Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 yılı Future of Jobs raporuna göre önümüzdeki beş yılda ortaya çıkacak 78 milyon yeni işin büyük kısmı yapay zeka ve sürdürülebilirlik odaklı olacak. Üniversite tercihlerini yapan gençler, yapay zeka ve makine öğrenme uzmanlığı, fintech mühendisliği, yenilenebilir enerji ve çevre mühendisliğinin en hızlı büyüyen meslek grupları arasında yer aldığını unutmamalı.
Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 yılı “Future of Jobs” raporuna göre önümüzdeki beş yılda 170 milyon yeni iş yaratılacak, 92 milyon iş ise yok olacak. Bu dönüşüm, net olarak 78 milyon yeni istihdam anlamına geliyor.
Üniversite tercih sürecindeki gençler için, raporun işaret ettiği yapay zeka ve sürdürülebilirlik odaklı mesleklerin göz ardı edilmemesi önem taşıyor. Özellikle yapay zeka ve makine öğrenme uzmanları, fintech mühendisleri, yenilenebilir enerji ve çevre mühendisleri geleceğin en çok aranan meslek erbapları olacak.
Dijital erişimin yaygınlaşması, dönüştürü etmenlerden biri olacak…
WEF (World Economic Forum) raporuna göre Türkiye’de dijital erişimin yaygınlaşması, 2025-2030 döneminde işgücü piyasasını en fazla dönüştürecek etmenlerden biri olacak. Şirketler, yapay zeka, robotik ve enerji teknolojilerinin operasyonlarını kökten değiştireceğini öngörüyor. Bu beklentiler, ülkede en hızlı büyümesi beklenen meslekler listesine de yansıyor: robotik mühendisleri, yenilenebilir enerji mühendisleri ve otonom ile elektrikli araç uzmanları önümüzdeki beş yılın öne çıkan rollerinden görünüyor. Bu veriler ışığında, gençlerin üniversite ve meslek seçimlerini yaparken yalnızca bugünkü istihdamı değil, önümüzdeki kısa ve orta vadeli dönemde hangi alanların büyüyeceğini ve hangilerinin kaybolma riski taşıdığını dikkate alması gerekiyor.
Dil ve iletişim becerisine yatırım önemli
Rapora göre Türkiye’de iş yerlerinde gerekli yetkinliklerin %44’ü de 2030’a kadar değişecek. En çok ihtiyaç duyulan yetkinlikler arasında yapay zeka ve büyük veri, teknolojik okuryazarlık, ağ teknolojileri ve siber güvenlik öne çıkıyor. Ayrıca Türkiye’de çok dilliliğin öneminin küresel ortalamaya kıyasla daha hızlı artacağı öngörülüyor. Bu tablo, gençlerin yalnızca teknik yetkinlikler değil, aynı zamanda dil ve iletişim bilgilerini de geliştirmesi gerektiğini gösteriyor.


