyacak, tercihen yönetici konumundaki bir kurum içi sponsor bulmak olduğunu vurgularken, yeni girişimcilere sponsorlarla yakın ilişki kurmaları tavsiyesinde bulundular. Sponsor mevcut olduğu hallerde bile müşteri kazanım masrafları yüksek olacağından anlaşmaların mümkün olduğunca uzun yılları kapsayacak şekilde düzenlenmesinin önemi vurgulandı. FinTech girişimcileri için panelistlerce sıralanan diğer pratik önerileri kısaca aşağıya özetledik:
    • Gerektiğinde potansiyel müşteri kaybetmeyi mümkün kılacak kadar büyük bir satış ağı kurmak,
    • Yüksek mevkilerden bağlantılar kurmak,
    • Israrcı, dirençli ve sabırlı olmak,
    • Süreçte vakit kaybetmemek adına karşı taraftan olumsuz da olsa çabuk cevap vermesini istemek,
    • Nakit akış kanallarını çeşitlendirmek ve bunun için start-up’ın ömrünü uzatabilecek, daha küçük (ve dolayısıyla satış süreci daha kısa sürecek) kurumları müşteri olarak kazanmak.
  • Yerleşik (embedded) finansal hizmetler kavramı etkinlikte Brett King de dahil olmak üzere uzmanlar tarafından tekrar tekrar dikkat çekilen bir kavram olduğu için bunun bu yıl revaçtaki rekaberlik türü olduğunu düşünüyoruz.

Paris FinTech Forum 2020 İzlenimlerim ve RegTech'in Yükselişi

  • Lydia, Azimo ve Thought Machine’in yöneticilerinin katıldığı panelde (şayet büyük veri geleceğin en önemli alanı ise) Avrupa Komisyonu’nun PSD2 ile bankacılığı öldürüp öldürmediği hususu tartışıldı. Panelistlerin bu konuda siyah ve beyaz olarak kategorize edilebilecek, farklı düşünceleri olsa da hepsi Facebook tarafından kullanılabilecek bir Barclays API’ı mevcut olsa da Barclays tarafından kullanılabilecek bir Facebook API’ı mevcut olmadığı için bankaların bir nebze daha ifşa olmuş durumda olduğuna kanaat getirdiler. Panelistlerden bazıları Avrupa banka teknik bütçelerinin %90’ı yasal uyum sürecine harcandığı için bankaların karşı bir kozu olmadığını savunsa da Thought Machine CEO’su bu bütçe sınırlarının aslında sadece bankaların iş kültürleri ve yavaşlığından kaynaklandığını, ayrıca bankaların her hizmeti kendileri üretmek yerine diğer hizmet sağlayıcılardan yararlanmaya alışmaları gerektiğini savundu.
  • Aynı panelin katılımcılarından Lydia, bu seneki önceliklerini kişiselleştirilmiş finansal hizmetler, oyunlaştırma (gamification) ve verilerin sonuna kadar kullanılması olarak açıkladı. Bir ödeme hizmet sağlayıcısı olarak Fransa’da piyasaya sürülen Lydia şu anda bir finansal hizmet platformuna dönüşmüş durumda ve panelde açıklanan bilgilere göre 3 milyon civarında kullanıcısı var. Lydia’nın yatırımcılarından biri ise Tencent.
  • Ödemeler panelinde Rapyd CEO’su (Arik Shtilman) “Bugünlerde Amazon tarafından takdim edilen indirimler aslında seneler önce hediye olarak mikrodalga fırın veren şirketlerin bir başka versiyonundan başka bir şey değil. Ancak şimdiki nesilden kimse satın alma sürecinde Amazon’un kart bilgilerini kopyalayıp kopyalamadığı hususu ile ilgilenmiyor.” açıklaması ile şu anda gündemde olan uygulamaların aslında yirmi yıl önceki uygulamaların bir sureti olduğunu iddia etti. Panelde ayrıca kripto paralar ilk kullanılmaya başlandığında bireylerin kriptonun her sorunu çözecek bir çözüm olduğu düşünülmesine rağmen zamanla kriptonun sadece ödeme için kullanılabilecek alternatif yöntemlerden biri olduğu kanaatinin oturmaya başladığı vurgulandı. Günümüzde nasıl ülkeler arası transferler için kredi kartı, bir paket cips almak içinse bankalar arası transfer yöntemleri kullanılmıyorsa kripto da zamanla kendi optimal kullanım durumunu bularak sadece bu durumlar için kullanılmaya başlanılacak.
  • Krediler de panelin ilgi çeken konularından biriydi ve Forum’a bu alandan katılan birçok start-up mevcuttu. Auxmoney, October ve MarketFinance’ın CEO’larının panelist olduğu oturumda kredi hizmeti sunan start-upların kendilerini bankaların rakibi olarak görmek yerine bankalar tarafından ihmal edilen alanlarda faaliyet göstermeleri sebebiyle piyasada daha çok tamamlayıcı bir pozisyona sahip olduklarını düşündükleri hususunun altı çizildi. Fransa merkezli October’ın CEO’su Oliver Goy senelerce faaliyet sonrasında bile halen ortalama vatandaşların FinTech hizmet sağlayıcılarından haberi olmadığından ve para ihtiyacı doğduğunda bankalara koştuklarından yakındı. Ek olarak, girişimcilerin alışkanlıklarını değiştirmenin ve piyasa kredisi sağlayıcısı olmanın (yüksek masraflar dolayısıyla) finansal zorluklarından bahseden Oliver Goy, yaklaşık dört ay içerisinde masraflara dair inovatif bir çözümü piyasaya sunacaklarını haber verdi. Spotcap, Miimosa, Kapilendo ve Cashplus CEO’larını barındıran bir sonraki kredi panelinde ise uluslararası piyasalarsa doğrudan kredi hizmetleri sunmanın zorluklarından bahsedildi.
  • Forum’un ana sahnesi ESMA ve Banque de France temsilcilerini barındıran bir başka popüler panele de ev sahipliği yaptı. Banque de France Guvernör’ü yasalaştırma çalışmalarından çok finansal istikrar, veri koruma ve siber güvenlik konularında global çapta bir iş birliğine gerek duyulduğuna dikkat çekti.
  • Aynı oturumda, ESMA temsilcisi kripto konusunda kısa açıklamalarda bulundu. Kullanılan teknoloji ve içinde barınılan kurumun tipine bakılmaksızın stablecoinlere uygulanacak yasaların ortaya çıkan sonuç bazında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan panelist, ayrıca kripto varlıkların piyasada gereğinden fazla abartıldığından ve ESMA için stablecoinlerden çok stablecoinleri destekleyen kaynakların daha önemli olduğundan bahsetti.

