Dijital Ürün Pasaportu – DPP; bugün çok sayıda farklı belge ve sistem arasında dağılmış ürün bilgilerini, tek bir dijital kayıt altında birleştiren, elektronik olarak erişilebilir, kapsamlı bir dijital kimlik niteliğinde…

Küresel dış ticaret, uzun süredir parçalı ve kağıt belgelere dayalı bir güven mimarisine dayanıyor. Günümüzde ise Avrupa Birliği, bu eski ve kâğıt belgeye dayalı sistemi; Sürdürülebilir Ürünler için Ekotasarım Tüzüğü (ESPR) ve AB Batarya Tüzüğü çerçevesinde giderek daha dijital ve doğrulanabilir bir modele dönüştürüyor. İşte tam da bu dönüşümün merkezinde Dijital Ürün Pasaportu (Digital Product Passport – DPP) yer alıyor. DPP; bugün çok sayıda farklı belge ve sistem arasında dağılmış ürün bilgilerini (ürünün özellikleri, menşei, bileşimi ve kullanım ömrü gibi), tek bir dijital kayıt altında birleştiren, elektronik olarak erişilebilir, kapsamlı bir dijital kimlik niteliğinde.

AB dışındaki tedarikçiler ve küresel ticaret ağları açısından DPP, mevzuata uyum sağlamanın ötesinde, merkeziyetsiz bir güven mimarisinin temel katmanı olarak yeni bir anlam taşıyor. Fiziksel ürünleri dijital izleriyle ilişkilendiren DPP’nin ileride sınır ötesi dış ticaret finansmanında teminatın doğrulanmasını ve risk değerlendirmesini destekleyen önemli bir dijital veri kaynağına dönüşme potansiyeli bulunuyor. Finansal kuruluşlar ve tedarik zinciri platformları, uyum süreçlerini otomatikleştirmek ve çalışma sermayesi finansmanını daha etkin biçimde ölçeklendirmek amacıyla bu yeni veri akışlarının potansiyelini şimdiden değerlendirmeye başlamış durumda.

Sektörel Takvimler: Doğrulanabilir Ticarete Geçiş

Veriye dayalı dış ticaret finansmanına geçiş; küresel tedarik zincirlerinin sürece nasıl uyum sağlaması gerektiğini gösteren, ürün grupları bazında farklılaşan, uygulama takvimleri aracılığıyla şekilleniyor:

  • Bataryalar (Şubat 2027): 2023 yılında yürürlüğe giren AB Batarya Tüzüğü, elektrikli araç bataryaları ve şarj edilebilir endüstriyel bataryalar için dijital batarya pasaportunu zorunlu hale getiriyor. Şubat 2027 itibarıyla büyük bataryaların bir DPP’ye sahip olması gerekecek. Pasaport; bataryanın bileşimi, kritik hammaddeler, performans ve kullanım ömrü sonu yönetimine ilişkin yapılandırılmış bilgileri içeriyor olacak. Bununla birlikte, Temmuz 2026 itibarıyla merkezi DPP Kayıt Sistemi hazır olmasına rağmen, bu ürün grubu için semantik katalog henüz tanımlanmadığından, bataryalara ilişkin DPP’lerin DPP Kayıt Sistemine başarılı bir şekilde kaydedilmesi henüz mümkün değil.
  • Demir ve Çelik: Demir ve çeliğe ilişkin ESPR delegasyon düzenlemesi için 2026’dan başlayan gösterge niteliğinde bir takvim bulunuyor. Ocak 2026’dan itibaren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasının (CBAM) kesin uygulama dönemi gereği, ithalatçıların doğrulanmış gömülü emisyonlarını raporlamaları gerekirken; 2026 yılı emisyonlarına ilişkin sertifikaların satın alınması ve teslim edilmesi süreci Şubat 2027’de başlıyor olacak. Bu çerçevede DPP’ler, söz konusu yükümlülüklere ilişkin doğrulanabilir verilerin sunulmasında önemli bir uyum ve kanıt aracı olarak değerlendirilebilir.
  • Tekstil ve Hazır Giyim: AB bünyesinde Satılmamış tekstil ürünlerinin imha edilmesine ilişkin yasağa, Tekstil DPP’leri zorunlu hale gelmeden başlanılması hedefleniyor. Avrupa Komisyonunun yayınlamış olduğu gösterge niteliğindeki takvime göre tekstile ilişkin delegasyon düzenlemesinin 2027’nin üçüncü veya dördüncü çeyreğinde kabul edilmesi öngörülüyor. Ekonomik operatörlere (üretici, ithalatçı veya ilgili diğer sorumlu taraflara) ise düzenlemenin kabulünden sonra düzenlemelere uyum anlamında en az 18 aylık bir geçiş süresi tanınması bekleniyor.

