İçinde bulunduğumuz dijital çağda dizlilik ve güvenlik tüketiciler için en temel endişeler haline geldi. Bunun sonucu olarak da birçok endüstride daha güçlü kimlik doğrulama çözümlerine yönelik yatırımlar yapıyor. Bu özellikle FinTech ve finansal hizmetler sektörü için de geçerli.

Biyometrik kimlik doğrulama yöntemleri, tüketici deneyimini kolaylaştırma, PIN ve şifrelerin güvenliğini artırma imkanı sunmasıyla kimlik doğrulama için oldukça çekici bir çözüm olarak görülüyor.

Günvelik firması Duo’nun verilerine göre yeni çıkan mobil cihazların yüzde 75’i biyometrik doğrulama özelliğiyle birlikte geliyor. Hal böyle olunca akıllara, “biyotmerik kimlik doğrulama ve ödeme yöntemlerinin bankacılık ve kart işlemlerinde kullanılması ana akıma dönüşebilir mi?” sorusu geliyor.

Biyometri şirketi Fingerprints tarafından yapılan bir araştırma tüketicilerin yüzde 56’sının ödeme kartlarında PIN yerine biyometrik sensör kullanmayı tercih ettiklerini ortaya koyuyor.  Bu durum biyometrik çözümlerin ödeme sürecine dahil edilmesine yönelik bir pazar iştahı yarattı.

Bu pazar iştahının oluşmasında mobil cihazlardaki biyometrik kimlik doğrulama yöntemlerinin artması oldukça önemli bir rol oynadı. Artık tüketicilerin yüzde 65’i telefonlarında biyometrik kimlik doğrulama yöntemleri kullanıyor. Bu da yıllar içinde tüketicilerin biyometrik doğrulama yöntemlerine yönelik ilgisinin artmasına yol açtı. Biyometri ve sunduğu kolaylıklarla gittikçe daha fazla aşina olan tüketici bu yöntemleri ödemeler gibi farklı alanlarda da kullanmayı talep etti.

Ödemeler perspektifinden bakıldığından tüketicileri biyometrik ödeme yöntemlerine iten başlıklar arasında dolandırıcılık endişesi ve kolaylık yatıyor. Yapılan araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 58’i dijital ödeme güvenliği konusunda endişeli. 2017 yılında bu oran yüzde 38 seviyesindeydi. Biyometrik doğrulama ek bir katman sokarak tüketicilerin dijital ödemelerini daha güvenli gerçekleştirmesini sağlıyor.

Bunun yanı sıra tüketicilerin yüzde 66’sı artık şifrelerini hatırlamak konusunda endişelenmek istemiyorlar. Bunun sonucu olarak yüzde 41’lik bir kesim çeşitli hizmet ve uygulamalarda aynı şifreyi kullanıyor. Biyometrik kimlik doğrulamanın getirdiği kolaylık bu şifrelerin sürekli hatırlanma ve unutma endişesini de ortadan kaldırıyor.

Biyometrik doğrulama yöntemleri bugün ödeme dünyasının karşı karşıya olduğu endişeleri ve zorlukları azaltma potansiyeline sahip. Teknoloji ve pazar hazır. Bundan son neler olacağını görmek heyecan verici olacak.

Tüketiciler biyometrik çözümlere nasıl bakıyor?

KaynakFinTechFutures