Katılımcılar Arasındaki Denge

Etkinlikteki kadın katılımcı oranı diğer çoğu organizasyona nazaran daha iyi olarak gözlemlendiyse de organizasyondaki katılımcı dengesinin ciddi bir iyileşme payı vardı. Etkinlikte farklı kıtalardan özgün perspektifler sunan ilginç kadın konuşmacılar mevcuttu. Yine de ana sahneye erkek panelistlerin hâkim olduğunu fark etmek çok da zor değildi. Bu durum ana sahnedeki konuşmacıların bazılarının gayet de yeterli durumdaki kadın alternatifleriyle değiştirilip değiştirilemeyeceği sorusunu gündeme getirdi.

Paris FinTech Forum 2020 İzlenimlerim ve RegTech'in Yükselişi

Ek olarak PwC tarafından organize edilen Women in Finance Lunch yan etkinliğinde gerçekleşen tartışmalar bazı üzücü değerleri ortaya çıkardı. Ann Cairns’in (Mastercard) giriş konulmasında WEF tarafından düzenlenen eşitlik ve denge raporunun doğru yönde düzenlenmediği ve yakın zamanda yapılan hesaplamalara göre cinsiyet farkından kaynaklanan açığı kapatmak için 257 yıl geçmesi gerektiği vurgulandı. Marguerite Bérard (BNP Paribas Fransa) ise konuşma tarihinden itibaren içerisinde kadın panelist bulunmayan panellerde (Manel) yer almayacağını ve tüm katılımcıların #nomanel akımını hem bireysel hem organizasyonel olarak desteklemesi gerektiğinden bahsetti. Konuşmayı takip eden dönemde sosyal medyada gelişen tepkilerden bu akımın katılımcılar arasında hızlıca yayıldığı izlenimini edindik. 

