Stablecoin’ler e-ticaret kabul altyapısından tokenize varlık piyasalarına kadar gerçek ekonomiyle bağ kuran bir ödeme katmanı olma yolunda ilerliyor…
Boston Consulting Group, “Stablecoin’ler – Potansiyellerini Ölçmek İçin Beş Kritik Test” başlıklı raporunu yayımladı. Stablecoin’lere dair uzun vadeli potansiyeli masaya yatıran raporda ilginç tespitler yer aldı. Stablecoin’ler’in artık sadece DeFi ve kripto trader’larının oyuncağı olmadığı, çapraz sınır ödemelerden kurumsal hazinelere, e-ticaret kabul altyapısından tokenize varlık piyasalarına kadar gerçek ekonomiyle bağ kuran bir ödeme katmanı olma yolunda ilerlediği kaydedildi. Diğer yandan hız, maliyet, düzenleyici uyum ve geleneksel finansla rekabet gibi alanlarda hala ciddi testlerden geçmeleri gerektiğinin altı çizildi.

Türkiye’de terminolojik bağlamda stabilpara ve stabilcoin gibi farklı kullanımları da bulunan Stablecoin’leri odağına alan raporda dikkat çeken noktalar aşağıdaki gibi sıralanabilir;
Rapor, stablecoin’leri 5 temel boyutta inceliyor:
– Ek değer yaratımı (mevcut para hareketlerinden daha hızlı, ucuz ve şeffaf mı?),
– Kripto dışı gerçek kullanım alanları,
– İş modeli sürdürülebilirliği,
– Jeopolitik ve regülasyonun etkisi,
– CBDC ve tokenize mevduatlarla birlikte var olabilme kapasitesi.
Bu noktada 2024’te stablecoin işlem hacminin 26,1 trilyon dolara ulaştığı, ancak bunun yüzde 88’inin kripto ticareti ve DeFi’dan geldiği bilgileri dikkat çekiyor. Dolayısıyla sadece yüzde 8’lik (yaklaşık 2,1 trilyon dolar) kısım gerçek dünya ödemeleri ve tokenize varlık yerleşimlerinden oluşuyor. Yani hype büyük olsa da günlük kullanım henüz emekleme aşamasında demek yanlış olmaz.

Ferrari’den SpaceX’e kadar birçok şirket, stablecoin’leri 24/7 likidite ve işlemlerin hesaplar arasında mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılması için kullanıyor. Özellikle döviz riskini azaltmak isteyen firmalar için stablecoin, güçlü bir alternatif oluşturuyor. Ancak ek maliyetler, FX likiditesi ve regülasyon belirsizlikleri zorluk yaratmayı sürdürüyor.
ABD’de Trump yönetimiyle birlikte CBDC planlarının rafa kalkması ve yeni yasa tasarıları (STABLE Act, GENIUS Act) sektöre netlik getiriyor. Avrupa ise MiCA’yı devreye alarak sahayı kurumsal yatırımcılar için daha güvenli hâle getiriyor. Aynı zamanda dolar hakimiyetine karşı euro ve yerel para bazlı stablecoin girişimleri hız kazanıyor.
Son olarak stablecoin dendiğinde akla ilk gelenler arasındaki Tether’in 2024’te 54 milyar dolar kâr ve çalışan başına 535 milyon dolar gelir elde etmesi kayda değer bir veri. Circle da rezerv faizinden işlem gelirine geçiş için Circle Payments Network (CPN) ile Visa ve Mastercard’a rakip küresel bir ödeme altyapısı inşa ediyor. Bankalara ise rezerv saklama, FX çözümleri, cross-border ödemeler ve merchant acceptance altyapısında kilit oyuncu olmak gibi yeni roller düşüyor.
Boston Consulting Group’un raporu, hype’ın ötesinde bir tablo çiziyor: Stablecoinler henüz tam potansiyeline ulaşmadı ama kurumsal hazineden uluslararası ticarete kadar dev bir fırsat penceresi açılıyor.
Raporu buradan indirebilirsiniz. İngilizce dilindedir.


