26 Mart tarihinde Frankfurt, Digital Euro Association tarafından düzenlenen Dijital Euro Konferansı’na ev sahipligi yaptı…

Etkinlik, merkez bankaları, düzenleyici kurumlar, finansal kuruluşlar, teknoloji sağlayıcıları ve akademiden önde gelen isimleri bir araya getirerek, Avrupa’da ve küresel ölçekte dijital paranın evrimine ilişkin etkin bir diyalog platformu sunarak katılımcıların mevcut gelişmeler ve geleceğe yönelik yönelimler hakkında görüş alışverişinde bulunmalarını sağladı.

Konferansta 70’ten fazla konuşmacı, üç paralel oturum hattında yer alırken, gün boyunca 30’dan fazla oturum gerçekleştirildi.

Konferanstan çıkan temel sonuçlardan biri, dijital para alanındaki inovasyonun istikrarlı bir şekilde ilerlediği; ancak ilerlemenin, paydaşlar arasındaki koordinasyona, mevcut sistemlerle entegrasyonuna ve deneysel aşamadan gerçek dünyadaki uygulamalara geçiş kabiliyetine büyük ölçüde bağlı olacağı yönündeydi.

Tokenize Varlıklar ve Tokenize Para

Konferansın tartışma başlıklarından biri olan “Tokenize Piyasalar Tokenize Paraya İhtiyaç Duyar” oturumu, pilot projelerden üretim seviyesine hazır çözümlere geçiş sürecine odaklandı.

Konuşmacılar, yalnızca tokenize varlıkların işleyen piyasalar için yeterli olmadığını vurguladı. Bunun yerine, bu varlıkların güvenilir ve ölçeklenebilir dijital para biçimleriyle desteklenmesi gerektiği ifade edildi.

  • Manuel Klein (Deutsche Bank), mevcut finansal sistemlere entegrasyon ve buna bağlı operasyonel gereklilikleri değerlendirdi.
  • Heiko Nix (Siemens), kurumsal kullanım senaryolarının (corporate use cases) önemine ve pratik, verimli ödeme çözümlerine duyulan ihtiyaca dikkat çekti.
  • Mehtaj Syed (J.P. Morgan), kurumsal benimsemenin (institutional adoption) mevcut durumunu ve piyasanin daha cok hazir olmasi icin gereken unsurları ele aldı.

Bu çerçevede konferansta öne çıkan önemli bir mesaj, artık tokenizasyonun temel kavramlarının tartışıldığı aşamanın geride kaldığı ve odağın, bu teknolojinin ölçeklenebilir şekilde nasıl hayata geçirileceğine kaydığı yönündeydi.

Bu doğrultuda tartışmalar şu kritik alanlara odaklandı:

  • Tokenize varlıkların platformlar arasında etkin şekilde hareket ettirilmesiyle yeni likidite imkânlarının yaratılması
  • İşlemlerin daha hızlı, neredeyse gerçek zamanlı gerçekleştirilmesi ve karşı taraf riskinin azaltılması ve mutabakatin verimliliginin artmasi
  • Farklı blokzincirler, bankalar, diger finansal kuruluslar ve altyapılar arasındaki parçalı yapıların birbirine entegre edilmesi (interoperability)

Avrupa 2030: Dijital Para Katmanının İnşası

Bir diğer önemli oturum olan “Avrupa 2030: Dijital Para Katmanı (Building the Digital Money Stack)”, Avrupa’daki geleceğin parasal sisteminin nasıl yapılandırılabileceğini ele aldı.

Katılımcılar, tek bir çözüm etrafında birleşmek yerine; merkez bankası parası, banka parası (commercial bank money) ve yeni dijital enstrüman biçimlerinin birlikte var olduğu ve etkileşim içinde olduğu katmanlı bir yapı önerdi.

  • Thibault Pelé (Worldline), ölçeklenebilir ödeme altyapısının önemine odaklandı.
  • Stephan Ludwig (Deutsche Bundesbank), dijital euronun daha geniş parasal çerçeveye nasıl entegre edilebileceğini vurguladı.
  • Conrad Kraft (DEA), paydaşlar arasında koordinasyon ve uygulama süreçlerinde uyumun gerekliliğini dile getirdi.

Ortaya çıkan ortak temalardan birisi de ilerleme yalnızca inovasyona değil, bu farklı katmanların pratikte ne kadar etkin şekilde birbirine bağlanabildiğine bağlıdır.

