stablecoin

ABD’de Başkanlık Finansal Piyasalar Çalışma Grubu tarafından stablecoinlere dair yayınlanan son raporun kapsamlı değerlendirmesi…

ABD’de Başkanlık Finansal Piyasalar Çalışma Grubu (PWG) stablecoinler hakkında bir rapor yayınlayarak faydaları ve muhtemel risklerine değindi.
Söz konusu raporu genele taşımak için bir Blockchain platformu olan Chainanalysis’in Kamu Politikası Başkanı Saman Banaei; ABD Hazine Bakanlığı yetkilisi Matt Swineheart, iki Kongre üyesi Jim Himes ve Tom Emmer ile iki kısımdan oluşan bir değerlendirme gerçekleştirdi. Değerlendirmede öne çıkan başlıkları bir araya getirdik. İlk olarak ABD Hazine Bakanlığı’nın stablecoinlere yönelik görüşlerini inceleyelim…

Hazine’nin stablecoinler üzerindeki görüşü 

Stablecoinlerin kullanım durumları
Rapor, stablecoinlerin kullanım şekillerini iki başlık altında topladı:

1- Dijital varlık ticareti: “Stablecoinler bugün genel olarak ticaret, borç verme ve borç alma ile diğer dijital varlıkların kolaylaştırılması için kullanılıyor.” Birçok kripto borsası ve DeFi protokolleri geleneksel bankalarla entegrasyon sağlamak yerine stablecoin kullanımı sağlayarak ticareti desteklemeye çalışıyor.

2- Ödemeler: Destekçileri, stablecoinlerin haneler ve işyerleri tarafından ödeme ve sınırlar ötesi para havalesi için yaygın olarak kullanılabileceğini düşünüyor. Mevcut ödeme yöntemlerine kıyasla, stablecoinler finansal işlemlerin düşük riskle daha hızlı ve ucuz gerçekleştirilmesini sağlıyor.

Uluslararası Finansal Piyasalar Hazinesi Müsteşar Yardımcısı Matt Swineheart, söyleşinin bir kısmında stablecoin piyasası hakkında bir görüş sunarken, riskler ve PWG’nin tercih edilen tepkilerine değindi.

Swineheart, ABD’nin sorumluluk taşıyan yenilikleri güçlü bir şekilde desteklediğini belirtti. “Eğer iyi tasarlanır ve düzgün bir şekilde uygulanırsa, stablecoinler etkinlik, direnç ve kullanılabilirlik açısından önemli ödeme sistem hedeflerine katkıda bulunabilir… Ancak, birçok risk olduğu da unutulmamalı.” 

Stablecoin’e dair olası riskler

Raporda, stablecoinler ile bağlantılı olarak müşteri koruma ve piyasa entegrasyonu ile bağlantılı risklere yer verildi. Riskler şöyle sıralandı;

– Dolandırıcılık, kötüye kullanma ve çıkar çatışmaları. Tüm bu riskler piyasayı yanlış yönlendiren ifşalar, bilginin kötüye kullanılması ve manipülatif ticaret uygulamaları ile artabilir.

– Stablecoin düzenlemelerinin ve dijital varlık ticaret platformlarının içten bağımlı hale gelmesi. Eğer bu içten bağımlılıklar belli bir ölçeğe ulaşırsa, bir tanesinin başarısızlığı diğerini de olumsuz etkileyebilir.

– İdari yetersizlik, karşılıklı çalışma, ölçülebilirlik ve siber güvenlik.

– Kara para aklama ve teröristlerin finanse edilmesi.

Yasal öneriler 

Rapor, yukarıda bahsedilen endişeleri en aza indirgemek için Kongre’nin belli yasaları hayata geçirmesini öneriyor:

– Stablecoin sunan tarafların sigortalı emanet kurumları olması,

– Cüzdan tedarikçilerinin düzenli ve ek federal denetime tabi tutulması,

– Sistemik riskler ve ekonomik gücün yoğunlaşmasına yönelik endişelerin göz ardı edilmemesi.

