Teknoloji, ödeme sistemleri ve finans sektörlerinde 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Duransoy, Revolut’un ABD CEO’su olarak görevine başladı. 

Küresel finansal süper uygulama Revolut, ABD’de banka olarak faaliyet gösterebilmek için resmi banka lisansı başvurusu yaptığını duyurdu. Bu adım, şirketin en büyük finansal pazarlardan biri olan ABD’de daha güçlü bir varlık oluşturma stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor.

Şirket, başvurunun bir parçası olarak, ABD operasyonlarını yönetecek yeni CEO’yu da belirledi. Bu kapsamda, Türk fintech ekosisteminin yakından tanıdığı deneyimli bankacılık yöneticisi Çetin Duransoy’un Revolut ABD CEO’su olarak görevlendirildiği açıklandı. Duransoy, ABD’de uzun yıllardır farklı finans kuruluşlarında üst düzey görevlerde bulunmasıyla öne çıkıyor.

Teknoloji, ödeme sistemleri ve finans sektörlerinde 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Duransoy,  daha önce fintech mevduat platformu Raisin’in ABD CEO’su olarak görev yaptı ve platformu 90’dan fazla banka ve kredi birliği ile çalışacak şekilde büyüttü. Ayrıca Capital One ve Visa’da üst düzey görevlerde bulundu.

Öte yandan Revolut’un ABD’de banka lisansı alması durumunda, mevcut modelde olduğu gibi partner bankalara bağımlı kalmadan doğrudan bankacılık hizmetleri sunabileceğini belirtelim. Bu da Revolut’un mevduat kabul etmesine, kredi vermesine ve daha geniş kapsamlı finansal ürünleri doğrudan müşterilere sunmasına olanak sağlayacak.

Revolut’un kurucu ortağı ve CEO’su Nik Storonsky, ABD’nin şirketin küresel büyüme stratejisinde kritik bir rol oynadığını belirterek, ulusal banka lisansı başvurusunun Revolut’un dünyanın ilk gerçek küresel bankacılık platformunu kurma vizyonunda önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Şirket halihazırda ABD’de faaliyet gösteriyor ve milyonlarca kullanıcıya hizmet veriyor. Ancak şu anda birçok bankacılık işlemi partner bankalar aracılığıyla yürütülüyor. Banka lisansı alınması, Revolut’un ABD pazarında daha bağımsız ve ölçeklenebilir bir operasyon kurmasını sağlayacak.

Revolut’un son hamlesi, fintech şirketlerinin geleneksel bankacılık lisanslarına yönelme trendinin bir parçası olarak görülüyor. Bu sayede fintech şirketleri, üçüncü taraf bankalara bağımlılığı azaltarak finansal hizmetlerini daha geniş kapsamlı ve doğrudan sunabiliyor.

Kaynakrevolut.com