Güven ve Piyasa Altyapısının Rolü

“Güven bir köprüdür – Tokenize entegre bir finansal ekosistemde Merkezi Saklama Kuruluslarinin rolü” başlıklı oturum, mevcut finansal piyasa altyapılarının nasıl evrildiğini inceledi. Simon Papenkort (d-fine) ve Thomas Wißbach (Deutsche Börse Group), giderek dijitalleşen ortamlarda merkezi saklama kuruluşlarının (CSD) gelecekteki rolünü ele aldı.

Tartışma, güvenin, yönetişimin ve yerleşik kurumsal yapıların önemini koruduğunu ortaya koydu. Mevcut sistemlerin yerini almak yerine, gelişmelerin geleneksel altyapı ile yeni teknolojilerin birlikte çalıştığı daha entegre bir modele işaret ettiği vurgulandı.

Bu da konferansın sonuclarindan birini daha da güçlendirdi: finansal piyasalardaki inovasyon, yeni yapıların mevcut kurumsal rollerle ne kadar uyumlu olduğuna yakından bağlıdır.

Dijital Euro Hazırlığı: Uygulamaya Doğru

EY Almanya’dan Jakob Bouchetob ve digerleri tarafından düzenlenen “Dijital Euro Hazırlığı ve Uygulama Zorlukları” başlıklı oturum, benimseme için gerekli pratik adımlara odaklandı.

Dijital euro süreci istikrarlı şekilde ilerlerken, planlanan pilot program önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Ancak bankalar ve ödeme hizmet sağlayıcılarının (Payment Service Providers) 2027 sonrası olası uygulamalara hazırlık amacıyla şimdiden iç değerlendirmelere başlaması bekleniyor.

Gereksinimlerin kapsamı göz önüne alındığında, kurumlar operasyonel, teknik ve uyum (compliance) alanlarında çeşitli zorluklarla karşı karşıya. Tartışmada, erken koordinasyonun ve geçiş sürecine dair net bir anlayışın önemi vurgulandı.

Wholesale CBDC : Pontes ve Appia

Konferans ayrıca Eurosystem’in toptan merkez bankası parası yaklaşımını, birbirini tamamlayan iki girişim üzerinden ele aldı: Pontes ve Appia.

Pontes’in 2026’nın üçüncü çeyreğinde hayata geçirilmesi ve merkez bankası parasıyla işlemlerin mutabakatı için DLT tabanlı bir çözüm sunması bekleniyor. Appia ise daha uzun vadeli bir perspektifle, tokenizasyona ve DLT’ye dayali toptan finansal ekosistemin nasıl tasarlanabileceğini incelemek üzere piyasa katılımcılarıyla yakın iş birliği öngörüyor.

Bu iki girişim birlikte, kısa vadeli uygulamalar ile uzun vadeli ekosistem gelişimini bir araya getiren çift yönlü bir stratejiyi ortaya koyuyor.

CBDC’ye Küresel Perspektifler

Avrupa’nın ötesinde, konferansta CBDC geliştiren veya uygulayan merkez bankalarından önemli görüşler paylaşıldı.

  • John Kiff, dunyadaki perakende ve toptan CBDC uygulamalarına dair genel bakış sundu.
  • Alessandro Fraga (Brezilya Merkez Bankası), Brezilya Merkez Bankasi’nin DREX girişimine ilişkin detaylari ve gelecegine iliskin planlari paylaştı.
  • John Velissarios (OtrantoEQ Limited CEO’su) ile Ruslan Konurbayev ve Alexandr Kim (Kazakistan Merkez Bankası), Kazakistan merkez bankasi parasi olan Dijital Tenge’nin gelişimini ele aldı.
  • Karina Johnson (Doğu Karayipler Merkez Bankası – ECCB), resmi olarak baslatilmis bir perakende CBDC uygulamasından elde edilen deneyimlerini aktardı.

Bu katkılar, yaklaşımlar küresel ölçekte farklılık gösterse de birçok ülkenin benimseme, altyapı ve koordinasyon açısından benzer zorluklarla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

Genel olarak oturumlarda net bir mesaj ortaya cikti: Avrupa’da dijital paranın geleceği tek bir inovasyonla değil; teknolojik, kurumsal ve düzenleyici katmanların başarılı entegrasyonu ile şekillenecek.

Dijital euro uygulamaya yaklaştıkça ve istikrarli koinler (stablecoins) ve tokenizasyon girişimleri olgunlaştıkça, odak noktası deneysel çalışmalardan uygulamaya kayıyor. Paydaşların uyum içinde hareket edebilmesi, yeni sistemlerin mevcut altyapılarla entegre edilebilmesi ve ölçeklenebilir, güvenilir yapılar kurulabilmesi bu dönüşümün hızını ve başarısını belirleyecek.

Konuk Yazar: Mehmet Kerse