Son yıllarda teknolojik yeniliklerin başdöndürücü bir şekilde hızını artırarak gelişimi, bu teknolojileri kullanan tüketicilerin alışkanlıklarında da köklü değişimlere yol açtı…
Mobil teknolojiler, sosyal medya ve yapay zeka gibi mega yenilikler, tüketicilere hem sınırsız bilgiye erişim imkânı sundu hem de alışverişten müşteri hizmetlerine kadar tüm süreçleri yıkıcı bir şekilde dönüştürdü.
Özellikle dijitalleşmenin gücüyle, günümüzde tüketiciler eskiye nazaran artık çok daha hızlı kararlar alıyor, daha bilinçli tercihler yapıyor ve markalarla doğrudan etkileşim kurabiliyor. Örneğin, bir müşteri artık ürün yorumlarını okuduğu, fiyatları karşılaştırabildiği ve saniyeler içinde satın alma işlemi yaptığı eskiye nazaran çok daha hızlı bir alışveriş döngüsü yaşıyor.
Bunun dışında, internetin yaygınlaşmasıyla bilgiye erişim kolaylaştı ve demokratikleşti. Artık, dünyanın herhangi bir yerindeki bilgiye birkaç tıklama ile ulaşabilir durumdayız. İlk defa 2008 yılında 1 sene içinde internete yüklenen bilgi, insanlık tarihi boyunca o tarihe kadar yüklenen basılı, yazılı bilgiyle eşit seviyeye geldi. O tarihten sonra da her sene artarak büyümeye devam ediyor.
Son 20 yıldır hızlanarak gelişen mobil teknolojiler, günlük rutinlerimizi daha pratik ve verimli hale getirirken alışkanlıklarımızı da dönüştürdü. Akıllı telefonlar sayesinde alışveriş, bankacılık, eğitim ve sosyal etkileşimlerimizin tümü cebimizde. 20 yıl önce belki 10 farklı teknolojik cihazla gerçekleştirdiğimiz fotoğraf çekme, televizyon, radyo, banka işlemleri, nabız ölçme gibi işleri şu anda avcumuzun içine sığan tek bir cihazla yerine getirilebiliyoruz. Bu ilişkinin tek taraflı olduğunu söylemek biraz da haksızlık olur aslında, birbirinden beslenen ve etkilenen süreçler olduğunu belirtmek gerekir. Örneğin, 2010’lara kadar küçülme trendinde olan ekranlar, 2010’lardan sonra özellikle medya ve görsel kullanımı arttıkça hızla büyümeye başladı. Cep telefonları, bilgisayar hatta televizyonun da önüne geçerek birincil ekran haline geldi.
Dijital dünyaya (aslında offline ve online sınırının saydamlaştığı günümüzde tüm dünya desek sanırım yanlış olmaz) açılan bu terminal o denli günlük rutinlere girerek elimiz ayağımız haline geldi ki; mesela bugün evden çıkarken cüzdanınızı unutsanız o günü cüzdansız geçirebileceğinizin, ancak söz konusu telefon olunca ne kadar yol gitmiş olursanız olun almak için geri döneceğinizin garantisini verebilirim.
Fiziksel kartların ve ödeme araçlarının hatta paranın bile yakın bir tarihte ortadan kalkacağını konuşmaya başladığımız günümüzde; telefon, sesimizi karşı tarafa ileten bir iletişim aracı olmaktan çıkarak özellikle son 20 senede hızla evrilerek tüm işlerimizi gerçekleştirdiğimiz bir dijital asistan haline geldi. Artık bir parçamız, bir uzvumuz oldu.
Bu arada metaforik olarak da kullanmadım bu benzetmeyi, çok yakın bir zamanda vücudumuzun da bir parçası haline geleceğine dair denemeler tüm hızıyla devam ediyor. 20-30 sene gibi insanlık tarihi için göz kırpma sayılabilecek bir süre içinde, Futuristik bilgisayar oyunlarındaki gibi insan makine karışımı bir melez toplumun oluşması çok da hayal değil, artık neden olmasın diyoruz.
Bununla birlikte, son 15 senede Sosyal medya platformları, bireyler arası iletişimi de tamamen değiştirdi; kilometrelerce uzaklıktaki farklı kıtalardaki insanlarla bile anında bağlantı kurabiliyoruz. Ayrıca, sosyal medyanın bilgi paylaşımı ve algı yönetimi üzerindeki etkisi de oldukça büyük; manüplasyonla seçim sonuçlarını bile etkileyebildiği örnekleri gördük; henüz fırsat bulamayanlar için Cambridge Analytica dosyası hakkındaki 2019 yapımı “the Great Hack” belgeselini dijital platformlardan izlemelerini tavsiye ederim. Sosyal mühendislikle seçimlerin tırnak içinde nasıl çalındığı ile ilgili çok başarılı bir yapım.
