Kanada, Amerika’nın FinTech tacını taşımak için durmaksızın çalışıyor. Ethereum’un doğduğu yer olan Kanada’da halihazırda 850’ye yakın FinTech şirketi bulunmakta (ABD’de ise bu rakam 5000’e yaklaşıyor) ve Kanada ekosistemini diğer oturmuş pazarlarla rekabet edecek seviyeye getirme hedefinde kararlı görünüyor.

Global Finansal Merkezler Endeksi‘nde sıralanan ilk 20 şehir arasında yer alan ve Kanada FinTech Forumu gibi bilinen etkinliklere ev sahipliği yapan Montreal ise bir hub olarak sürekli büyümekte. FinTech camiası için sabit bir buluşma noktası olan Holt Accelerator, sadece Kanada’da ile sınırlı olmaksızın, uluslararası yetenekleri Montreal’de buluşturarak bölgeyi desteklemeyi amaçlıyor. Kendisini “FinTech sektörünün Tinder’ı” olarak tanımlayan Holt, global ekosistemin farklı oyuncularını bir araya getirerek fikir alışverişi ve iş birliği için uygun bir ortam oluşturmakta.

Holt, her sene zorlu bir seçim sürecinden geçen FinTech ve RegTech startupları için 12 haftalık bir program organize ediyor ve halihazırda programa katılımcı olacak üçüncü grubu ağırlamaya hazırlanıyor. Holt Accelerator’un Kurucu ve Yönetici Ortağı Jan Christopher Arp bu zor zamanlarda girişimcileri motive etme misyonumuza destek vererek Kanada FinTech piyasası ve programları hakkında bizimle konuşmayı kabul etti:

  • Bu olağanüstü dönemde bize zaman ayırdığın için teşekkürler Jan. Bize biraz kendinden ve Holt Accelerator’dan bahsedebilir misin? Bildiğim kadarıyla Holt Accelerator köklü ve nüfuzlu bir aile ofisi olan Holdun tarafından destekleniyor. Holt ailesi neden FinTech alanına yatırım yapmayı seçti?

Holt ailesi Kanada’ya 1900’lerin başlarında göç eden Sir Herbert Holt’ün mirası üzerine inşa edilmiş. Sir Herbet Holt, 250 kadar şirketin direktörü olarak görev yapmış, kendisi Kanada Kraliyet Bankası’nda en uzun süreyle görev yapan başkan olma özelliği taşıyor ve ayrıca Kral Beşinci George tarafından Şövalye ilan edilmiş. Ailenin finans geçmişi beş nesil boyunca devam etmiş ve şu anda da çoklu aile ofisi olan Holdun Aile Ofisi tarafından yürütülüyor.

Beşinci nesil torun Brendan Holt Dunn’ın startuplara doğrudan ve erken evre fonlara dolaylı olarak yaptığı yatırımlar Brendan’ı Adidas ailesinin LeAD Spor Hızlandırma Merkezi’ne yaptığı yatırıma kadar yönlendirmiş. İşte bu yatırım Brendan’a kendi finans hızlandırma merkezini açması için ilham vermiş. O esnada Fintech Cadence aracılığıyla Kanada’nın erken evre taban örgütlenmesini kurmakla ve erken evre CFO deneyimimi artırmaya uğraşmakla (nitekim 12 farklı şirket için toplamda 15 Milyon Dolara karşılık gelen bir finansman dönemine olanak sağladım) meşgul olan ben de bu süreçte Brendan’a katılmaya karar verdim. Böylece FinTechlerin en büyük erken dönem sorunları arasında yer alan müşteri bulma ve bu müşterilerin taleplerine karşılık verebilmek için yeterli sermaye tedarik etme konularına beraber çözüm aramaya başladık.

  • Peki sence Kanada FinTech ekosistemi ile ilgili olarak mutlaka bilmemiz gereken (ve Google’da bulamayacağımız) şeyler neler? FinTech girişimcileri neden Kanada’yı bir potansiyel yerleşim yeri olarak değerlendirmeli? 

