MARS’ın Ipsos Türkiye işbirliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye’nin ilk neobankacılık araştırması, dijital dönüşümün hem finans dünyasındaki, hem de insan hayatındaki etkilerini gözler önüne serdi.

Türkiye temsili 12 bölgeden, 750 kişinin katılımıyla yapılan araştırma; mobil bankacılık kullanımından güven algısına, ürün tercihinden neobankacılık bilinirliğine kadar çok sayıda önemli veri ve içgörü sundu. Araştırma yaş kırılımında farklılıkları ortaya çıkardı.

Finansal alışkanlıkların hızla değiştiği günümüzde, dijitalleşmenin bankacılık üzerindeki etkisini ortaya koyan çarpıcı bir araştırmaya imza atıldı. MARS ve Ipsos Türkiye işbirliğiyle gerçekleştirilen araştırma, Türkiye temsili 12 bölgeden, 18-54 yaş aralığında ve ABC1C2 sosyo-ekonomik gruplarından 750 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırma, bireylerin finansal işlemlerini nasıl gerçekleştirdiğini, dijital kanallara yönelimin ne düzeyde olduğunu ve özellikle son dönemde öne çıkan “Neobankacılık” kavramına yönelik farkındalık ve yaklaşımı kapsamlı şekilde analiz etti.

Türkiye’nin %89’u Dijital Bankacılık Kullanıyor

Araştırmaya göre, Türkiye’de yukarıdaki hedef kitle tanımına giren her 10 kişiden 9’u finansal işlemlerini en çok mobil veya internet bankacılığı üzerinden gerçekleştiriyor. Mobil uygulamalar ve dijital platformlar, kullanıcıların yalnızca zamanla yarıştığı değil; aynı zamanda güven, hız ve maliyet avantajı aradığı temel finansal çözüm noktalarına dönüşmüş ve şube-çağrı merkezlerini geride bırakmış durumda.

Aktif bankacılık kullananların yüzde 89’u dijital bankacılığı tercih ederken, geleneksel şubeler (yüzde 8) ve çağrı merkezleri (yüzde 3) ise daha az tercih edilen seçenekler arasında yer alıyor. Dijital bankacılığı en çok tercih eden yaş grubu, yüzde 93 kullanım oranı ile 35-44 yaş.

Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise kullanıcıların bankacılık ürünleri konusundaki çeşitliliği. Katılımcılar ortalama 4,2 farklı finansal ürün veya hizmet kullanıyor. Bu sayı; İstanbul, Ankara ve İzmir toplamına bakıldığında ortalama 4,6’ya kadar yükseliyor. Kredi kartı ve banka kartları, kullanılan ürünler arasında yüzde 62 ile en yaygın olanlar. Yaş ve sosyo-ekonomik statü yükseldikçe, kullanılan ürün sayısının da arttığı gözlemleniyor.

Finans Kurumu Tercihinde Güven Her Şeyden Önce Geliyor

Araştırma, finans sektöründe güvenin hala vazgeçilmez bir kriter olduğunu da ortaya koyuyor. Katılımcıların finans kurumu seçiminde ilk tercih ettikleri unsurların başında yüzde 18 oran ile “güvenilirlik” geliyor. Güven algısını, maaş hesabının aynı kurumda bulunması (yüzde 11) ve bankanın indirim, kampanya ve ayrıcalıklar sunması (yüzde 9) takip ediyor. Özellikle 45-54 yaş aralığındaki kullanıcılar için, maaşın yattığı banka sadece bir ödeme noktası değil, aynı zamanda güvenin ve sürekliliğin sembolü.

‘Gençler için banka fiziksel değil’

Genç kullanıcılar ise bambaşka bir profil çiziyorlar. Finansal beklentileri daha değişken, dinamik ve beklentisi yüksek gençlerin. Bu grup için bankacılık hizmetlerinde hız, kullanıcı dostu uygulamalar ve veri güvenliği en önemli ihtiyaçlar arasında. Öyle ki, bu yaş grubunun büyük bölümü için bir bankanın fiziksel varlığı artık belirleyici değil. Dijital deneyimin kesintisiz, hızlı ve düşük maliyetli olması yeterli.

Araştırmaya göre, geleneksel bankacılık hizmetlerinde kullanıcıların en çok şikayetçi olduğu konuların başında yüzde 15 ile kredi ve mevduat faiz oranlarının yüksekliği geliyor. Bunu yüzde 14 oranıyla çeşitli işlem ücretleri ve masraflar takip ediyor. Özellikle 45 yaş ve üzeri kullanıcılar, bu tür finansal maliyetleri daha fazla önemserken; 18-24 yaş aralığındaki genç kullanıcılar için en büyük memnuniyetsizlik kaynaklarından biri, bankacılık ürün başvurularında karşılaştıkları yüksek red oranları. İstanbul, Ankara ve İzmir’de  yaşayan kullanıcılar ise işlem yavaşlığı ve uzun bekleme sürelerinden, diğer illerde yaşayanlara kıyasla daha fazla şikayetçi. Yaş, bölge ve sosyo-ekonomik statü farklılıkları, bankacılık deneyiminde öne çıkan sorunların da kişiselleştiğini gösteriyor.

Her 5 Kişiden 1’i Neobankaya Geçmeye Hazır

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de, son yıllarda dünya genelinde yükselen bir trend olan “neobankacılık” kavramına dair toplumsal farkındalık düzeyi oldu. Katılımcıların yüzde 63’ü neobankacılığı daha önce hiç duymadığını belirtirken, yalnızca yüzde 12’si bu konuda bilgi sahibi olduğunu ifade etti. Yani her 10 kişiden 6’sı için kavram hala yabancı.

Bu durum değişmeye oldukça açık. Katılımcılara neobankacılık tanımı yapıldıktan sonra, yüzde 76’sı bu modelin kendisine uygun olabileceğini söylüyor. Özellikle erkek kullanıcılar, AB sosyo-ekonomik statü grubu ve büyükşehirlerde yaşayanlar neobankacılığa daha sıcak bakıyor. Kullanıcıların bu yeni nesil bankacılık modeline ilgi göstermesinin temel sebepleri ise pratiklik (yüzde 48), işlemlerin hızlı yapılabilmesi (yüzde 45) ve düşük işlem masrafları (yüzde 44). 45 yaş üzerindeki kullanıcılar içinse bu masrafların düşüklüğü daha kritik bir tercih sebebi.

Tüm bunlar sonucunda araştırma, her 5 kişiden 1’inin mevcut bankasındaki ana hesabını tamamen bir neobankaya taşımaya hazır olduğunu, her 10 kişiden 6’sının ise bu fikre olumlu yaklaştığını ortaya koyuyor. Kadınlar, daha düşük sosyo-ekonomik statü grupları ve 45 yaş üzeri  kullanıcılar bu konuda daha temkinli dururken; erkekler ve AB statüsündeki katılımcılar, dijital bankacılığa geçişte öncü konumda.

*Türkiye’nin İlk Neobankacılık Araştırması denilmesinin sebebi erişime ve kamuya açık kaynaklarda benzer bir araştırmaya rastlanmamış olup, sonuçları yayınlanmamış araştırmalar bu iddianın dışında tutulmuştur. Bu nedenle ilgili bulgu, mevcut açık kaynak bilgilerinin doğruluk ve güncelliği ile sınırlıdır.