FinTech’lerin yakından takip ettiği İstanbul Finans Merkezi Kanunu, geçtiğimiz haftalarda nihai halini alarak Meclise sunulmuştu. Meclis onayı alan yasal düzenleme kanunlaştı.

Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti’nin finansal rekabet gücünü uluslararası alanda artırmak, finansal piyasalarla ürün ve hizmetlerin gelişmesine ve derinleşmesine katkıda bulunmak, uluslararası finans ve sermaye piyasalarına entegrasyonu güçlendirmek ve bu sayede İstanbul Finans Merkezinin (İFM) önde gelen küresel finans merkezlerinden biri olmasını sağlamak amaçlanıyor. İFM’nin alanı, yönetilmesine ve işletilmesine dair hükümler, İFM’de gerçekleştirilen faaliyetler ve bu faaliyetlere dair teşvik, indirim, istisna ve muafiyetler de düzenleniyor.

Finansal faaliyetlere ilişkin tanımda ilgili kanunlara atıf yapılarak; bankacılık, sermaye piyasaları, sigortacılık, finansal kiralama, faktoring ve benzeri piyasalar altında yer alan menkul kıymetler, türev araçlar, ödeme sistemleri, elektronik para ve benzeri faaliyet, hizmet ve işlemlerin İFM’de finansal faaliyet olarak gerçekleştirilebileceği belirtiliyor.

Söz konusu kanun ile İFM’de yer alıp finansal hizmet ihracatı yapanlara 2031 yılına kadar sıfır kurumlar vergisi avantajı geldi. Ayrıca nitelikli personel istihdam edildiği takdirde yüzde 80 – 60 oranlarında personel ücretlerinde gelir vergisi istisnası olacak.

Bu oranları belirleyecek nokta ise mesleki tecrübe; 5 yıllık tecrübe sahibi personelde yüzde 60, 10 yıllık tecrübede ise yüzde 80 gelir vergisi istisnası geldi.

İFM’yi 20 yıl süreyle Türkiye Varlık Fonu’nun yöneteceği kaydedildi.

Gelir vergisi istisnasından yararlanılabilmesi İFM’de konumlanmanın yanı sıra son 3 yıl içerisinde Türkiye’de çalışmamış bir adet personelin istihdamı koşuluyla geliyor. Kanunda yer alan kurumlar vergisi istisnasından yararlanmak için katılımcı belgesi alınması ve finansal hizmet ihracatı yapılması gerekli.

Kanunun giriş kısmında şu ifadelere yer verildi:

“Bu Kanun’un amacı finansal rekabet gücünü uluslararası alanda artırmak, finansal piyasalar ile ürün ve hizmetlerin gelişmesine ve derinleşmesine katkıda bulunmak, uluslararası finans ve sermaye piyasalarına entegrasyonu güçlendirmek ve bu sayede İstanbul Finans Merkezinin önde gelen küresel finans merkezlerinden biri olmasını sağlamaktır.

Kanun kapsamında katılımcı belgesi alan kuruluşlar, yine bu kanun kapsamında vergi indirimi, vergi muafiyeti, harç muafiyeti gibi indirim ve muafiyetlerden faydalanabileceklerdir.”

Kanunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.