Öncelikle Kanada’nın ekonomisinin çok istikrarlı olduğunu vurgulamak gerekiyor. Kanada’nın sağlam bilançosu ve bugün karşı karşıya kaldığımız kriz gibi dönemlerde destek verme inisiyatifleri uluslararası yatırımcıların Kanada’da mukim şirketlere yatırım yapma konusuna gayet olumlu bakmalarına yol açıyor. Ayrıca Kanada için harika bir Kuzey Amerika atlama tahtası demek mümkün.

Daha detaya inersek, Kanada’nın göçmenlere ve girişimcilere kucak açtığını söylemek mümkün ve programımız bize göç ve kurulum süreçlerini hızlandırma imkânı veriyor. Kanada özellikle veri ve yapay zekâ gibi FinTech startuplarına teknoloji yol haritası için elzem olan alanlarda dünyanın en iyi yeteneklerine ev sahipliği yapmaktan gurur duymakta. Bu noktada kıymetli yeteneklerden bahsetsek de yeteneğin maliyeti aslında gayet makul durumda. Montreal büyük bir hub olmasına rağmen maliyetler New York’tan %50 daha uygun ve sunulan kurulum vergi destekleri, gelişim masraflarının %80’lik bir kısmına sübvansiyon sağlayabiliyor.

FinTech perspektifi açısından baktığımızda, özellikle de dijitale geçiş yaptığımız bu dönemde FinTek çözümlerini entegre her zamankinden daha istekli olan 1000 kadar finansal kurumun mevcut olduğunu görüyoruz. Pazar, milyar dolarlık girişimler yaratmaya imkân verecek büyüklükte olmasına rağmen, karar mercilerinin karşısına geçerek fikrinizi teyit etmenizi ve teyit sonrasında pazarı tek hamlede ele geçirmenize imkân verecek derecede küçük aslında. Programımız özellikle bu hususta destek veriyor. 

  • Kanada nakitsiz toplum hedeflerine ulaşmak üzere ve Kanada Perakende Konseyi’nin araştırmasına göre tüketicilerin sadece yüzde on beşi ödemelerinde düzenli olarak nakit kullanıyor. Diğer ülkelere nazaran bu adaptasyon oranı hayli yüksek aslında. Kanada için tabana yayılan bir sonraki inovasyon ne peki? 

