Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), fintech alanındaki yasal düzenlemeler hakkında ülkeler arası bir inceleme yayınladı. Raporda uyumlaştırılmış standartların eksikliği ve üçüncü taraf sağlayıcılara (TPP) artan bağımlılığın getirdiği yeni riskler ele alınıyor.

Raporda yetkililer için en büyük zorluğun bazı teknolojilerde uyumlaştırılmış standartların ve birlikte çalışabilirlik eksikliğinin üstesinden gelmek olacağı ifade ediliyor. Bu teknolojilere API’ler ve dağıtık defter teknolojileri örnek gösteriliyor.

Rapor, bazı bölgelerde yaygın olarak kabul edilen API’lerin eksikliğinin üçüncü taraflar için potansiyel verimsizlikler veya dijital finansal ekosistemin parçalanmasına neden olacağını belirtirken dünya çapında birden fazla DLT protokolü arasında birlikte çalışabilirlik ve uyumluluk sağlayacak uluslararası standartların geliştirilmesi gerektiğini de vurguluyor.

API’ler için ortak bir standartın olmaması açık bankacılığın Avrupa’da yavaş ilerlemesinin en büyük nedeni olarak gösteriliyor. BIS’ın Kasım 2019 tarihli raporunda da açık bankacılığın kıta genelinde ve küresel olarak tökezlemesinin nedeni olarak API’lerin oluşturulmasının maliyeti ve aldığı zaman gösterilmişti.

BIS ile uyumlu olarak Avrupa Birliği ajansı eu-LISA tarafından yayınlana bir raporda da blokzinciri ya da DLT teknolojilerinin devletlerin mevcut IT hizmet altyapısına başarıyla entegre edilebilmeleri için, verilerin farklı ek defterlerle ve mevcut ekosistem yapılarıyla birlikte çalışabilmeleri gerektiğini, bunun da verilerin, kişinin ekosistemi dışındaki ortaklarla paylaşılmasını sağlayacağını belirtmişti. Kurum raporunda, bazı alanlarda blokzinciri teknolojisinin gelişim göstermesine rağmen bunun henüz büyük ölçekli IT sistemleri için güvenli bir şekilde uygulanabileceğinin kanıtlanmadığını ileri sürülmüştü.

BIS raporu aynı zamanda yüksek oranda sağlayıcı içeren hizmetlerde üçüncü taraflara olan güvenin artmasına değiniyor. BIS bu güvenin, finansal kurumlar için yeni riskler oluşturabileceğini ve onları IT ve üçüncü taraf veri sağlayıcılarına bağımlı olmaya zorlayabileceğini söylüyor. TPP’lere olan güvenin ve bağlılığın operasyonel başarısızlık, siber kazalar ve iflas gibi sorunlara yol açmasından endişe duyuluyor. Geçtiğimiz yıl görülen operasyonel başarısızlıkların çoğunluğu bankaların kesintiye uğrayan dijital hizmetleri ve veri ihlallerinden kaynaklanıyordu.

BIS’in raporu ayrıca büyük teknoloji şirketlerini finansal kurumlar için rekabetçi bir tehdit olarak nitelendiriyor. Raporda yer alan ifadeye göre BigTech’lerin geniş müşteri tabanları, yüksek kapitalizasyonu, yenilikçi teknolojilerdeki uzmanlığı ve müşteri tarafından izin verilen finansal olmayan verileri kullanma becerisi göz önüne alındığında, önemli bir rekabet avantajı olabilir.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.