Mastercard, müşterilere harcama kategorilerinde satın almalarından kaynaklanan emisyonların anlık bir görüntüsünü vermek adına bankaların uygulamalarına entegre edebilecekleri bir karbon hesaplayıcısı geliştirmek için İsveç merkezli FinTech Doconomy ile iş birliğine gitti.

Mastercard ve Doconomy, son birkaç yıldır satın alımlara dayalı olarak karbon ayak izi izleme üzerinde çalışıyor. Yeni API’lar aracılığıyla uygulamalara entegre olabilen hesaplayıcı artık küresel bankalar tarafından da kullanılabilecek.

Böyle bir hamlenin gelmesinde COVID-19‘un payı olduğu düşünülüyor. Pandemi, dünyanın dört bir yanındaki insanlara çevreye karşı daha sürdürülebilir davranışlar sergilemesi konusunda ilham verdi.

24 ülkeden 25.000’den fazla kişinin katıldığı Mastercard tarafından yaptırılan bir anket, katılanların yüzde 54’ünün, karbon ayak izlerini azaltmanın şu anda daha önemli bulduğunu ve yüzde 58’inin ise eylemlerinin çevreyi nasıl etkileyebileceği konusunda her zamankinden daha bilinçli hale geldiğini gösteriyor. Z ve Y kuşağı (% 65) bu eğilime liderlik ediyor. Yetişkinlerin büyük bir kısmı (% 85), 2021’de çevre ve sürdürülebilirlik sorunlarıyla mücadele etmek için kişisel adımlar atmaya istekli olduklarını belirtiyor

Karbon hesaplayıcısının hesaplamaları, bağımsız olarak doğrulanan Åland Endeksi tarafından destekleniyor.

Müşteriler, ister bağış yaparak ister bankaların sadakat ödül programlarını kullanarak, Priceless Planet Koalisyonunun orman restorasyon projelerine katkıda bulunabiliyor.

Mastercard CDO’su Jorn Lambert konuyla ilgili olarak: “Mastercard Karbon Hesaplayıcı, tüketicileri satın aldıkları ürünlerin karbon ayak izi hakkında bilgilendirir, böylece daha dikkatli harcama kararları verebilir ve orman restorasyonuna katkıda bulunabilirler. Sürdürülebilirliği işimizin yapısına dahil ederek, çevre için olumlu bir değişim yaratmak için ağımızın gücünü ortaya çıkarabilir, milyarlarca tüketiciye ve ortağa ulaşabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Mobil Bankacılık için karbon ayakizi takibi

KaynakFinextra