Ufukta çeşitli yenilikler görünmekte. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Ödemelerin modernizasyonu: Payments Canada, takas ve mahsup işlemleri için elzem altyapı, operasyon ve kurallardan sorumlu bir kuruluş. 2019-2023 kurumsal planlarında (başka hususlara ek olarak) şu konular dikkat çekiyor:
    • Lynx: Mevcut Large Value Transfer System’i (LVTS) güncelleyen, hızlı, sağlam, güvenli ve esnek bir yüksek değer ödemeler platformu,
    • Real Time Rail (RTR): 7/24, 365 gün değiştirilemez, anlık ödemelerin tedariki,
    • Otomatik Takas Sistemi (ACSS): Sistem esnekliği ve fonksiyonelliğini artırmak için planlanan regülasyon iyileştirmeleri,
    • Takas Optimizasyon Motoru (SOE): Mevcut perakende ödeme sistemlerini merkezi bir perakende ödeme sistemi ile değiştirme kapsamındaki yol haritası.
  • Kanada Merkez Bankası’nın (The Bank of Canada) dünyaca bilinen Jasper projesi aracılığıyla gerçekleştirdiği blokzincir, dağıtık defter teknolojisi ve dijital paralar araştırmaları Kanada’yı dünya liderlerinden biri haline getirdi. Kanada yakın zamanda devlet destekli dijital paranın piyasaya sürümünü ertelemiş olsa da diğer devletler bu stratejiyi benimserse bu alana giriş yapacağının sinyallerini verdi ki mevcut gelişmeler ışığında bu kararın yeniden gözden geçirilmesi gayet muhtemel. Kanada dijital varlıkları menkul değerler sınıfında değerlendirdiği için bu varlıkların düzgün şekilde vergilendirilmesi ve blokzincir/kripto şirketlerinin bir temel inşa edebilmesi için gerekli yasal çerçeve hazır durumda.
  • (Kanada Ekonomi Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren) Kanada Finans Dairesi açık bankacılığın faydaları hususundaki inceleme ve istişarelerini tamamladı ve Kanada’nın açık bankacılık teknolojilerine olanak tanıması ve konunun yasal düzenlemeler kapsamına alması için en iyi yöntemi seçme aşamasına geçti. Kanada global olarak Avrupa gibi konunun önde gelen mevkidaşlarının gerisinde olsa da Quebec gibi yerel yönetimlerin Avrupa’daki veri güvenliği yasalarına benzer tedbirler konusunda yol kat etmesiyle gelecek 3-5 yıl içerisinde yasal olarak da gerekli noktaya geleceğimizi düşünüyoruz. 
  • Peki yasal düzenlemeler FinTech startuplarını ne derecede gözetiyor? Yasa koyucular FinTechleri aktif olarak destekliyor mu? Avrupa veya Asya’da yer alan ve Kanada’ya açılmayı düşünen startuplar için aktif inisiyatifler mevcut mu?
  • Kanada yerel yasa koyucuları, ülke çapında pasaportlama ve lisanslama gerekliliklerini kolaylaştıran bir merkezi kuruluş olan Kanada Menkul Kıymetler İdaresi aracılığıyla güçlerini birleştirdi. Ek olarak, başlıca yerel yasa koyucuların çoğu yasal test ortamı (sandbox) uygulamalarını yürürlüğe sokarak startuplara topluma hizmet etme potansiyelini koruyarak yeni FinTech iş model ve teknolojilerinin korunaklı bir şekilde deneyebilmeleri hususunda yetki verdiler.
  • Başkaca, bahsi geçen yerel yasa koyucuların (Avrupa ve Asya da dahil olmak üzere) dünya çapında yer alan 29 yasa koyucudan oluşan GFIN (Global Financial Innovation Network) olarak adlandırılan düzenleyici kuruluş ağı ile bağlantı halinde olduğunu da eklemek gerek. GFIN, düzenleyici kuruluşların yasal uyum (compliance) çerçevesinde inovatif fikirler ve yeni teknolojiler konusunda çalışma yapmasına imkân verirken, aynı zamanda kuruluşlar arasında iş birliği için bir global çerçeve yaratıyor. GFIN sınırlar ötesi pilot uygulamalar için başvuruları kabul etmeye başladı bile ve Kanada’nın GFIN içerisindeki rolü göz önünde bulundurulunca Kanadalı FinTechlere çalışmalara katılım hakkını sağlanmış olduğumuz aşikâr.
  • Biraz da 12 haftalık startup programından bahsedelim. Programın amacı ve kapsamı nedir? Ne tarz startuplara ulaşmayı hedefliyorsunuz?

Bizim temel amacımız startuplar için anlaşmalara aracılık edebilmek. Daha önceki katılımcı gruplarla 18 aktif portföy şirketlerimiz için yarısı finansal kurumlar ve diğer yarısı da kurumsal yatırımcılarla olmak üzere 30 adet anlaşma yaptık. 40’tan fazla finansal kurumu temsil eden 300 danışmanımızın ve daha da fazla sayıda katılımcıdan oluşan yatırımcı ağımızın ihtiyaçlarını bildiğimiz ve takip ettiğimiz için belirli başlı finansal kuruluşların kendilerine dijital çağın kapılarını açacak uygulamaları benimseyecekleri ve yatırımcıların da (Holt Accelerator’a seçilenler gibi) iyi şirketleri destekleyecekleri konusunda iddialıyız. Bu doğrultuda, danışmanlarımızın, mezunlarımızın ve Holdun grup şirketlerinin ihtiyaçlarına en iyi şekilde karşılık verebilecek şirketleri arıyoruz. 

  • Katılımcı startuplar programdan ne tarz bir geri dönüş alıyorlar peki? Daha önceki dönem katılımcılarından bahsedebilir misin?

