Berlin’de 17–19 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleşen Merchant Payments Ecosystem (MPE), bu yıl da ödemeler dünyasının nabzını tutan en önemli buluşmalardan biri oldu.

Rakamlarla bu önemli etkinliğin ölçeğini anlatmak gerekirse;

  • 1.600+ katılımcı
  • 500+ merchant
  • 170+ konuşmacı
  • 90+ sponsor

Bu önemli etkinlikten ilk önemli çıkarım: ödemeler dünyasının artık sadece bir “altyapı” değil, başlı başına stratejik bir rekabet alanı haline gelmiş olması.

İkinci önemli mesaj: ödeme işlemlerinin maliyeti artık daha fazla dikkat çekiyor ve işyerlerini rahatsız ediyor.

Son olarak MPE 2026’dan çıkan üçüncü not: kullanıcı deneyimi sadeleşirken, ödeme teknolojileri ve sistemler hiç olmadığı kadar karmaşıklaşıyor.

Yapay Zeka ile Oyunun Kuralları Değişiyor

AI artık ödemeler dünyasında “konuşulan” değil, uygulanan bir teknoloji haline gelmiş durumda. MPE 2026’da YZ gündeminde bir üst aşamaya geçildiğini net olarak gördük.

Etkinlikte Agentic AI (Etkin YZ) teknolojileri ile kendi ödeme kararını alan sistemler, ödeme akışını optimize eden algoritmalar, sahtekarlık / dolandırıcılık işlemlerini (fraud) anlık yakalayan yapılar detaylı olarak anlatıldı.

Dahası, Agentic AI için üretilen anahtarlar (Tokens for Agentic Payments) ile insan yerine AI ajanlarının ödeme yapması ve Agentlar arası ödemelerin (AI-to-AI) mümkün olması öngörülüyor.

Her ne kadar Agentic ödemeler sektörün geleceği olsa da mevcut düzende işlemden daha fazla protokol olması uygulamaların kalıcılığına dair soru işaretleri yaratıyor. Üstelik agentic ödemelerin ödemeleri daha da karmaşık hale getirdiğini düşünen uzmanlar da var. Bu sebeple agentic ödemelerin de hem kullanıcılar hem ödeme şirketleri için değer yaratması şart.

Agentic ödemelere hazırlık için dört temel hazırlık alanı öne çıkmakta:

  1. Veri Hazırlığı (Data Readiness)
  • Ürün verilerinin zenginleştirilmesi (GEO)
  • Tüm ürün sayfaları için yapılandırılmış veri ve şema işaretlemelerinin oluşturulması
  • Gerçek zamanlı, yüksek doğrulukta envanter ve fiyatlandırma akışlarının sürdürülmesi
  1. Operasyonel Hazırlık (Operational Readiness)
  • Sevkiyat ve iade süreçlerinin net SLA’lar ile otomasyonu
  • Ajanlarla uyumlu (agent-optimized) iletişim yapıların kurulması
  1. Teknik Hazırlık (Technical Readiness)
  • Tüm işlem noktaları için güçlü, iyi dokümante edilmiş ve güvenli API’lerin oluşturulması
  • Ölçeklenebilirlik testlerinin yapılması
  • Güçlü kimlik doğrulama protokolleri ve veri güvenliğinin sağlanması
  • Büyük agentic platformlarla uyumluluğun denetlenmesi
  1. Müşteri Deneyimi (Customer Experience)
  • Yorum ve değerlendirmelerin yapılandırılmış veri içinde görünür hale getirilmesi
  • Müşteriyle temas eden tüm politikaların net şekilde tanımlanması
  • Ajanlara özel tekliflerin sunulması

Hedef “Frictionless” (sürtünmesiz /pürüzsüz ödemeler)

Konferansın en çok tekrarlanan kelimelerinden biri “frictionless” oldu. Ancak ödeme deneyimi kullanıcılar için basitleşirken, arka planda:

  • çoklu sağlayıcılar
  • orchestration katmanları
  • regülasyon uyum süreçleri ve
  • fraud ve cyber risk motorlarının

giderek daha sofistike hale geldiği konuşuldu.

BNPL ve Avrupa’nın Yeni Bakış Açısı

Etkinlikte, Avrupa’da düzenleyiciler tarafından dikkatle izlenen BNPL süreçlerinde daha sıkı kredi değerlendirmesi ve tüketici koruma odaklı yaklaşım ihtiyacı vurgulandı.