Bunlar dışında E-Ticaret ve Alışveriş Davranışları konusuna değinecek olursak; e-ticaret, alışveriş alışkanlıklarımızda özellikle son 10 yılda müthiş bir devrim yarattı. Geleneksel mağaza alışverişi (yani offline) yerini temel ihtiyaçlarda ve paketli ürünlerde büyük ölçüde online alışverişe bıraktı, kullanıcılar artık evlerinin konforunda geniş ürün yelpazelerine ulaşabiliyor, artırılmış gerçeklik teknolojileriyle, alacakları 2li koltuğun bile salondaki diğer mobilyalarla uyumlu olup olmayacağını artırılmış gerçeklik teknolojisi ile dijital olarak deneyebiliyorlar. Bu da alışverişte zamandan ve maliyetlerden tasarrufu getirdi.

Yine e-ticaret alanında kişiselleştirilmiş reklamlar ve öneriler, yapay zeka ve büyük veri analizleri sayesinde son 10 senede oldukça ilerledi, başarı oranları epeyce arttı. Bu, hem tüketici deneyimini zenginleştiriyor hem de işletmelere yeni fırsatlar sunuyor. Özellikle pandemi döneminde online alışverişe olan ilginin artması, e-ticaret sektöründe büyük bir büyüme sağladı. Burada gelişen dikeylerde de Türk Unicornların dünya sahnesine çıktığı agresif büyümelere şahit olduk.
Bunun dışında özellikle pandemi döneminden sonra farkındalığın ve hassasiyetin oldukça arttığı Sağlık alanında ise, yenilikçi Sağlık teknolojileri, bireylerin sağlık yönetimini daha bilinçli ve etkili bir şekilde yapmalarını sağlıyor. Giyilebilir teknolojiler ve sağlık uygulamaları, kullanıcıların günlük aktivitelerini ve sağlık parametrelerini takip edebilmelerini mümkün kılıyor. Örneğin, akıllı saatler ve fitness takip cihazları, kullanıcıların adım sayısını, kalp atış hızını ve uyku düzenini izlemelerine olanak tanıyor. Telemedisin hizmetleri, sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırarak, özellikle uzak bölgelerde yaşayan insanlar için büyük avantajlar sunuyor. Bu sayede, doktorlar ve hastalar arasındaki iletişim hızlanıyor ve tedavi süreçleri daha maliyetsiz hale geliyor.
Müşteri davranışlarındaki bu gibi değişiklikler, özellikle sağlık sigortacılığındaki artan maliyetlerin yansıdığı fiyatları düşürmede pozitif anlamda katkı sağlayabilir. Sigorta sektörünün önde gelen oyuncularının müşteri faydasını gözeterek bu şekilde maliyet avantajları yaratma girişimlerini gözlemliyoruz.
Dönüşümün gerçekleştiği ana alanlarla ilgili bu kadar örnekleme yaptıktan sonra, Sonuç olarak; Teknolojinin kullanıcı davranışları üzerindeki etkisi, hem fırsatlar hem de zorluklar barındırıyor. Teknoloji, hayatı daha verimli ve kolay hale getirse de, içinde dijital bağımlılık ve mahremiyet kaygıları gibi olumsuz etkiler de barındırıyor. Bu nedenle, teknolojiyi bilinçli ve sorumlu bir şekilde kullanmak, bireysel ve toplumsal yarar açısından büyük önem taşıyor. Yine henüz izlemeyen dinleyicilerimize kullanıcı davranışlarına yön verme, bağımlılık yapıcı dozda davranış mühendisliği gibi sosyal platformların karanlık yüzünün anlatıldığı2020 yapımı The Social Dilemma belgeselini izlemelerini öneririm.
Gelecekte, teknolojik yeniliklerin daha da hızlanarak kullanıcı davranışlarını şekillendireceği öngörülüyor. Biz de bu değişime ayak uydururken, teknolojiyi insanların ve doğanın iyiliği için sağduyulu bir şekilde kullanmalıyız diye düşünüyorum.
Gelecek yazıda görüşmek üzere…
Konuk Yazar: Emek Akbal