Bu süreçte AB dışındaki üreticilerin, söz konusu tarihlere kadar, DPP için gerekli verileri toplayamamaları, sadece tedarik zincirinde bazı aksamalara değil, üreticilerin tümüyle AB pazarının dışında kalma riskine de yol açabilir. Diğer taraftan, dış ticaret finansmanı sağlayıcıları açısından doğrulanabilir ve güncel DPP verilerine sahip bir tedarikçi daha şeffaf ve daha kolay değerlendirilebilir bir risk profili oluşturabilir. Bu da zaman içinde sürdürülebilir tedarik zinciri finansmanında daha uygun finansman koşullarının önünü açabilir.

Teknik Altyapı: Merkeziyetsizlik ve Veri Alanları

AB DPP sistem mimarisi, ürünlere ilişkin tüm bilgileri devasa ve tek bir merkezi veri tabanında tutmak yerine, dağıtık bir veri mimarisini tercih etmiş bulunmaktadır.

Bu yapıda Merkezi AB DPP Kayıt Sistemi, DPP’nin tanımlanması ve DPP’ye erişim için gerekli asgari bilgi setini kaydederek, mevzuata uyum kontrolleri ve sınır ötesi denetim süreçleri açısından yetkili bir referans noktası işlevi görmektedir. Kayıt sistemi, Yeknesak Ürün Tanımlayıcısını (Unique Product Identifier – UPI), kayıt sırasında oluşturulan Yeknesak Kayıt Tanımlayıcısı (Unique Registration Identifier – URI) ile ilişkilendirmektedir. UPI’nin ise JTC 24 standartlarıyla uyumlu bir HTTPS URL formatında olması gerekmektedir.

Ürün, sürdürülebilirlik ve mevzuata uyum bilgileri dahil olmak üzere DPP’nin tamamı, ekonomik operatör veya atanmış bir DPP hizmet sağlayıcısı tarafından barındırılmaya ve yönetilmeye devam ediyor. Ayrıca DPP’ler, ancak düzenleyicinin, ürün grupları için öncesinde belirlemiş olduğu ayrıntı seviyelerinde kaydedilebiliyor: Model (bir ürün ailesi için), Seri/Batch (belirli bir üretim serisi için) veya Ürün/Item (tekil bir ürün birimi için). Halihazırda batarya ürün grubunda tanımlanan standart, tekil ürün seviyesinde bulunuyor.

AB Kimlik Cüzdanları ve Küresel Dış Ticaret Finansmanı

Bir Dijital Ürün Pasaportunun güvenilirliği, büyük ölçüde veriyi beyan eden kuruluşa ait kimliğin doğrulanabilmesine dayanıyor. Bir ürün kendi beyanının doğruluğunu kendisi teyit edemeyeceğine göre; bu durum, doğrulanabilir bir kurumsal kimlik gerekliliğini daha da kritik hale getiriyor. eIDAS 2.0 güven mimarisi kapsamında önerilen Avrupa İşletme Cüzdanları işte bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor.

Sıkı Kurumsal Doğrulama ve Önerilen AB İşletme Cüzdanı (EUBW)

(AB) 2024/1781 sayılı Tüzük uyarınca, yalnızca kimliği doğrulanmış ekonomik operatörler Dijital Ürün Pasaportları oluşturabilir ve yönetebilir. Bu bağlamda DPP kaydı yapabilmek için ekonomik operatörlerin öncelikle güçlü bir kimlik doğrulama sürecinden geçmeleri gerekmektedir. Bu süreç ilk aşamada Avrupa Komisyonu adına kuruluşun girmiş olduğu kimlik bilgilerini içeren, elektronik olarak mühürlenmiş bir PDF beyanı düzenleyerek başlamaktadır. Sonrasında ise bu beyanın ilgili kuruluşun kanuni temsilcisi tarafından çevrimdışı olarak dijital imzalanması veya mühürlenmesi gerekmektedir. Bunu yaparken tüzel kişilerin Nitelikli Elektronik Mühür (Qualified Electronic Seal – QSeal), şahıs işletmesi olarak faaliyet gösteren gerçek kişilerin ise Nitelikli Elektronik İmza (Qualified Electronic Signature – QES) kullanması gerekmektedir. Her iki aracın da eIDAS kapsamında yetkilendirilmiş bir Nitelikli Güven Hizmeti Sağlayıcısı (QTSP) tarafından sağlanması zorunludur.