BNPL artık büyüme hikayesi değil, regülasyon gözetimine geçen hassas bir iş modeli olarak dikkate alınıyor.

Digital Euro vs Stablecoins: Sessiz Rekabet

Konferansın en stratejik tartışmalarından biri: Digital Euro (CBDC) vs Stablecoins oldu. İki modelin farkı giderek netleşiyor:

Digital Euro        vs     Stablecoins

Devlet destekli           Özel sektör

Güven odaklı              Hız ve inovasyon

Regülasyon ağır          Esnek yapı

  • Kazananı kullanıcı deneyimi belirleyecek.

Payments Orchestration (Ödemelerin Orkestrasyonu)

Bugün kart kabul eden iş yeri tarafında en kritik katman olan Payments Orchestration ile

  • Birden fazla servis sağlayıcı (PSP) yönetmek
  • Yönlendirme (routing) optimizasyonu
  • Başarı oranı artırmak
  • Maliyet düşürmek
    mümkün oluyor.

Halen büyük işyerleri tarafından kullanılan bu teknoloji ve iş modellerinin orta ve küçük ölçekli işyerlerine yaygınlaşması gündeme girmiş.

WERO: Avrupa Çapında Ödemelerde Rekabet Artıyor

2025’te faaliyete geçen WERO, Avrupa için standart bir ödeme altyapısından fazlasını sunan bir proje: Avrupa Birliği çapında PayPal’ın tahtını sarsabilme potansiyeline sahip ve dolayısıyla BigTech’lere hem cüzdan ödemeleri hem check-out ürünleri anlamında rakip olabilecek duygusal bir çalışma.

WERO, bu sene POS fonksiyonlarını aktifleştirecek olması sebebiyle etkinlikte doğrudan pazarlama faaliyetlerine başlamıştı.

Tüccarlara yönelik hazırlanan workshopta öncelikle ödeme (checkout) katmanında yaşanan yapısal değişimi oldukça net ortaya koyan WERO, klasik çözümlere alternatif olduğunu öne çıkan dört temel problem alanını vurgulayarak açıkladı:

  • Operasyonel yük: İtiraz süreçleri (disputes), mutabakat (reconciliation) ve fraud yönetimi ciddi bir operasyonel maliyet yaratıyor.
  • Cross-border orkestrasyon: Farklı ülkelerde farklı ödeme yöntemleri, regülasyonlar ve altyapılar nedeniyle entegrasyon karmaşıklığı artıyor.
  • Pazarlar arası parçalanma: Avrupa hâlâ yekpare bir ödeme pazarı değil; yerel oyuncular ve alışkanlıklar dominant.
  • Maliyet baskısı: Özellikle merchant tarafında marjlar daralırken ödeme maliyetleri daha kritik hale geliyor.
  • Bu tablo, klasik PSP modelinin ötesinde daha entegre, orkestrasyon odaklı ve platformlaşmış çözümlere ihtiyacı açıkça gösteriyor.

Wero’nun yaklaşımı burada dikkat çekici: tek bir kanal yerine tamamlayıcı iki dağıtım stratejisi tercih edilmekte.

Sunumda ortaya konan tablo, Avrupa ödeme ekosisteminin checkout katmanından daha kompleks ve platformlaşmış bir yapıya doğru evrildiğini net biçimde gösteriyor: artan operasyonel yük (dispute, reconciliation, fraud), sınır ötesi orkestrasyon karmaşıklığı, pazarlar arası parçalanma ve maliyet baskısı, klasik ödeme sağlayıcı modellerinin yetersiz kaldığını ortaya koyarken, Wero bu probleme iki kanallı bir stratejiyle yanıt veriyor—bir yandan banka uygulamaları üzerinden hızlı ölçek ve güven kazanımı sağlarken, diğer yandan standalone wallet ile kullanıcı deneyimi ve ürün inovasyonunu kontrol ediyor.

