Hatırlanacağı gibi, dünya genelinde 2008 yılında başlayan finansal sarsıntılar üzerine G20 ve OECD ülkeleri ortak hareket planları ortaya koymuştu. Finansal sektördeki yeniden yapılanma çabaları sonucunda “Finansal Tüketici Korunması” başlığında önemli bir yol haritası belirlenmişti. Bu kapsamda belirlenen 10 prensip karar üye ülkeler tarafından hızla uygulamaya alındı ve bu doğrultuda ülkemizde de çeşitli adımlar atılmaya başladı…

Ödeme hizmetleri ve elektronik para alanındaki ilk adım

Finansal sektörde ilk önemli ve radikal düzenleme 2013 yılında TCMB ve BDDK işbirliğiyle yapıldı ve 6493 sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun” yürürlüğe girdi.

Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle ödeme hizmeti ve/veya elektronik para hizmeti sunan kuruluşlara faaliyet izni yani lisans verilmeye başladı. Böylece ödeme hizmetleri bankaların tekelinde çıkıp lisanslı birer oyuncu olarak ödeme ve elektronik para kuruluşları tarafından da verilir hale geldi.

Bugün yaygınlıkla kullandığımız tabiriyle FinTek ekosisteminin de bu düzenlemeyle doğduğunu söyleyebiliriz.

FinTek alanındaki ilk köklü değişiklik: 2019’daki kanun değişikliği

FinTek’lerin tüm dünyadaki yükselişi doğrultusunda Türkiye’de de FinTek’lerin iş yapış biçimlerine dair birtakım yeni düzenlemeler yapıldı. Bu doğrultuda On Birinci Kalkınma Planı’nın bir parçası olarak 6493 sayılı kanunda şu köklü değişiklikler yapıldı:

* Ödeme hizmetleri sağlayıcıları üzerindeki denetleme ve düzenleme yetkisi BDDK’dan alınıp TCMB’ye verildi.

* Açık bankacılık ürünleri ödeme hizmeti olarak tanımlandı.

* Kapalı devre kullanılan ve elektronik para ile yapılan işlemlerin toplam büyüklük ve etki alanı doğrultusunda 6493 sayılı kanun kapsamına tabi olabileceği düzenlendi ve “Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği” kurulmasına karar verildi…

Siber güvenliğin ön plana çıkışı…

Malum, finans sektörü, içerdiği maddi menfaat nedeniyle her daim siber saldırganların odağında. Finans dünyasındaki kuruluşların tüketicilere ulaştığı kanalların fiziksel dijitale taşınmasıyla beraber siber güvenlik riskleri daha da arttı. BDDK bu yöndeki ihtiyaçları adreslemek üzere halihazırda bilgi sistemlerinin düzenlendiği mevzuatı güncelledi ve Mart 2020’de “Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” yayınlandı.

Hükümlerinin büyük bir kısmı salgın sebebiyle 1 Ocak 2021 tarihine ertelenen bu düzenlemeyle bankaların bilgi sistemleri ve risk yönetimi alanındaki yönetişim biçimleri belirlendi. Aynı zamanda elektronik bankacılık kanallarında müşteri güvenliğini ön plana alan, Avrupa Birliği’nin de odağında olan güçlü kimlik doğrulama yöntemi ana kural haline getirildi.

Dijital müşteri edinimi için mevzuat engelleri kaldırıldı

Bankalara ve FinTek kuruluşlarına organizasyonel ve yapısal değişikliklerin getirilmesinin akabinde Haziran 2020’de bankalar, FinTek’ler ve bazı finansal kuruluşların, müşteriyle yüz yüze gelmeden de dijital yöntemlerle sözleşme yapabilmesi için ilgili mevzuatlarda değişiklikler yapıldı.

Karekod kullanımına ilişkin usul ve esaslar belirlendi

Dijital dünyada “QR kod” olarak bilinen karekodlara ilişkin TR Karekod Yönetmeliği ise Ağustos 2020’de yürürlüğe girdi. Böylece, temassız işlem kolaylığı sağlayan bu teknolojinin kullanımı konusunda bir standart getirildi. Dünyadaki uygulamalarına bakıldığında, söz konusu düzenlemenin çok kapsamlı olduğunu ve ödemeler alanındaki farklı karekod kullanım senaryolarının neredeyse hepsini içerdiğini söylemek mümkün.

Tüketicinin hayatını kolaylaştıran uygulamalar: FAST ve KOLAS

Fon transferini sağlayan EFT saatlerinin sınırlı saatler arasında olması ödemelerin gecikmesi anlamında sıkıntılar yaratabiliyordu. 2020’nin son günlerinde TCMB tarafından sağlanan Fonların Anlık ve Sürekli Transferi (FAST) çözümüyle bu sorun artık ortadan kalktı ve ödemelerin 7 gün 24 saat başka bankadaki bir hesaba anlık olarak gönderilme imkanı getirildi.

