Phoenix Interactive şirketinin Text-to-Speech uygulaması Amerika ve Avusturalya’da birçok alanda kullanılıyordu. 15 Haziran 2005 günü ise bu uygulama, bir Kuzey İrlanda bankası olan Northern Bank (Danske)’in Donegall Square North Şubesinde bulunan bir ATM’de görme engellilerin kullanıma açılmasında kullanılarak Avrupa’da yeni bir dönemi başlattı…
Görme engelliler artık bir refakatçiye ihtiyaç duymadan sesli işlem yaparak ATM kullanabilecekti. Ardından Belfast şehrindeki Connswater Alışveriş Merkezindeki ATM’de aynı hizmetin verilmesi uygulamanın başarısını kanıtladı. Sonrasında İspanya’da La Caixa Bank, İngiltere’de Barclays Bank, Türkiye’de Yapı Kredi Bankası (YKB) gibi önemli bankaların da görme engelliler için hizmet vermeye başlaması ile tüm Avrupa’da ve Dünya’da Finansal Teknolojilerin engellilerin Bankacılık hizmetlerine erişiminde kullanılması yaygınlaştı.
Tabii ki Avrupa’daki gelişmeleri tetikleyen başka önemli gelişmelerde söz konusu. 2000 yılında Amerika’da The National Federation of the Blind (NFB – Ulusal Körler Federasyonu) büyük bir ATM üreticisi olan Diebold’u ve Amerikan Engelliler Yasasına (ADA – Americans With Disabilities Act) uymadığı için dava ediyor. Diebold’un ATM’lerini görme engellilerin erişimine uygun üretmediğinden hareketle açılan dava 2 yıl sürüyor ve Diebold ATM’lerinde Braille alfabesi ile yazılmış kabartma etiketler bulunduğunu savunsa da NBF bunun yetersiz olduğunu belirtiyor. 2 yılın sonunda Diebold bu konuda geliştirme yapmayı ve geliştirirken de NFB’ye danışacağını kabul edeceğini belirtince 2002 yılında dava geri çekiliyor. Kulaklık girişi ve Sesli komutlar ile işlem yapma bu şekilde Amerika başlayarak tüm ATM üreticilerinin gündemine giriyor. (Kısaca bir davanın yol açtığı iyi uygulama diyebiliriz.)
Bu tarihten öncesine baktığımızda ise o güne gelinmesinde ve ilgili regülasyonların gelişmesinde rol oynayan önemli bazı mihenk taşlarını görüyoruz. Bunlardan biri Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ne ek 9 Aralık 1975 ’de 3447 sayılı kararı ile yayınlanan Sakat Kişilerin Hakları Bildirisi’nde özürlü kişilerin topluma üretken bireyler olarak katılım hakları ve toplumun da bu kişilere karşı yükümlülükleri yer alıyordu. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1981 yılını Engelliler Yılı olarak kabul etti ve Dünya Eylem Planı’nı yayınladı.
Bunun neticesinde harekete geçen birçok kurum oldu ve en önemlileri arasında ise Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) vardı. 20 Haziran 1983’te Sakatların Mesleki Rehabilitasyonu ve İstihdamı adlı sözleşmesi ile mihenk taşı olduğunu gösterdi.
1998 Yılında Avrupa Komisyonu üye devletlerde engellilere ayrımcılığın giderilmesi için 2001 – 2004 yılları arasında harcanmak üzere 100 Milyon Euro’luk bir bütçe ayırarak ve Ayrımcılığa Karşı Eylem Planı’nı açıklayarak reel anlamdaki ilk hareketi ortaya koydu.
Birleşmiş Miller ise Engelli Kişilerin Haklarına Dair Uluslararası Sözleşmeyi 2006 yılında tamamladı. Sözleşme 20 Ülkenin imzalaması ile 2008 yılında devreye girdi.

