ChatGPT ve benzeri AI araçlarının denetimsiz kullanımı, birçok şirket için hukuki sorumluluğu beraberinde getirecek sorunların önünü açıyor…

Yapay zeka artık çalışanların günlük iş akışının bir parçası. Ancak ChatGPT ve benzeri AI araçlarının denetimsiz kullanımı, birçok şirkette yalnızca iç politika ihlali değil, doğrudan hukuki sorumluluk doğuran sonuçlar yaratıyor.

Bu bağlamda ABD’de görülen Mata v. Avianca (2023) Davası, bu açıdan önemli bir emsal. Davada bir avukat, dilekçesini ChatGPT ile hazırladı ve AI uydurma içtihatlar üretti. Mahkeme, “AI çıktılarından nihai sorumluluk kullanan kişi ve temsil ettiği kuruma aittir” diyerek yaptırım uyguladı. Bu yaklaşım, çalışanların AI kullanımından doğan hatalarda şirketlerin de sorumlu tutulabileceğini açıkça ortaya koyuyor.

Benzer bir risk, Samsung’da 2023 yılında yaşanan gizli bilgi sızıntısı vakasında görüldü. Çalışanların kaynak kod ve hassas teknik verileri ChatGPT’ye girmesi, dava aşamasına gelmeden ciddi bir regülasyon ve tazminat riski yarattı.
Önemli Nokta: Samsung’un şirket genelinde AI kullanımını yasaklaması, bu riskin artık “öngörülebilir” kabul edildiğini gösteriyor.

Öte yandan son yıllarda AI ile hazırlanan ihbar, ayrımcılık ve mobbing başvurularında da belirgin bir artış var. Bu başvurular hatalı veya eksik olsa bile, işverenlerin resmi süreçlerde ciddiye alması gerekiyor. Yetersiz bir iç soruşturma ise doğrudan işveren aleyhine dava riskine dönüşebiliyor.

Benzer şekilde Avrupa’daki veri koruma otoriteleri, çalışanların AI araçlarına müşteri verisi girmesini ve şirket içinde yeterli denetim mekanizması bulunmamasını doğrudan şirket kusuru olarak değerlendiriyor. “Çalışan yaptı” savunması, artık regülatörler nezdinde yeterli değil.

Çalışanın AI kullanımı, işverenin organizasyonel sorumluluğu kapsamındadır…

Tüm bu örneklerin ortak noktası şu: Çalışanın AI kullanımı, işverenin organizasyonel sorumluluğu kapsamındadır. Bu nedenle AI, bugün yalnızca bir teknoloji yatırımı değil; C-level için bir yönetişim ve hukuki risk yönetimi konusu olduğundan, net politikalar, insan denetimi ve eğitim mekanizmaları olmadan AI’dan sürdürülebilir değer üretmek mümkün görünmüyor.

KaynakLinkedIn
Burcu Tümer
Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Burcu Tümer, lisans derecesinin ardından hukuk ve işletme alanlarında Londra ve Cenevre’de farklı diploma programlarına katılmıştır. 11 yıl boyunca muhtelif hukuk bürolarında avukatlık mesleğini icra ederek, teknoloji alanında faaliyet gösteren farklı global şirketlerde bölge sorumlulukları da dahil olmak üzere hukuk müşavirliği yapmıştır. 2021 senesi itibariyle TBL Legal’in Kurucu Ortağı olarak müvekkillerine teknoloji hukuku başta olmak üzere hukuki danışmanlık ve eğitimler vermektedir. Uzmanlık alanları arasında yapay zeka, nesnelerin interneti, blok zinciri teknolojileri, akıllı sözleşmeler, finansal teknolojiler ve dijital varlıklar yer almaktadır. Fintech Istanbul Akademi bünyesinde de farklı konularda eğitimler veren Burcu Tümer aynı zamanda kuruluşundan itibaren Blockchain Türkiye Platformu bünyesinde hazırlanan raporlara katkı sağlamakta ve yeni teknolojilerin hukuki perspektiften değerlendirilmesi adına webinarlara konuşmacı olarak iştirak ederek makaleler yayımlamaktadır.