Trump’ın kredi kartı faiz indirimi çağrısı özellikle ödemeler, kredi ve dijital finans platformları üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle FinTech ekosisteminde çok yakından izleniyor…

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, kredi kartı faiz oranlarına bir yıl süreyle %10’luk bir üst sınır getirilmesi çağrısında bulundu. ABD Başkanı, yüksek faiz oranlarının Amerikalı tüketiciler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirterek, bu adımın “halkı korumaya yönelik bir politika” olduğunu savundu.

Trump’ın önerisi, mevcut ortalama kredi kartı faiz oranlarının %20-%30 ve üzerinde seyrettiği bir ortamda dile getirildi.

ABD Başkanı, bu önerinin 20 Ocak 2026’den itibaren yürürlüğe konulmasını isteyerek, faiz yükünün hafifletilmesini hedeflediğini kaydetti.

Bu çağrı, Trump’ın 2024 seçim kampanyasında da benzer bir vaatte bulunmasının tekrarı niteliğinde. O dönem analistler, böyle bir sınırlamanın yasama organının onayı olmadan uygulanmasının mümkün olmayacağını belirtmişti; Trump’ın yeni açıklamasında da bu tür detaylar bulunmuyor.

Öte yandan Trump yönetimi 2025’te kredi kartı gecikme ücretlerini sınırlayan federal bir düzenlemenin kaldırılmasını desteklemiş; bu adım eleştirilere konu olmuştu. Bu bağlamda faiz oranlarına sınır getirme çağrısının, daha geniş bir “tüketici finansmanı düzenlemeleri” gündeminin parçası olarak okunabileceği değerlendiriliyor.

Trump’ın çağrısı özellikle ödemeler, kredi ve dijital finans platformları üzerinde potansiyel etkileri nedeniyle FinTech ekosisteminde yakından izleniyor. Yüksek faiz oranlarının sınırlandırılması, tüketici kredi maliyetlerini düşürebileceği gibi bankalar ve kart çıkaran finansal teknoloji şirketlerinin gelir profillerini de değiştirebilir. Bununla birlikte, güçlü bankacılık ve finans kuruluşları öneriye şimdiden eleştiri yöneltmiş; böyle bir tavanın kredi erişimini kısıtlayacağı, hatta bazı tüketicileri daha maliyetli alternatiflere yönlendirebileceği uyarısında bulunmuş durumda.