“Kolay Adres Tanımlama” (KOLAS) sisteminde ise yanlış girildiğinde sıkıntılara yolan açan IBAN numaraları olmadan da para transferinin önü açıldı. Uzun IBAN numaralarının yerini telefon numarası, kimlik numarası veya e-posta adresi gibi bilgiler aldı.

İkincil düzenlemeler sektörle paylaşıldı

Elektronik para ve ödeme hizmetlerini düzenleme ve denetleme yetkisi kendisine geçen TCMB, bu alandaki detayları belirlemek üzere çalışmalarını 2020 yılının üçüncü çeyreğinde başlattı ve gerek FinTek’lerin iş yapış biçimlerini gerek bilgi sistemlerini düzenleyen yeni mevzuat için paydaşlarla beraber çalışmalarını yürüttü.

Bugün gelinen noktada, gerek açık bankacılık gerek FinTek’lerin kurumsal ve bilgi sistemleri anlamındaki yeterliliklerini düzenleyen ikincil düzenleme taslakları sektörle paylaşıldı ve sektör paydaşlarından geri bildirimler alındı. İlgili düzenlemelerin önümüzdeki aylar içerisinde yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Ekonomik Reform Paketi ve yeni hedefler

Mart 2021’de Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Ekonomik Reform Paketi ve takvimi açıklandı. Buna göre FinTek sektörüne ilişkin şu hedefler belirlendi:

* TROY’un ayrı bir şirket altında yapılandırılması (30 Haziran 2021)

* Dijital (şubesiz) bankacılık lisanslamalarına imkan tanıyan düzenlemenin çıkarılması (31 Aralık 2021)

* TCMB’nin dijital paranın hukuki altyapısını oluşturması (31 Aralık 2021)

* FinTek Strateji Belgesi hazırlanması (31 Aralık 2021)

* FinTek kuruluşlarının TCMB tarafından işletilen ödeme sistemlerine ve kamusal nitelikteki veritabanlarına erişiminin sağlanması (31 Aralık 2021)

* Ödeme ve elektronik para kuruluşlarının Bankalararası Kart Merkezinde temsili sağlanması (31 Aralık 2021)

* FinTek alanındaki regülasyonlar inovasyonun ve ticarileşmenin önünü açacak şekilde gözden geçirilmesi (31 Aralık 2021)

* Ödemeler alanında “regülasyon deney alanı” (sandbox) kurulması (31 Mart 2022)

* İstanbul Finans Merkezi’nde Finans ve Teknoloji Üssü kurulması (30 Haziran 2022)

Yayınlanan bu reform paketiyle, Türkiye’nin FinTek sektörüne ilişkin hiçbir konuda açık bırakmayarak her alanı düzenleme ve geliştirme amacı olduğu görülüyor.

Uzaktan kimlik tespiti için gerekli düzenleme yayımlandı

Bankalarca Kullanılacak Uzaktan Kimlik Tespiti Yöntemlerine ve Elektronik Ortamda Sözleşme İlişkisinin Kurulmasına İlişkin Yönetmelik, 1 Mayıs 2021 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yayınlandı. BDDK’nın, Almanya Federal Mali Denetim Otoritesi olan BaFin’in bu konudaki düzenlemesini esas alarak hazırladığı yönetmelik, bankaların görüntülü görüşme yöntemiyle kimlik doğrulamasına ve elektronik ortamda sözleşme kurmasına izin veriyor.

İlgili düzenlemeyle yüz yüze olma ilkesi tamamen kalkmıyor, bir anlamda dijitale taşınıyor. Bu düzenlemeyle birlikte NFC (yakın alan iletişim) teknolojisi, kimlik belgesinin doğrulanması esnasında birincil yöntem olarak zorunlu kılınıyor.

FinTek’lerin uyacağı kuralların ise söz konusu yönetmelik paralelinde TCMB tarafından belirlenmesi bekleniyor.

Kripto varlıkların ödemelerde kullanılması yasaklandı

FinTek alanındaki en son düzenleme ise TCMB tarafından geçen ay çıkarılan “Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik” oldu. Bu yönetmelik temel olarak kripto varlıkların ödemeler alanındaki kullanımını yasaklamakla beraber, kripto varlık platformlarına para gönderimi/çekimi süreçlerindeki kanallara ve işbirliklerine ilişkin de düzenlemeler öngörüyor. Buna göre, kripto varlık alım satım platformlarına fon aktarımı 1 Haziran itibarıyla sadece bankalar üzerinden mümkün olabilecek.

Bu yazı ilk olarak PSM dergisinde yayımlanmıştır.

KaynakPSM
FinTech İstanbul Danışma Kurulu Üyesi, Dijital CEO