Start-up Pitch Ödülleri

Forum’un ilk günlerinde kırk farklı ülkeden katılan altmış start-up durmaksızın, yedi saat boyunca tanıtım sunumları yaptı. Yarışmada en iyi sunum ödüllerini BigPay (Christopher Davison) ve PaypaPlane (Simone Joyce) kazanırken Linus (Matthew Nemer) ve RTGS (Nick Ogden) En İyi İnovasyon ödülüne layık görüldü. Nova Credit ve OpenPayd ise jüri ve katılımcı ödüllerini elde ettiler.

Türk Delegasyonu

Geçen yılların aksine, bu sene Türkiye’den katılımın düşük olduğu dikkatimi çekti. Kara para aklanmasının önlenmesi ürünleri ile market lideri konumundaki Fineksus’tan Mehmet Ali Tombalak ve Tuncay Çoruh Avrupalı ortakları ile etkinlikte yer alarak Fineksus’un pazarda tanınması için önemli adımlar attılar. Western Union CEO’su Hikmet Ersek müşterilerin global alışverişlerini yerel olarak ödemelerini mümkün kılan Amazon ve WU iş birliğini anlattığı panelde etkinlikte ses getiren konuşmacılar arasındaydı. BBVA ve Garanti’de uzun yıllar yöneticilik yapan Mehmet Sezgin tarafından kurulan San Francisco merkezli loyalty/ödeme aplikasyonu MyGini ise Forum’da temsil edilen şirketlerden biriydi ve PFF FinTech Selection kitapçığında yer alan start-uplardan biri oldu. Mehmet Sezgin tarafından pitch yarışması esnasında yapılan MyGini sunumu ise göze çarpan, başarılı sunumlar arasındaydı. Gelecek dönemlerde daha da yoğun bir temsil ile karşılaşmayı umuyoruz.

Paris FinTech Forum 2020 İzlenimlerim ve RegTech'in Yükselişi

Gelecek Etkinlikler

Forum’un son gününde CEO Laurent Nizri PFF’nin satıldığına ve negatif bir finansal tablo çizdiğine dair spekülasyonlara son verecek açıklamalarda bulundu. Açıklamasında PFF’nin her yıl benzer içerik sunan ve katılımcıları bir noktadan sonra sıkmaya başlayan etkinlikler arasına girmesini istemediği için, gelecek etkinlikler arasındaki arayı açmayı planladıklarından bahsetti. Konuşmadan anladığımız kadarıyla PFF mutlaka geri dönecek ancak ne zaman ve nasıl döneceği şu noktada çok net değil. Her halükârda Lauren Nizri gelecek etkinliklerin konseptine katkıda bulunmak isteyen kişilerin kendisine ulaşmaları konusunda ısrarcıydı. 

