Geçtiğimiz yıl Avrupa Ödeme Girişiminin (EPI) yaşadığı zorluklarla birlikte Avrupa, yeni ödeme planları başlatmak ve Avrupa ödeme ortamını uyumlu hale getirmek isteyen pan-Avrupa işbirliklerinde bir dizi başarısızlığa tanık oldu. Flagship Advisory Partners da başarısızlığa uğrayan pan-Avrupa ödeme işbirliği P27 girişimine dair analizlerini paylaştı. 

Aşağıdaki görselde gösterildiği üzere, pan-Avrupa ödeme işbirliklerindeki başarısızlıklar yeni değil, zira geçmişte bu tür birçok girişim oldu. Bu girişimlerin çoğu birden fazla nedenden dolayı başarısızlığa uğradı: Siyasi uyum eksikliği, çok sayıda paydaşın zayıf bağlılığı (örneğin, EPI, Monnet Projesi); piyasa ihtiyaçlarına uyan öldürücü bir değer önerisinin eksikliği veya yerel piyasa yapısı bağlamında yanlış hizalanmış öncelikler bunlara örnek olarak gösterilebilir.

P27 girişimi 2017 yılında İskandinav bankalarından oluşan bir konsorsiyum tarafından, İskandinavya’daki 9 parçalı A2A takas merkezinin yerine, İskandinavya’da yaşayan 27 milyon kişi için modernize edilmiş bir A2A ödeme altyapısı sunmak amacıyla başlatılmıştı. Nihai hedef, ödeme işlemlerinde maliyet sinerjisi elde edebilecek, birleşik rayların üzerinde inovasyon sunma fırsatları yaratabilecek ve yeni katma değerli hizmetler (örneğin, alternatif ödeme yöntemleri, fatura ödemeleri, sınır ötesi ödemeler, nakit yönetimi gibi bindirme hizmetler) oluşturabilecek uyumlu bir sınır ötesi ödeme altyapısı oluşturmaktı.

Lansmandan 6 yıl sonra bir dizi olay girişimin çökmesine yol açtı. P27 başlangıçta Norveç bankalarının çoğundan katılım görmedi. Daha sonra çok fazla paydaş arasındaki siyasi uyum eksikliği, çatışan çıkarlar ve başlangıç için kritik olan kitle eksikliği sonuçta P27’nin başarısızlığına yol açtı ve bunun konsorsiyum için ne anlama geldiği konusunda daha fazla belirsizlik yaşandı.

FAP bu başarısızlıktan alınan dersleri şöyle sıralıyor:

1 – Pan-Avrupa düzeyinde işbirliklerinin zorluğu
2 – Çelişkili önceliklere sahip katılımcı hissedarlar
3 – Karşılanmayan ihtiyaçlar ve kötü iş senaryoları
4 – Ulusal bir ödeme planı oluşturmak için yapılan banka koalisyonlarının pan-Avrupa düzeyinde genişletmenin zorluğu
5 – Gereğinden fazla hırslı vizyona sahip koalisyonların genellikle başarısız olması
6 – Ödeme altyapısının rasyonalizasyonunun güçlü bir uygulama gerektirmesi

P27’nin başarısızlığı, pan-Avrupa ödeme planı koalisyonlarındaki uzun başarısızlık listesine eklenmiş oldu. Tarihin bize söylediği gibi, paydaşlar arasında uygun bir fikir birliği, çatışan önceliklerin sıfırlanması, katılımcıların güçlü uygulamasıyla desteklenen güçlü bir pazar-ürün uyumu olmadığı sürece koalisyonlar genellikle başarısız olur. P27 bir örnek teşkil etmese de, gelecekteki pan-Avrupa ödeme koalisyonlarına girişen paydaşlar, çatışan çıkarları ve öncelikleri önceden çözmek, ortak bir vizyona bağlı kalmak ve uzun vadede yatırım yapmaya devam etmek için yeterli menfaate sahip olmak isteyebilir.

Flagship Advisory Partners’ın raporunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

KaynakFlagship Advisory Partners