İşletmeden kamuya (B2G) ve işletmeden işletmeye (B2B) etkileşimlerinde gerçekleşen boşluğu gidermek amacıyla AB, ekonomik operatörlerin ve kamu kurumlarının Avrupa İşletme Cüzdanı edinebilmelerine yönelik bir Tüzük teklifi de sunmuştur. Önerilen EUBW, AB Dijital Kimlik Çerçevesi üzerine inşa edilmekte olup, kuruluşların AB genelinde hukuken geçerli biçimde kimliklerini kanıtlamasına, kimlik doğrulaması gerçekleştirmesine ve güvenli veri alışverişinde bulunmasına olanak verecek şekilde tasarlanmaktadır. Gelecekte kuruluşlar bu sayede, EUBW’lerini kullanarak, sahip oldukları doğrulanabilir lisans yetki belgeleri veya uyum sertifikalarını elektronik olarak kesintisiz biçimde sunabilir ve ürün pasaportu içerisindeki bu belgeleri elektronik olarak doğrudan imzalayabilir durumda olacaklardır.

Küresel Uyumluluk Açığının Kapatılması

Bu arada AB dışındaki iş ortaklarının bu ekosistemin dışında kalmaması için gerçekleştirilen uluslararası uyum çalışmaları da hız kazanmaktadır. Avrupa bir yandan DPP uygulamasının küresel çerçevelerle uyumlu kalmasını sağlamak üzere gerekli bilgi alışverişi ve uyum çalışmalarını sürdürürken, diğer yandan Birleşmiş Milletler Şeffaflık Protokolü (UNTP) ve ISO/IEC JTC5 gibi, bu alanda gerçekleşen diğer küresel girişimleri de dikkatle izlemektedir.

Ticari Rollerin ve Çalışma Sermayesinin Yeniden Tanımlanması

Bu merkeziyetsiz altyapı, dış ticaret kredilerinin işleyişini temelden yeniden şekillendirebilir:

  • Yetkili Temsilci ve AB İthalatçısının Sorumluluğu: AB dışı üreticiler, Avrupa’da fiziksel bir varlıkları bulunmadığından, uyumluluk süreçlerini ancak AB bünyesinde yerleşik üçüncü bir taraf üzerinden gerçekleştirebilmektedir. Bu yapı, AB ithalatçıları ve üreticilerin AB’deki yetkili temsilcileri açısından tedarik zincirinin üst kademelerinden doğru ve doğrulanabilir uyum verisi temin etme yükümlülüğünü daha da önemli hale getirmektedir.
  • Otomatik Yeşil Finansman Potansiyeli: Gelecekte DPP’nin doğrulanabilir niteliğinden  finansman süreçlerinde faydalanan bir dizi bankacılık uygulaması hazırlamak mümkün hale gelecektir. DPP Kayıt Sistemindeki her DPP kaydı, aynı zamanda kaydı oluşturan tarafın doğrulanmış bir Ekonomik Operatör olduğunun AB genelinde doğrulanmasına imkân tanıyan bir dijital kayıttır. Bankalar gelecekte, bir dış ticaret işlemi başlatıldığında DPP Hizmet Sağlayıcısının (DPP Service Provider – DPPSP) API’ı üzerinden ilgili DPP’nin geçerliliğini otomatik olarak sorgulayabilir. Geçerli ve doğrulanmış bir DPP, belirli akreditif şartlarının otomatik kontrolünde veya önceden tanımlanmış koşulların karşılanması halinde yeşil finansman kullandırımının başlatılmasında bir girdi olarak kullanılabilir.
  • İdari Yükün Azaltılması: Dijital Ürün Pasaportunun manuel süreçleri sadeleştirmesi ve idari yükü azaltması; böylelikle işletmelerde maliyet tasarrufu ve operasyonel verimlilik sağlanması beklenmektedir.

Sonuç: Doğrulanabilir Ticaretin Yeni Altyapısı

Dijital Ürün Pasaportu, yalnızca yerine getirilmesi gereken yeni bir mevzuat yükümlülüğü değil; şekillenmekte olan döngüsel ve veriye dayalı ekonominin önemli altyapı unsurlarından biridir. Mevzuata uyum verilerini doğrulanabilir dijital kayıtlara dönüştüren bu dağıtık güven ve doğrulama çerçevesini benimseyen kurumlar, küresel ticaretin geleceğinde önemli bir rol oynayabilir. Böylece güven ama doğrula (trust but verify) yaklaşımından, doğrulamanın sistemin tasarımına en başından entegre edildiği tasarımdan itibaren doğrulama (verify-by-design) modeline doğru geçiş yaşanmaktadır. Dijital Ürün Pasaportu (DPP) da, küresel ticarette güvenin kâğıt belgelerden doğrulanabilir veriye taşındığı bu yeni dönemin temel yapı taşlarından biri haline gelme potansiyeli taşımaktadır.

Konuk Yazar: Haluk İnanmış 

Ferhat Verdi
FinTech İstanbul yazı işleri müdürü. Almanya'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunu. ShiftDelete.Net ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yazı işleri müdürlüğü yaptı. DijitalHarf içerik ajansının kurucusu, ayrıca Bankalararası Kart Merkezi, MediaMarkt, Apple gibi kuruluşlar için içerikler üretiyor.