Yönetici Özeti

  • Panellerdeki konuşmalardan anlaşıldığı üzere banka-FinTech çekişmesi sona ermiş ve 2020’de bu kurumlar arasında daha fazla iş birliği ve ayrıca entegre hizmetler ve satın almalara şahit olacağız. Bankaların inovasyonu bizzat yaratamamaları sebebiyle diğer hizmet sağlayıcılarından yararlanmaları gerektiği için, finansal hizmetlerin daha yerleşik hizmetler haline geleceği konusunda uzmanlar hemfikir. Şu hâlde “yerleşik hizmetler” (embedded services) 2020’yi kasıp kavuracak yeni moda terim olmaya aday.
  • RegTech yeni FinTech olabilir mi? Sektörde RegTech’in bir parçası olup olmadığı hususu uzun zamandır tartışılıyor. Her halükarda bu iki kavram arasında keskin bir ayrım yapmak zor ve biyometrik konusunun önem kazanması ile birlikte uzmanlar acilen müşteri tanıma sistemleri, kara paranın aklanması ve terör finansmanın önlenmesi, veri güvenliği ve optimizasyonu, siber güvenlik konularının üzerine gidilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu RegTech konularının açığa kavuşturulmasının FinTech ve finansal hizmetler açısından tamamlayıcı ve iyileştirici bir etkiye sahip olacağı tahmin ediliyor.
  • Yüz tanıma sistemleri FinTech tayfasının korkulu rüyası haline gelmiş durumda.
  • Neobankaların çoğunun kar etme seviyesine gelmemiş olmasından dolayı neobankaların piyasadaki önemi tartışılır hale gelmiş durumda.
  • Avrupalı yasa koyucuların FinTech’i yasalara entegre etmek için gösterdiği çaba ABD’deki yasa koyucuların yaklaşımına nazaran daha tercih edilir bir pozisyona sahip. Her halde uzmanlar ABD’nin de kısa zamanda eksiklerini tamamlayacağı fikrine sahip. Ek olarak VC yatırımlarının hala Avrupa’ya doğru akmıyor olması sektörü endişelendiriyor. Uzmanlar bu sorunun çözümü için yasa koyucuları iş başına çağırdı.
  • Londra’nın yasal kapsamda girişimciler açısından çekiciliğini kaybetmeye başlamasının ardından küçük Avrupa ülkeleri pastadan pay almak için yaptıkları planları uygulamaya koymaya başlamış gibi duruyor. İlgili yasa koyucular, bölgelerini girişimcilere daha cazip hale getirmek adına ulaşılması en kolay yasa koyucu ve en sağlam regülasyon alanlarında adeta bir yarışa girmiş durumda. Bu ülkelerin yasa koyucuları Almanya, Fransa gibi ülkelerden evvel tartışmalı konularda inovatif çözümler üretmeye başlayıp açık ve net düzenlemeler ile karşımıza çıkarlarsa çok da şaşırmamalıyız.
  • FinTech kapsamındaki Kripto çılgınlığı da durgunlaşmış durumda. DLT’nin finansal sektöre etkili bir şekilde entegrasyonu bu devrin önemli konularından.
  • Birçok merkez bankası dijital para birimlerini bu yılın öncelikli konuları arasına almış durumda ve gelecek senelerde bu para birimlerinin kullanımını yaygınlaştırma konusunda çalışmalar yapıyorlar.
  • Genel olarak PFF katılımcılar açısından cinsiyetlerin dengelenmesi kapsamında bir efor sarf etmiş gibi görünse de konuya gerektiği önemi vermemiş gibi duruyor. Panellerdeki cinsiyet çeşitliliği katılımcılar açısından çok tatmin edici değildi. Nitekim ileri gelen katılımcılar bu durumdan rahatsız olduklarını açıkça belirterek, gelecek sektör etkinliklerinde içerisinde kadın panelist bulunmayan panellerde (Manel) yer alınmaması gerektiğini ve #nomanel akımının sektördeki herkesçe desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
  • Gelecek Paris FinTech Forum etkinliği için bir tarih belirlenmemiş olsa da PFF’nin gelecek seneler içinde tekrardan yapılması planlanıyor.
Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Ş. Elif Kocaoğlu Ulbrich, Galatasaray Üniversitesi’nden Özel Hukuk ve WHU – Otto Beisheim School of Management’tan İşletme Yüksek Lisans derecelerine sahiptir ve ilaveten Jean Monnet, Joachim Herz Stiftung bursiyeridir. İstanbul ve Ankara’da muhtelif uluslararası hukuk bürolarında altı seneden fazla avukat olarak çalıştıktan sonra, Denizbank A.Ş. ile başlayan bankacılık ve finans kariyerine 2013 itibariyle Hamburg ve daha sonra Berlin’deki FinTech startuplarında (FinLeap, Cringle, Lendico) iş geliştirme, proje yönetimi, FinTech regülasyon ve lobi faaliyetleri alanlarında uzmanlaşarak devam etmiştir. FINTECH Circle ve Wiley iş birliğiyle 2020’de yayımlanması planlanan The PAYTECH Book, The AI Book ve The LegalTech Book kitaplarında eş yazar olan Kocaoğlu Ulbrich, kurucusu olduğu Berlin merkezli Contextual Solutions aracılığıyla 2019'dan beri danışmanlık, eğitim ve yayım hizmetleri sunmaktadır.