KOBİ’ler, FinTech girişimlerinin en temel faydalanıcısı durumunda…

Finans ve teknoloji kombinasyonu heyecan verici bir şekilde sonuçlandı. Hatta sonuç olarak FinTech, son dönemin en heyecan verici sektörü halini aldı. Çoğu otoriteye göre bunun temel nedeni FinTech sektörünün kalbinin Londra’da, yani Avrupa’nın girişim ve finans merkezinde atıyor olması.

Tabii ki Londra’yı tek başına global bir ‘üs’ gibi tanımlamak doğru olmaz, zira ABD’nin New York şehri, gelişmekte olan bir FinTech topluluğuna ev sahipliği yapıyor. Üstelik bu ev sahipliği yerleşik ve köklü oyuncular ile yeni FinTech’ler arasındaki güçlü iş birlikleri ekseninde ilerliyor.

Afrika’ya doğru uzandığımızda FinTech’ler, bankada hesabı bulunmayan milyonlarca kişinin finansal işlemlerini güvenli ve kolay bir şekilde gerçekleştirmesini sağlıyor.

Güneydoğu Asya’dan söz etmemek olmaz, bu bölgenin gelişmekte olan FinTech merkezlerinin güvenle büyümesine önayak olduğunun altı çizilmeli. Örneğin Hong Kong’ta Accenture ve ortaklarının kurduğu FinTech İnovasyon Laboratuvarı gibi aktarım merkezleri kuruldu. Hatta söz konusu merkez, geçtiğimiz yıllarda sınırların da ötesine doğru genişleyerek bir başka Güneydoğu Asyalı ‘yıldız ülke’ Singapur’da çalışmalarına başladı.

“Gelenekseller”, FinTech dünyasına dair ilham dolu gelişmelerden dolayı büyük baskı altında. New York’tan Goldman Sachs, Londra’daki Barclays, Çinli bankalar ve Hong Kong’tan Accenture, FinTech’lerin marifetlerini deyim yerindeyse havada kapıyorlar. Halihazırdaki sistemlere dair verimlilik ve kullanılabilirlik esaslı gelişmeleri yakından izleme şansına sahibiz.

Ve KOBİ’ler, FinTech girişimlerinin en temel faydalanıcısı durumunda. Öncelikle yetenek havuzları pek derin sayılmaz ve ihtiyaçları da büyük şirketlere göre çok daha az karmaşıktır. Bu sebeple dış kaynakların uzmanlığına güven duyma ve yeni araçları deneme konusunda isteklidirler. Tüm bunlar hızlı hareket edebilen girişim ekiplerine de tam anlamıyla uygun argümanlardır.

KOBİ’ler, global düzeyde ekonomik faaliyetlerin yüzde 80’inden sorumlu, dolayısıyla ekonominin itici gücü durumundalar ve uzun süredir “FinTech devriminden” yararlanıyorlar. Örneğin Avustralya’da KOBİ’ler yüzde 97’lik sıra dışı bir oranla ekonominin önemli bir bölümünü meydana getirir. Ayrıca KOBİ’ler iş gücünün yüzde 47’lik oranını istihdam eder. Hükümet, FinTech’ler de dahil olmak üzere girişimleri büyük fonlarla destek sunar. En nihayetinde ülkenin başkenti Melbourne’ün KOBİ’lere geniş yelpazede hizmet sunan inovatif FinTech’lere ev sahipliği yapması hiç şaşırtıcı değil…

Ülkedeki FinTech’leri incelediğimizde FinancialAsk, mobil uygulama ve web aracılığıyla KOBİ’lere finansal tavsiyelerde bulunan, riskleri azaltıp verimliliği artıran bir nevi dijital danışman görevi üstleniyor. Boomeringo ise nakit akışı ve bütçeleme yönetimi aracı. Uygulama, bankalar, kredi kartları ve kredi hesapları ile bağlantı kurarak algoritmalardan yararlanarak KOBİ’lere fatura hatırlatmaları da dahil birçok açıdan yardımcı olur. Moula, KOBi’lerin profillerini ve işlem verilerini baz alarak kredi opsiyonları sunan başarılı bir FinTech. Başvuru süreci, online ortamda başlar ve geleneksel evraklar ve prosedürler olmaksızın tamamlanır. Başarılı FinTech girişiminin kurucuları, “fikrin kişisel deneyimlerden doğduğunu” sıklıkla vurgular.

Kullanıcı içeriği önemlidir… Ticari işletmelerin genelinde tanımlanmış bir sürecin olmaması önemli bir sorundur, buradaki eksikliğin mevcut süreçlere uyum esasıyla kolay ve akıcı şekilde doldurulması gerekir. Süreçler, KOBİ’ler açısından ihtiyaç duymayacakları özellikler arasında gezinmelerini devre dışı bırakacak şekilde özelleşmelidir.
KOBİ’ler birçok işin aynı kişiler tarafından yapıldığı organizasyonlardır…
Kişiler genellikle “multifonksiyoneldir.” Burada FinTech’lerin de doğal olarak mümkün olduğunca pratik ve kolay erişilebilir çözümler sunması, KOBİ’lerdeki organizasyonun elini rahatlatması, bir başka ifadeyle “işleri kolaylaştıması” beklenir. Bu faydalar daha güçlü bir ekonomiye ve daha mutlu bir topluma ilham verici biçimde katkı sağlar.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. Çalışma hayatına Western Union'da iletişim departmanı ile başladı. 2011-2014 yılları arasında NewTech dergisinin yazı işleri müdürü olarak çalıştı. ShiftDelete.Net ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yazı işleri müdürlüğü yaptı. 2022 itibarıyla FinTech İstanbul platformunun genel yayın yönetmeni olan Verdi, aynı zamanda Bankalararası Kart Merkezi, MediaMarkt gibi öncü kuruluşlara yönelik medya konseptleri geliştiriyor.