ABD Kongresi’nin stablecoinler üzerindeki görüşü

Tartışmanın ikinci kısmında, Kongre temsilcileri Jim Himes ve Tom Emmer, genel olarak rapor hakkındaki görüşlerini ve kripto para regülasyonlarına yönelik tavırlarını yansıttı.

Temsilcilerin görüşüne göre, Kongre tarafından stablecoinler adına cevaplanması gereken iki esas soru söz konusu:

1- Stablecoin sunanlar ‘sistematik olarak’ ne ölçüde önemli? 

Himes, 150 milyar dolarlık stablecoin piyasa değerine bakarak, “Henüz yeterince önemli olduğunu düşünmüyorum” ifadesini kullandı. Stablecoin basanlar sistematik olarak önemli hale geldiğinde bile, onları kimin düzenlemesi gerektiği ve bunu nasıl yapacağı soruları da belirecek.

Bu aşamada, temsilciler Himes ve Emmer, Finansal İstikrar Yönetim Konseyi’nin (FSOC) stablecoin sunanları düzenlemek için uygun kurum olup olmadığı konusunda anlaşmazlığa düştü. Emmer, FSOC’un kripto para karşıtı düzenleyicilerden oluştuğunu ve kongre açısından bir denetim için tamamen uygunsuz olduğunu savundu. Emmer, FSOC’un doğru yaklaşımı temsil etmediğini düşünürken, Himes FSOC’un etkin bir kurum olduğunu ve yaptığı düzenlemeler ile 2008 ile 2009’da yaşanan finansal krizin derinleşmesini engellediğini vurguladı.

2- Stablecoin sunanlara banka gibi mi yaklaşım gösterilmeli? 

Himes, tüm stablecoin sunanların emanetçi kurumlar olması gibi bir öneri ile başlamak istemediğini belirtirken, şu soruya odaklandı: “Küçük, girişimci ve yenilikçi stablecoinlerin büyümesini sağladıktan sonra belli bir limiti geçmelerinin ardından onları düzenlemelere tabi tutabilecek miyiz?” 

Emmer bu noktada aynı görüşü yansıttı. Eğer hükümet stablecoin çıkaranları banka sözleşmeleri ile Federal Mevduat Sigortası Şirketi (FDIC) altında banka gibi muameleye tabi tutarsa, Emmer’e göre stablecoinler yeniliğe kapanır ve sadece büyük şirketlerin erişimine açık olur.

Söyleşide en öne çıkan değerlendirmelerden biri buydu: Her ne kadar PWG, stablecoin sunanları emanetçi kurumlar gibi görmeye yönelik regülasyon önerisi yapsa da, bu düşüncenin Kongre’de, en azından tartışmayı sürükleyen vekillerin gözünde çok yeri olmadığı anlaşıldı.

Kongresel ağırlık merkezi 

Himes, Kongre’nin gözlerinde kripto paraların genel olarak heyecan ve şüphecilik arasında kalan bir ağırlık merkezi bulunduğunu belirtti. “Özellikle blokzincir sözleşmeler, sahiplik ve unvanlar üzerinde neredeyse Orta Çağdan kalan işlemleri etkisiz kılmak için çok heyecan verici bir yöntem.” Eemmer benzer görüşler yansıttı ve Kongre’nin düzenleyici bir sistem oluşturarak yeniliği ve müşteri tercihini teşvik etmesini umduğunu söyledi.
Neden?
Emmer’e göre, “kripto paralar gibi merkezi olmayan finansal araçlar Amerikalılara aracı sistemlere kıyasla daha fazla fırsat sunacak.” 

Kaynak: Chainalysis

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. Çalışma hayatına Western Union'da iletişim departmanı ile başladı. 2011-2014 yılları arasında NewTech dergisinin yazı işleri müdürü olarak çalıştı. ShiftDelete.Net ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yazı işleri müdürlüğü yaptı. 2022 itibarıyla FinTech İstanbul platformunun genel yayın yönetmeni olan Verdi, aynı zamanda Bankalararası Kart Merkezi, MediaMarkt gibi öncü kuruluşlara yönelik medya konseptleri geliştiriyor.