  • Çekirdek pazarlar (aktif):Almanya, Fransa, Belçika
  • 2026 lansman pazarları:Yeni genişleme ülkeleri
  • Potansiyel katılımcılar:Fizibilite aşamasında olan ülkeler
  • İş birlikleri (EuroPA):Avrupa genelinde entegrasyon fırsatları

2025–2027 yol haritası ise bu yaklaşımın yalnızca bir ödeme yöntemiyle sınırlı kalmayıp, e-ticaret lansmanlarından POS entegrasyonuna, ileri ödeme çözümlerinden loyalty ve dijital kimlik gibi katma değerli servislere uzanan full-stack bir finansal platforma evrileceğini gösteriyor. EPI çatısı altında yürütülen bu genişleme stratejisi, iDEAL gibi güçlü yerel sistemlerin migrasyonu ve potansiyel 60 milyon ek kullanıcıya erişim hedefiyle, Avrupa’da parçalı ödeme yapısını konsolide etmeyi ve Visa/Mastercard ile Big Tech oyuncularına karşı Avrupa merkezli bir alternatif oluşturmayı amaçlıyor; bu da hem bankaların kullanıcı arayüzünü yeniden sahiplenmesini hem de merchant’lar için uzun vadede daha standart ve maliyet etkin bir ödeme altyapısının oluşmasını mümkün kılabilecek yapısal bir dönüşüme işaret ediyor.

Wero’nun hedefi açık: Öncelikle Visa/Mastercard’a alternatif bir Avrupa-native ödeme ağı kurmak, paralelde yerel ödeme yöntemlerini konsolide ederek fragmentation’ı azaltmak.

Bu vizyonda Avrupa ödeme ekosistemi, parçalı yapıdan daha birleşik bir modele, işlem odaklı yaklaşımdan platform ekonomisine ve klasik checkout deneyiminden agentic commerce’e doğru hızlı bir dönüşüm geçiriyor. Bu dönüşümde Wero yalnızca bir oyuncu olarak değil, Avrupa’da ödeme altyapısının geleceğini şekillendirmeye ve yeni standardı belirlemeye aday stratejik bir girişim olarak konumlanıyor.

Peki Avrupa bu vizyona nasıl karşılık verecek? Sene sonuna doğru rakamlara bakarak ilk reaksiyonları gözlemleme imkânımız olacaktır.

Türk Ekosisteminden Katılımcılar

MPE’ye Türkiye’den katılım geçen senelere nazaran daha az ise de tanıdık yüzlere rastlamak mümkün oldu.

Dr. Soner Canko, Emre Talay.

Berlin merkezli Payrails’in standını ziyaret ederek Emre Talay’ın büyüme planlarını dinledik.

Freiburg merkezli Global Payments’tan Bora Göknar.

Visa, SumUp, Deutsche Bank gibi kurumların Avrupa merkezlerini temsil eden Türk katılımcılar ile tanıştık.

Sefer Yüksel, Hilal Uzun , Mustafa Aktaş, Sinan Kadıoğlu.

Etkinliğe Türkiye’den katılan ekosistem temsilcileri ile hatıra fotoğrafı çektirerek etkinliği tamamladık.

MPE organizasyon ekibinden Barbora’ya (üstte) ekibimize desteği ve ilgisi için teşekkür ederiz.

Eş Yazarlar: Şebnem Elif Kocaoglu Ulbrich, Dr. Soner Canko

Elif Kocaoğlu Ulbrich
Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Ş. Elif Kocaoğlu Ulbrich, Galatasaray Üniversitesi’nden Özel Hukuk ve WHU – Otto Beisheim School of Management’tan İşletme Yüksek Lisans derecelerine sahiptir ve ilaveten Jean Monnet, Joachim Herz Stiftung bursiyeridir. İstanbul ve Ankara’da muhtelif uluslararası hukuk bürolarında altı seneden fazla avukat olarak çalıştıktan sonra, Denizbank A.Ş. ile başlayan bankacılık ve finans kariyerine 2013 itibariyle Hamburg ve daha sonra Berlin’deki FinTech startuplarında (FinLeap, Cringle, Lendico) iş geliştirme, proje yönetimi, FinTech regülasyon ve lobi faaliyetleri alanlarında uzmanlaşarak devam etmiştir. FINTECH Circle ve Wiley iş birliğiyle 2020’de yayımlanması planlanan The PAYTECH Book, The AI Book ve The LegalTech Book kitaplarında eş yazar olan Kocaoğlu Ulbrich, kurucusu olduğu Berlin merkezli Contextual Solutions aracılığıyla 2019'dan beri danışmanlık, eğitim ve yayım hizmetleri sunmaktadır.