Kripto paralar konusundaki sessizliğini ilk defa 5. Kara Para Aklamasının Önlenmesi Direktifi ile bozan AB, uzun süredir beklenen ve Avrupa piyasalarına bir standart getirmesi beklenen kripto düzenlemesi MiCA konusunda geçen hafta anlaşmaya vararak kripto borsaları ve hizmet platformlarının yaşadığı belirsizliğe bir son vermiş oldu.

AB’nin kripto paralar konusunda uzun süre geniş kapsamlı bir düzenleme yapmaması sonucunda uygulamalar üye devletlerin inisiyatifinde kalmış ve standart tanım ve uygulamalar kapsamında bir yeknesaklığa ulaşılamamıştı. Bu durum Haziran 2018’de yürürlüğe giren 5. Kara Para Aklamasının Önlenmesi Yönergesi (nam-ı değer AMLD5) ile bir nevi sona erme sürecine girmeye başlasa da AMLD5 sonrasında üye devletlerin kendi pazar kuralları çerçevesinde düzenlemeler yapmaya başlaması ile yeknesaklık hedefinden giderek uzaklaşıldı.

Bu yerel kurallar sebebiyle üye ülkelerce verilen dijital varlık lisanslarının diğer ülkelerde kabul edilirliği muğlak bir hal almış ve dijital varlıklar açısından AB finansal piyasaları içerisinde tek lisans ile faaliyet gösterilmesini sağlayan “tek lisans” ilkesinden feragat edilmişti. İşte  operasyonel ve mali külfetlere yol açan bu süreç sonrası 2020’de AB çapında çerçeve regülasyon görevi görecek bir mevzuat (MiCA – Markets in Crypto Assets) konusunda anlaşılmaya varılsa da mevzuatın kapsamı konusunda tartışmalar uzun süredir devam etmekteydi.

İki seneye yaklaşan bir süredir üye ülkelerce tartışılan ve dijital varlıkların 27 üye ülke nezdinde de aynı şekilde muamele edilmesini amaçlayan taslak mevzuat konusunda sonunda geçen hafta uzlaşmaya varıldı. Avrupa Parlamentosu’ndan yapılan basın açıklamasına göre çerçeve mevzuat MiCA tüketicilerin koruması, şeffaflık, pazar manipülasyonu ve finansal suçların önlenmesi, işlemlerin denetlenmesi ve enerji kullanımı konularına odaklanacak.

Mevcut mevzuatla düzenlenmeyen dijital varlık sınıflarını kapsayacak olan MiCA sonrasında kara para aklanmasının önlenmesi amacıyla Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi ESMA tarafından bir sicil kurulacak.

Şu anki kullanım alanları kapsamında NFTleri MiCA kapsamında olmasa da Avrupa Komisyonu gelecek on sekiz ayı NFTler için ayrı bir yasa gerekip gerekmediğini araştırarak geçirecek. Mevzuat kapsamında kripto varlık hizmet sağlayıcıları (CASP) karbon ayak izi azaltma hedefi doğrultusunda enerji tüketimlerini ilgili mercilerle paylaşacaklar.

Mevzuatı ele alan komisyon katılımcılarından gelen açıklamaya göre Avrupa, kripto varlık regülasyonuna sahip olan ilk kıta olmakta beraber, MiCA vahşi batı özellikleri taşıyan kripto dünyasına bir düzen getirerek global açıdan bir trend belirleyici olacak.

MiCA’nın ilk taslağında tartışılan Bitcoin’in yasaklanmasına dair yasaklar (proof-of-work yasakları) mevzuatta yer almayacak gibi görülse de ESMA’ya yatırımcı, pazar ve finansal istikrarın korunması kapsamında olağanüstü yetkiler verilmesi planlanıyor. ESMA bu yetkiler kapsamında kripto varlık hizmetlerini sınırlama, yasaklama, kripto varlıkların satış veya dağıtımına müdahale etme imkanına sahip olacak.

Mevzuatın dijital varlıklar konusundaki hukuki belirsizlikleri sona erdirmesi, AB dijital varlık pazarına yeknesaklık kazandırması, pazar oyuncularına eşit sağlar sağlaması ve tüketici koruma standartlarını yükseltmesi bekleniyor. Öte yandan bu düzenleme ile beraber AB’nin stablecoin çıkarma planları yapan BigTech şirketlerini ve kripto borsalarını daha yakından kontrol edebilmesi mümkün olacağından mevzuatın web3 pazarındaki dengeleri değiştirmesi olası görünüyor.

MiCA’nın en geç 2024’te yürürlüğe girmesi planlanıyor. Mevzuat çalışmaları ile ilgili detaylı bilgi için Avrupa Konseyi’nin basın açıklamasına başvurabilirsiniz.

Fotoğraf: Ernest Urtasun

Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Ş. Elif Kocaoğlu Ulbrich, Galatasaray Üniversitesi’nden Özel Hukuk ve WHU – Otto Beisheim School of Management’tan İşletme Yüksek Lisans derecelerine sahiptir ve ilaveten Jean Monnet, Joachim Herz Stiftung bursiyeridir. İstanbul ve Ankara’da muhtelif uluslararası hukuk bürolarında altı seneden fazla avukat olarak çalıştıktan sonra, Denizbank A.Ş. ile başlayan bankacılık ve finans kariyerine 2013 itibariyle Hamburg ve daha sonra Berlin’deki FinTech startuplarında (FinLeap, Cringle, Lendico) iş geliştirme, proje yönetimi, FinTech regülasyon ve lobi faaliyetleri alanlarında uzmanlaşarak devam etmiştir. FINTECH Circle ve Wiley iş birliğiyle 2020’de yayımlanması planlanan The PAYTECH Book, The AI Book ve The LegalTech Book kitaplarında eş yazar olan Kocaoğlu Ulbrich, kurucusu olduğu Berlin merkezli Contextual Solutions aracılığıyla 2019'dan beri danışmanlık, eğitim ve yayım hizmetleri sunmaktadır.