Kısa bir süre önce Bloomberg tarafından servis edilen bir haberde, 5 ABD’li yatırım bankasına anlık mesajlaşma sistemlerini kullandıkları için 1 milyar dolarlık ceza kesildiği bilgisi vardı…

Haberde Morgan Stanley, JP Morgan, Citigroup, Bank of America ve Goldman Sachs gibi dev bankaların isimleri geçiyordu. Kimi kendi payına düşen 200 milyon doları ödemeye hazır olduğu, kimilerinin de düzenleyici kuruluşlarla görüşmeleri sürdürdüğünü öğrendik bu haberden.

Cezanın nedeni, bu bankalarda çalışanların ABD düzenleyici kurumları tarafından belirlenen kanallardan müşterileri ile iletişim kurmamaları. Geçtiğimiz yılın son ayında JP Morgan’a yönetici direktörlerin ve üst düzey denetçilerin bile işle ilgili iletişim için WhatsApp veya kişisel e-posta adreslerini kullanmaları nedeniyle 200 milyon dolar ceza verilmişti.

Düzenleyici kurumlar anlık iletişimi güvenli, ispatlanabilir ve arşivlenebilir olmaması nedeniyle önermiyor. Düzenleyici kurumların bu konuda titiz olduğunu fark eden bankalar da iletişim için önlem almaya başladı. Örneğin Deutsche Bank çalışanlarına mesajları asla silmemelerini, kurumsal telefonlarda anlık mesajlarını arşivleyen yeni yazılımlar kullanmalarını önerdi. Bazı bankalar kurumsal hatlarda mesajlaşma programları kullanılmasına bile izin vermiyor.

Konunun ciddiyeti fark edilmedi

Konu ile ilgili yayınlanan bir başka raporda da bankaların iletişim konusunda pek de titiz olmadıklarını gösteriyor. Örneğin finans şirketlerinin yalnızca yüzde 15’i WhatsApp yazışmalarını arşivliyormuş. Slack ya da Signal gibi araçları izleyen ve kaydedenlerin oranı ise sadece yüzde 3! MS Teams ve Zoom izleme ve kayıt oranları ise biraz daha yüksek ancak yine de yüzde 50’nin üzerine çıkmış değil.

Cezalar artınca finans kurumları da işi daha sıkı tutmaya başladı. Araştırmalar yakın gelecekte daha fazla şirketin iletişim kanalları arşivleme ve regülatörler tarafından belirlenen standartları uygulamak için yatırım yapacaklarını söylüyor.

İletişim çağındayız ve hızın çok önemli olduğu bir dönemdeyiz. Söz konusu para olunca hem müşteriler hem de bankacılar en hızlı, en kolay iletişim yollarını tercih ediyor. Saniyelerle yarışılan bu dünyada emirler, yazışmalar, ödemeler, transferler yapılıyor. Söz konusu bu işlemlere dair anlık mesajlaşma iletişimini arşivleyecek sistemler olmayınca da ileride büyük dava konusu olabilecek sorunlar, sıkıntılar ortaya çıkabiliyor.

Değişimi yönetmek için iş birliği şart

Her ne kadar Türkiye’de finansal işlemlerin düzenlemelerle belirlenen kanallar üzerinden ve belirli şekil şartlarına göre yapılması zorunluluğu varsa da zaman zaman müşterilerle işlem içermeyen anlık yazışmalar yapabiliyor. Bu alışkanlıklar bile gelecekte çeşitli müşterilerle ihtilaflara neden olabilir.

Az önce belirttiğim gibi iletişim bombardımanı altındayız, çok sayıda kanal aracılığıyla birbirimizle hızla haberleşiyoruz. Hatta çoğu kez iletişimde konuşmak yerine anlık mesaj yazmayı tercih ediyoruz. Bir diğer deyişle teknolojinin hayatımıza kattığı bazı yenilikleri farkında olmadan hızla benimsiyor, yeni ve kalıcı alışkanlıklar geliştiriyoruz.

Finans sektörü uzun yıllar içinde ve birçok tecrübe ile belirlenen katı kurallar ile bu hızlı teknolojik değişimlerin arasında kalıyor. Bir yandan değişime ayak uydurmak, hızlanmak ve ayakta kalmak öte yandan güvenli, şeffaf ve hesap verilebilir olmak arasında sıkışıyor. Bu durumda yeni adımlar atılmalı, tüm taraflar bu yeni iletişim kanallarını düzenlemeler ile sistem içine alacak doğru adımları atmalı, süreçler ve teknolojilerini buna göre yenilemeli.

Sözün özü, bu hızlı değişimi yönetmek için sektörel iş birlikleri, düzenleyicileri ile iş birliği şart.

KaynakBloomberg HT
FinTech İstanbul Danışma Kurulu Üyesi, Dijital CEO