3 Aralık 1996 tarihinde Yetki Kanunu ve ardından 30 Mayıs 1997 tarihinde 23004 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile Türkiye’de Özürlüler Dairesi Başkanlığı kuruldu. 29 Kasım – 2 Aralık 1998 tarihlerinde yapılan 1. Özürlüler Şurası ve 30 Mayıs – 2 Haziran 2005 tarihlerinde düzenlenen 2. Özürlüler Şurası tüm bu gelişmelerin mihenk taşlarından oldu. 1 Temmuz 2005 tarihinde Özürlüler Kanunu yürürlüğe girerek yeni bir çehre kazandı. 2007 yılında ise Özürlüler İdaresi Başkanlığı hazırladığı Stratejik Plan ile engelli veri bankasının oluşturulması konusunda adım atmış oldu. Bugün ise bu veriler ülkemizde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Ulusal Engelli Veri Sistemi’ne dönüştü. 2021 yılında açıklanan 2030 Engelsiz Vizyon Belgesi ve 2022 yılında yayınlanan Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı (2023 – 2025) ile devam eden teorik çalışmalar Bankacılık gibi bazı sektörlerde ve alanlarda geniş açıdan pratiğe dökülse de bazı alanlarda maalesef gereken çalışmalar yapılmadı.

Türkiye’de ise ilk ve net bir uygulama örneği 2008 yılında YKB’den geldi. Çağrı Merkezini işitme engellilerin yararlanabileceği biçimde yapılandıran YKB, 2009 yılında ise Ortopedik engelli müşterilere uygun ATM’ler ile uygulamalarını sürdürdü. Sonrasında bu uygulamalar diğer bankalarda görülmeye başlandı. Sonraki yılın 3 Aralık – Dünya Engelliler gününde ise görme engelliler için Sesli İşlemleri devreye aldı. 2010 yılında YKB’nin Rıhtım / Kadıköy Şubesinde boy gösteren ilk Görme Engelsiz ATM ile başlayan dönem diğer bankalara ve regülasyonlara da yol gösterdi.
2011 yılına geldiğimizde ise Özürlüler İdaresi Başkanlığı çeşitli sivil toplum kuruluşlarından da görüş alarak Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ile ortak çalışma yapıldığını açıkladı. Bu çalışma neticesinde bankaların şube, ATM, telefon ve internet bankacılığı hizmetlerini engellilere uygun hale getirileceği söylendi. Sivil toplum kuruluşları engellilerin, engel tiplerine göre ne gibi bankacılık hizmeti ihtiyaçları olduğunu belirteceği, TBB’nin ise verileri toplayarak yönlendirmelerde bulunacağı netleşmiş oldu. Çünkü bu konu Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nde ve Dünya Engellilik Raporu’nda açıkça belirtilmişti.
18 Haziran 2016 tarihine geldiğimizde ise 29746 sayılı Resmi Gazete’de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan Bankacılık Hizmetlerinin Erişilebilirliğine Dair Yönetmelik ile engellilere bankacılık hizmeti vermek zorunluluk kazandı. Ayrıca yönetmelik Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği’ne koordinasyon görevi de vermiş oldu. Gelinen noktada Türkiye’de engelli bireyler için Banklarda, Şube, ATM, POS, Çağrı Merkezi, İnternet Bankacılığı, Mobil Bankacılık, Uzaktan Yardım Desteği, Sesli / Görüntülü Sözleşme ve Bilgilendirme gibi onlarca farklı düzenleme yapılıyor ve bu hizmetler ücretsiz olarak veriliyor. Hizmet istatistikleri ise aşağıdaki tablodaki gibi şekilleniyor.

Bankalar dışında, ödeme sistemleri alanında çalışan firmalar ve Fintech’ler de bu ekosistemin paydaşları olarak engelli müşterileri için hizmet çeşitliliğini artırıyorlar. Yeni ürün ve hizmetler sürekli gelişim halinde. Örneğin MasterCard’ın 2022 yılında geliştirdiği Touch Card uygulaması ile görme engelli müşteri kartın kısa kenarındaki benzersiz çentikler sayesinde kartın kredi kartı, debit kart veya prepaid kart olup olmadığını ayırt edebiliyor. Mastercard’ın bu konsepti, İngiltere’deki Royal National Institute of Blind People (RNIB) ve Amerika Birleşik Devletleri’indeki Visions Services For The Blind and Visually Impaired (VISIONSVCB) adlı yetkin organizasyonları tarafından onaylanmış durumda olduğundan bu konudaki gelişmeler gelecek için olumlu ipuçları veriyor.