Hedefimiz katılımcı her startup için iş anlaşmaları gerçekleştirmek ve bu durum startupların doğrudan a) devamı gelme potansiyeli de dahil bir çekirdek sermaye paketine, b) finansal kuruluşlar, yatırımcılar ve uzmanları temsil eden geniş bir FinTech profesyonelleri ağına, c) elle tutulur şekilde rafine edilmiş bir değer önerisi (value proposition) sunumuna, d) uluslararası FinTech camiası açısından görünürlük ve itibar kazanımına, ve e) Kuzey Amerika pazarında (kuruluş, göç desteği ve yeteneğe erişim konuları da dahil olmak üzere) hakimiyet olanağına sahip olmasına imkân sağlıyor.

Bazı dikkat çeken program katılımcılarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Owl Labs (Kanada): Bu startup Fairstone Financial daha dahil olmak üzere çeşitli müşteri anlaşmaları gerçekleştirdi ve program sonrası gerçekleşen $2.4M tutarındaki finansman turunda çeşitli öncü ve stratejik yatırımcıları sürece kattık.
  • Fundseeder (ABD): Bu FinTech’in ilk müşteri anlaşma sürecini tamamlayarak şirketin kurulum ve Kanada’ya göç prosedürlerini tamamladık. Ek olarak şirketi farklı stratejik yatırımcılarla buluşturduk.
  • MarketsFlow (İngiltere): Kitle finansman kampanyasına muhtelif yatırımcıların katılımını sağladık ve ürünün piyasaya sürüm süreci ile uluslararası gelişim (yeni marketlere açılım) sürecini destekledik.
  • Bildiğim kadarıyla program başlangıcı 27 Temmuz olarak belirlenmişti. Güncel gelişmelerin ışığında, karantina önlemlerinin yaz ortasına kadar uzatılması söz konusu olursa programı nasıl koordine etmeyi planlıyorsunuz?

Networklerini genişletmek ve ilişkilerini maksimize etmek amacıyla bireysel olarak katılmak isteyen katılımcılar dışındakiler için tüm programın çevrimiçi olarak sürdürülmesi söz konusu. Bu duruma 100’den fazla danışmanımızın katılarak adaylarla speed-date şeklinde görüşmeler gerçekleştirdikleri meşhur seçim günümüzün çevrimiçi olarak organize edilmesi, danışmanlarımızla planlanan görüşmelerin çevrimiçi yapılması ve haftalık toplantıların video konferans şeklinde düzenlenmesi, Kanada çapında gerçekleştirdiğimiz tanıtım gezisinin sanal şekilde tamamlanması ve gerektiği takdirde şirketin Kanada’da kurulumu halleri da dahil.

Holt Accelerator tarafından düzenlenen 12 haftalık program halen (nerede yer aldığı fark etmeksizin) erken evre FinTech startuplarının başvurularını kabul ediyor. Başvuru için son tarih 9 Mayıs 23:59 (EST) – daha fazla bilgi için buraya göz atın.

Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Ş. Elif Kocaoğlu Ulbrich, Galatasaray Üniversitesi’nden Özel Hukuk ve WHU – Otto Beisheim School of Management’tan İşletme Yüksek Lisans derecelerine sahiptir ve ilaveten Jean Monnet, Joachim Herz Stiftung bursiyeridir. İstanbul ve Ankara’da muhtelif uluslararası hukuk bürolarında altı seneden fazla avukat olarak çalıştıktan sonra, Denizbank A.Ş. ile başlayan bankacılık ve finans kariyerine 2013 itibariyle Hamburg ve daha sonra Berlin’deki FinTech startuplarında (FinLeap, Cringle, Lendico) iş geliştirme, proje yönetimi, FinTech regülasyon ve lobi faaliyetleri alanlarında uzmanlaşarak devam etmiştir. FINTECH Circle ve Wiley iş birliğiyle 2020’de yayımlanması planlanan The PAYTECH Book, The AI Book ve The LegalTech Book kitaplarında eş yazar olan Kocaoğlu Ulbrich, kurucusu olduğu Berlin merkezli Contextual Solutions aracılığıyla 2019'dan beri danışmanlık, eğitim ve yayım hizmetleri sunmaktadır.